Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/3739 E. 2023/3903 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3739
Karar No
2023/3903
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi HÜKÜM/KARAR : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı fer-i müdahil Kurum vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı mahkememize sunduğu 08.09.2016 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; eski ismi ......, Sanayi olarak faaliyet gösterdiğisırada 22.10.1984 tarihinde bu isim altında işe başlamış ve bu tarih itibari ile de işe başladığının iş yerince bildirildiğini, bu tarihten askere gidiş tarihi olan 01.03.1988 tarihine kadar geçen sürelerin iş prim bildirgelerinin gönderilmemiş olması sebebiyle 22.10.1984 tarihinden itibaren işten çıkış tarihi olan 01.03.1988 tarihleri arasındaki çalışma günlerinin SGK'da çıkmadığını, gerek SGK ve gerekse davalı şirketle yaptığı görüşme ve talepleri sonucu belirttiği tarihlerdeki çalışma günlerine ait aylık veya üç aylık çalışmalara ilişkin prim bildirgelerinin bulunmadığını ve SGK'ya da bu belgeleri ibraz edemediğinden davalı şirkette çalıştığı günleri olan 22.10.1984 ve askere gitmesi sebebiyle işi bıraktığını belirttiği 01.03.1988 tarihleri arasındaki çalışma günlerinin tespitine karar verilmesi için iş bu davayı açtığını belirterek davalı şirkette 22.10.1984 tarihi ile 01.03.1988 tarihi arasındaki çalıştığı günlerinin tespitine karar verilerek sigortasına işlenmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davacı mahkememize sunduğu 11.02.2021 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde 22.10.1984- 01.03.1988 tarihleri arasındaki sigortalılığının tespitini istediğini, ancak şu an da dava dilekçesini ıslah ettiğini, davasını davalı işyerinde 22.10.1984 tarihinde 1 gün süre ile sigortalı çalıştığının tespiti (sigorta başlangıç tespiti) şeklinde ıslah ettiğini, davasının bu şekilde sürdürülmesini ve davasının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri davanın reddine talep etmişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 10.06.2021 tarihli ve 2016/645 Esas, 2021/200 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ve fer'i müdahil kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 22.02.2022 tarihli ve 2021/1216 Esas, 2022/291 Karar sayılı kararıyla; yapılan yargılama sonucu toplanan tüm deliller hep birlikte değerlendirildiğinde; davacıya ilişkin olarak işe giriş bildirgesi düzenlenerek Kuruma verilmiş olması, Kurumun da bu işe giriş bildirgesi üzerine davacıya sigorta sicil numarası vermesi ve daha sonraki hizmetlerinin de yine bu sicil numarası ile kayıt altına alınmış olması, işe giriş bildirgesindeki kimlik bilgileri ile davacının kimlik bilgilerinin örtüşmesi, dinlenen tanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'un davacının fiili çalışma iddiasını doğrulamaları, işverenin üzerine düşen yasal yükümlülükleri yerine getirmeyerek aylık bildirgeleri ve dönem bordrolarını Kuruma vermemiş olmasında davacının hiçbir kusuru bulunmaması, bu gerekçelerle davacıyı anayasa ile güvence altına alınmış sosyal güvenlik hakkından yoksun bırakmanın sosyal hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmaması, esasen Kurumun da kendi üzerine düşen denetim ve gözetim görevini yerine getirmediğinin açıkça ortada olması ve iddianın aksinin yani davacının çalışmadığının kanıtlanamaması, işe giriş bildirgesi verilmiş olmasının en azından bir gün süreyle sigortalı olarak çalışıldığına karine teşkil etmesi, davacının, dava açmadan önce Kuruma başvurmak suretiyle dava şartını da yerine getirmiş olması, 01.07.1968 doğumlu olan davacının sigortalılık başlangıç tarihinin de 506 sayılı Kanun'un 60/G maddesi gözetilerek 18 yaşını doldurduğu 01.07.1986 tarihi olarak kabul edilmesi karşısında mahkemece verilen kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilerek davalı ile fer'i müdahil Kurumun istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esasdan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Daire kararında; davacı talep tarihinde 16 yaşında olduğundan, davacının yaşının ve işin metal işleme niteliğinde olmasına göre bu işi yapabilecek durumