Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/3976 E. 2025/11384 K. – İş Kazasından
Konu: İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/3976
- Karar No
- 2025/11384
- Karar Tarihi
- Konu
- İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2823 E., 2022/32 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/50 E., 2021/349 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmek ve de davalılardan .... San. ve Tic. Ltd. Şti., ... Yapı İnşaat ...Taah. İşleri San. ve Tic. Ltd. Şti., ...Madencilik San. ve Tic. A.Ş. ile ... Tur. İnş. Mad. İth. İhr. Yat. Taah. San. ve Tic. A.Ş. vekilleri tarafından duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 06.12.2022 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü duruşmalı temyiz eden davalılardan .... San. ve Tic. Ltd. Şti., ... Yapı İnşaat ...Taah. İşleri San. ve Tic. Ltd. Şti. adlarına Av. ... ile ... İnşaat ...Taah. İşleri San. ve Tic. Ltd. Şti. şirket yetkili ... ve davacılar adına Av. ... geldiler. Duruşmalı temyiz eden diğer davalılar ...Madencilik San. ve Tic. A.Ş. ile Teknik ..............Tur. İnş. Mad. İth. İhr. Yat. Taah. San. ve Tic. A.Ş. adlarına gelen olmadı. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanarak, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar verilmiştir. Dosyanın tekrar Dairemize gönderilmesinden ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili müvekkillerinin murisinin iş kazası nedeniyle vefat ettiği kazanın meydana gelişinde davalıların kusurlu olduklarından bahisle asıl dava dosyasının dava dilekçesince eş için 950,00 TL, çocuklar için 350,00’şer TL maddi tazminat, birleşen dava dosyasında eş için 150.000,00 TL manevi, çocuklar için 100.000,00’er TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini istemiş, 19.10.2017 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat istemlerini eş için 292.037,28 TL’ye, çocuk ... için 7.187,75 TL’ye, çocuk ...için 1.515,97 TL’ye, çocuk ... için 5.613,08 TL’ye arttırmıştır. II. CEVAP Davalılar vekilleri özetle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 28.11.2017 tarihli ilk kararıyla asıl dava dosyası yönünden 09.08.2017 tarihli ek hesap raporunun TÜİK ücretine göre hesaplama yapan ihtimale itibar edilerek davacı çocuklar ...ve ...'in maddi tazminat istemlerinin reddine, eş lehine 168.155,54 TL maddi, 120.000,00 TL manevi, çocuk ... lehine 4.690,07 TL maddi, 80.000,00 TL manevi, diğer davacı çocuklar ...ve ... lehine 80.000,00’er TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin bu ilk kararına karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 25.05.2018 tarihli kararıyla İlk Derece Mahkemesi kararında hangi kusur raporuna itibar edildiğinin belirtilmemesi ve emsal ücret araştırmasının hatalı yapıldığı gerekçeleri ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kaldırma kararından sonra verilen 14.07.2020 tarihli kararla asıl dava dosyasında davacı eşin maddi zararının 357.274,30 TL olduğu belirtilerek eşin maddi tazminat isteminin taleple bağlı kalınmak suretiyle kabulüne, çocuk ... lehine 4.135,33 TL maddi tazminat ödenmesine, Çocuklar ...ve ...’in maddi zararlarının Kurum ödemeleri ile karşılandığından bahisle reddine, birleşen manevi tazminat dava dosyasında ise manevi tazminat istemleriyle ilgili; verilen bir önceki 28.11.2017 tarihli kararın (BAM tarafından kaldırılmamış olması nedeniyle) hükmün kesinleşmesi nedeniyle manevi tazminat hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ikinci kararına karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 28.12.2020 tarihli kararı ile çelişkili mahiyetteki Mahkeme kararının bu haliyle doğruluğunun denetlenmesinin mümkün olmadığı gerekçesi ile kaldırılıp dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 01.07.2021 tarihli kararı ile müteveffanın 08.02.2014 tarihli iş kazasından dolayı vefat ettiği, kazazedenin usta sıfatıyla çalıştığının ispatlanması nedeniyle, davacı vekili tarafından iddia edilen günlük 80,00 TL yevmiye tutarının, ...tarafından bildirilen emsal ücret ve tanık beyanları ile teyit edecek şekilde ispatlandığından bilirkişi tarafından hesaplanan B seçeneği kadar alacağının olduğunun anlaşılmasına rağmen taleple bağlılık ilkesi gereğince hüküm verilmesinin gerektiği, ayrıca davacı tarafça 01.07.2021 tarihli celse de 2021 yılı için bilirkişi hesabı yapılmaması, 2020 verilerine göre hüküm verilmesi yönünde ıslak imzalı talebi dikkate alındığında taraflar lehine kazanılmış hak oluşmasından ötürü 2021 yılında yeni aktüerya raporu alınmadığı, 07.05.2020 havale tarihli rapor dikkate alınarak hüküm kurulduğu gerekçeleri ile asıl dava dosyasında eş ...'nin maddi zararı 605.354,06 TL olarak tespit edilmiş ise de taleple bağlı kalınmak suretiyle davacı eşin maddi tazminat isteminin kabulüne, çocuk ...'nın maddi zararı 7.303,96 TL olarak belirlenmiş ise de adı geçen davacının talebiyle bağlı kalınmak suretiyle maddi tazminat isteminin kabulüne, çocuk ...nün maddi zararı 12.010,53 TL olarak tespit edilmiş ise de adı geçen davacının talebiyle bağlı kalınmak suretiyle maddi tazminat isteminin kabulüne, çocuk ...'in maddi zararı 10.894,63 TL olarak tespit edilmiş ise de adı geçen davacının talebiyle bağlı kalınmak suretiyle maddi tazminat isteminin kabulüne, birleşen dava dosyasında eş lehine 120.000,00 TL, çocuklar lehine 80.000,00'er TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 01.07.2021 tarihli kararına karşı davalılar vekilleri tarafından süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 18.01.2022 tarihli son kararı ile yerinde görülmeyen istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri 1.Davalılar ... ve ...Şirketlerinin ortak vekili temyiz dilekçesinde özetle, asli kusurun diğer davalı ... Şirketinde (yeni ünvanı ... Yapı) olduğunu, davacının çalışacağı platformun yapılması halinde davaya konu iş kazasının meydana gelmeyeceğini, iş sağlığı güvenliği kapsamında koruma önlemlerinin işbu davalılar tarafından üstlenilmesi gerektiği halde ... ve...Yapı Şirketlerine %30, ... ...Şirketine %10 kusur verilmesinin ve davacının kusursuz olarak kabul edilmesinin hatalı olduğunu, operatör ...’a kusur verilmediği halde müvekkiline kusur verilmesinin hatalı olduğunu; müvekkilinin beton pompasının periyodik kontrollerini sürekli olarak ... Hidrolik Ltd. Şti.’ye yaptırdığını, olayın kaçınılmazlık sonunda gerçekleştiğini, eşin yeniden evlenme ihtimalinin hatalı olduğunu, ücretin bordrolardaki ücret olmasına karşın dikkate alınmamasının hatalı olduğunu, hüküm altına alınan manevi tazminatların fazla olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı ... ...Şirketi vekili temyiz dilekçesinde özetle, hüküm altına alınan manevi tazminatların fazla olduğunu, müvekkilinin kusuru olmadığını, işi ihale ile üstlenmiş olan müvekkilinin işin malzeme ve işçilik ile yapım işini 16.07.2013 tarihli sözleşme ile diğer davalı ... Şirketine (yeni ünvanı ... Yapı) verildiğini, iş sağlığı güvenliği kapsamında bütün önlemlerin anılan şirket tarafından alınacağını, aynı zamanda hazır beton temini için de ...Şirketi ile 16.09.2012 tarihli sözleşme düzenlendiğini, kazanın aracın bomunun kırılması şeklinde ...Şirketi kusuru ile gerçekleştiğini, hesapta ustalık ücretinin dikkate alındığı seçeneğe itibar edilmesinin hatalı olduğunu, müteveffanın ustalık belgesi bulunduğu kabul edilmekte ise de olay tarihinde yapılan işin niteliksiz bir iş olması nedeniyle 07.05.2020 tarihli hesapta A seçeneği yerine B seçeneği dikkate alınarak hüküm kurulması gerektiğini, Mahkemenin daha önceki kararında 07.05.2020 tarihli bilirkişi raporunun (A) seçeneğini hükme esas almışken bu defa (B) seçeneğini hükme esas aldığını, buna da gerekçe olarak, davacı tarafından müteveffaya ait ustalık belgesi sunulduğunun gösterildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. 3.Davalılar ... Yapı ve...Yapı Şirketlerinin ortak vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf incelemesinin duruşmasız olarak yapılmasının hatalı olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesi karar gerekçesinin yetersiz kaldığını, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın önceki istinaf kararında belirtilen eksiklikler giderilmeksizin yalnızca bir duruşmayla sonuçlandırıldığını, davanın belirsiz alacak davası değil kısmi dava niteliğinde olduğunu ve bu nedenle 2.000,00 TL üzerinden karara bağlanması gerektiğini, birleşen davanın usulüne uygun şekilde tebliğ edilmemesinin savunma hakkının ihlaline yol açtığını, kararda bulunması gereken hususların eksik yazıldığını ve gerekçe olarak yazılan ifadelerin soyut ve kopyalanmış nitelikte olduğunu, kusura ilişkin olarak ibraz ettikleri uzman görüşü incelenmeksizin karar verildiğini, müvekkilinin beton döküm araçlarını denetleme yükümlülüğünün bulunmadığını, bu görevin ... ...Şirketine ait olduğunu, kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğini, platform yapılsa dahi kazanın gerçekleşmesinin engellenemeyeceğini ve kaçınılmazlık olgusunun dikkate alınmadığını, davanın asıl işveren konumundaki Karayolları 14. Bölge Müdürlüğüne ve kazaya sebebiyet veren beton pompa operatörü ...’a yöneltilmesi gerektiğini, ...’ın beton pompa operatörü mü yoksa iş makinesi operatörü mü olduğunun araştırılmadığını, bu kişinin söz konusu işi yapmaya ehil olup olmadığının tespiti bakımından SGK hizmet dökümü ile sertifika ve mesleki yeterlilik belgelerinin istenmesi gerektiğini, Mesleki Yeterlilik Kurumuna müzekkere yazılarak beton pompa operatörü belgesinin bulunup bulunmadığının sorulmasının talep edildiğini ancak Mahkemece bu taleplerin dikkate alınmadığını, delillerin toplanmadığını, olay yerinde hâkim, bilirkişi, uzman ve tarafların katılımıyla keşif yapılmadığını, kararın gerekçesiz olduğunu ve yazılan gerekçelerin kopyala-yapıştır mahiyetinde olduğunu, müteveffanın geçici ustalık belgesinin ustalık belgesine dönüşüp dönüşmediğinin araştırılmadığını, davanın süresi içinde ıslah edilmediğini, iki kez ıslah edildiğini, ıslah dilekçesinin müvekkiline tebliğ edilmediğini, dosyada birbirinden farklı dört adet kusur raporu bulunmasına rağmen hangi gerekçeyle itibar edilen kusur raporunun esas alındığının belirtilmediğini, usul ve yasaya aykırı olarak karar verildiğini, reddi hâkim şartları gerçekleştiği hâlde bu yönde verilen kararın haksız olduğunu, müvekkilleri...Yapı Ltd. Şti. ve ... Yapı İnş. ...Ltd. Şti. yönünden vefat edenle aralarındaki çalıştırma ve bağımlılık ilişkisi ile eylem ile zarar arasındaki uygun illiyet bağının araştırılmaksızın sanki tek kişiymişçesine hüküm kurulduğunu, kusur aidiyetinin yapılmadığını, olayda yer alan aktörlerin birbirleriyle yaptığı sözleşmeler celp edilip incelenmeden kusur aidiyetinin tespit edildiğini, dosyaya sunulan HMK 293. maddeye uygun uzman görüşünün değerlendirme dışında bırakılmasının bozma sebebi olduğunu, kazaya sebebiyet veren ...’ın araç kullanacak ehliyete sahip olmadığını ve sorumluluğunun göz ardı edildiğini, davacı tarafından taraf olarak dâhil edilmemesi karşısında Mahkemenin ihbar için süre vermemesi nedeniyle kusurun müvekkillerine yüklendiğini, tazminattan yapılan gelir indirimi gerekçesinin hatalı olduğunu ve hakkaniyet indirimi ile karıştırıldığını, ücretin imzalı bordrolar dikkate alınarak belirlenmesi gerekirken 80,00 TL yevmiye üzerinden hesap yapılmasının ve kalıpçı ustası olmadığı hâlde bu şekilde değerlendirme yapılmasının hatalı olduğunu, müterafik kusur halinin araştırılmadığını ve Mahkemece dikkate alınmadığını, kaçınılmazlık ilkesinin araştırılmadığını ve uygulanabilirliği yönünden yapılan gerekçelendirmelerin hatalı olduğunu, manevi tazminat yönünden hakkın kötüye kullanıldığını, reddedilen manevi tazminat talepleri yönünden her bir davalı lehine ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu hususa uyulmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C.Değerlendirme ve Gerekçe a.Davalılar vekillerinin davacı çocukların maddi ve manevi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Dosya içeriğine göre davacılar vekilinin asıl dava dosyasının dava dilekçesince eş için 950,00 TL, çocuklar için 350,00’şer TL maddi tazminat, birleşen dava dosyasında eş için 150.000,00 TL manevi, çocuklar için 100.000,00’er TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini istemiş, 19.10.2017 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat istemlerini eş için 292.037,28 TL’ye, çocuk ... için 7.187,75 TL’ye, çocuk ...için 1.515,97 TL’ye, çocuk ... için 5.613,08 TL’ye arttırdığı, İlk Derece Mahkemesinin 01.07.2021 tarihli kararı ile eş ...'nin maddi zararı 605.354,06 TL olarak tespit edilmiş ise de taleple bağlı kalınmak suretiyle davacı eşin maddi tazminat isteminin kabulüne, çocuk ...'nın maddi zararı 7.303,96TL olarak belirlenmiş ise de adı geçen davacının talebiyle bağlı kalınmak suretiyle maddi tazminat isteminin kabulüne, çocuk ...nün maddi zararı 12.010,53TL olarak tespit edilmiş ise de adı geçen davacının talebiyle bağlı kalınmak suretiyle maddi tazminat isteminin kabulüne, çocuk ...'in maddi zararı 10.894,63TL olarak tespit edilmiş ise de adı geçen davacının talebiyle bağlı kalınmak suretiyle maddi tazminat isteminin kabulüne, birleşen dava dosyasında eş lehine 120.000,00 TL, çocuklar lehine 80.000,00'er TL manevi tazminat ödenmesine karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesinin 18.01.2022 tarihli kararı ile davalıların istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği gözetildiğinde, davacı çocukların maddi ve manevi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlerin Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalılar vekillerinin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir.
b.Davalılar vekillerinin davacı eşin maddi ve manevi tazminat istemi hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar vekillerinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamından, hükme esas kusur oranlarının muris ve dava dışı beton pompa operatörü ... kusursuz, davalı ... ...Şirketi %10, davalılar ............. Beton ve ...Şirketleri birlikte %60, davalılar ... Yapı Şirketi ile ...Yapı Şirketi birlikte %30 şeklinde olduğu, hükme esas alınmayan 14.09.2015 tarihli kusur raporunda davalı ... ...Şirketinin %20, davalılar ... ve ...Şirketlerinin birlikte %60, davalılar...Yapı ve ... Yapı Şirketlerinin birlikte %20 oranında kusurlu oldukları yönünde görüş bildirildiği, anılan raporun davalı ... ...Şirketi vekiline 15.09.2015 tarihli celsede elden tebliğ edildiği, adı geçen davalının vekilinin müvekkiline %20 kusur veren bu rapora karşı bir itiraz dilekçesi sunmadığı, süre geçtikten sonra 04.11.2015 tarihli celsede aleyhe olan hususları kabul etmediklerini beyan ettiği, davacılar vekilinin 09.08.2017 tarihli ek hesap raporuna karşı süresinde itirazlarını sunmak suretiyle talep arttırdığı, takip eden 28.11.2017 tarihli celsede ise davacılar vekilinin yine 09.08.2017 tarihli ek hesap raporuna ilişkin olarak “Islah dilekçemizi ve esasa ilişkin beyan dilekçemizi tekrar ediyoruz, günlük 80 TL ücret ile yapılan hesaplamanın hükme esas teşkil etmesini istiyoruz, davamızın kabulüne karar verilsin” şeklinde beyanda bulunduğu, anılan hesaplama ihtimalinde eş ...'nin maddi zararının 292.037,28 TL, çocuk ...'nın maddi zararının 7.187,75 TL, çocuk ...nün maddi zararının 1.515,97 TL, çocuk ...'in maddi zararının 5.613,08 TL olarak tespit edildiği anlaşılmaktadır. Usuli kazanılmış hak, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrarı sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez ana ilkelerinden biri hâline gelmiştir. Usulü müktesep hak, anlam itibariyle, bir davada Mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir. Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usulü kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usulü kazanılmış hak gerçekleşebilir. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme, kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak oluşturur (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK). Kazanılmış haklar, “hukuk devleti” kavramının temelini oluşturan en önemli unsurlardandır. Kazanılmış hakları ortadan kaldırıcı nitelikte sonuçlara yol açan yorumlar, Anayasa'nın 2. maddesinde açıklanan “Türkiye Cumhuriyeti sosyal bir hukuk devletidir” hükmüne aykırılık oluşturacağı gibi toplumsal kararlılığı, hukuksal güvenceyi ortadan kaldırır, belirsizlik ortamına neden olur ve kabul edilemez. Yargıtay içtihatları ile kabul edilen “usuli kazanılmış hak” olgusunun, birçok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay içtihatları ile geliştirilmiş istisnaları bulunmaktadır. Örneğin, mahkemenin bozmaya uymasından sonra yeni bir İçtihadı Birleştirme Kararı (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı YİBK) ya da geçmişe etkili yeni bir kanun çıkması karşısında, Yargıtay bozma ilamına uyulmuş olmakla oluşan usulü kazanılmış hak hukukça değer taşımayacaktır. Usuli kazanılmış hakkın hukuki sonuç doğurabilmesi için bir davada ya taraflar ya Mahkeme ya da Yargıtay tarafından açık biçimde yapılmış olan ve istisnalar arasında sayılmayan bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş, uyulması zorunlu olan bir hakkın varlığından söz edilebilmesi gerekir (HGK'nın 12.07.2006 T., 2006/4-519 E., 2006/527 K., 03.12.2008 T., 2008/10-730 E., 2008/732 K.). Zira usulü kazanılmış hak ilkesi kamu düzeniyle ilgilidir (09.05.1960 T., 21/9; 04.02.1959 gün 13/5 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı). Somut olayda davalı ... ...Şirketinin kendisine %20 oranında kusur atfeden rapora karşı itirazını süresinden sonra yaptığı göz ardı edilerek adı geçen davalının %10 oranında kusurlu olarak kabul edilmesi hatalı olduğu gibi davacılar vekilinin 09.08.2017 tarihli ek hesap raporuna karşı 28.11.2017 tarihli celsedeki beyanları dikkate alındığında anılan ek hesap raporunun davacı tarafça kabul edilen ihtimalinde eş ...'nin maddi zararının 292.037,28 TL, çocuk ...'nın maddi zararının 7.187,75 TL, çocuk ...nün maddi zararının 1.515,97 TL, çocuk ...'in maddi zararının 5.613,08 TL olarak tespit edildiği dikkate alınmadan daha fazla zarar hesabı yapan son hesap raporuna itibar ederek taleple bağlı kalınmak suretiyle davacıların maddi tazminat istemlerinin kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Mahkemece yapılacak iş; davacılar murisi ile dava dışı operatör ...'ı kusursuz, davalı ... ...Şirketini %20 oranında kusurlu kabul eden, diğer davalıların kusur oranlarının hükme esas kusur raporunda belirlenen oranlardan daha yüksek olamayacağını dikkate alan yeni bir kusur raporu almak, davacı eşin maddi tazminat istemi yönünden fazlaya ilişkin bir hakkı bulunmadığını, maddi zararının 292.037,28 TL, manevi zararının 120.000,00 TL olarak hüküm altına alınması gerektiğini göz önünde bulundurmak ve sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1.Davalılar vekillerinin davacı çocukların maddi ve manevi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının ayrı ayrı MİKTARDAN REDDİNE,
2.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden ilgililere iadesine, Davalılar ... Yapı İnş. ...Taah. İşleri San. ve Tic. Ltd. Şti. (eski ünvanı ... İnş. Yapı Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti.) ve ...Yapı Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti. avukatı yararına takdir edilen 28.000,00 TL duruşma avukatlık parasının davacılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.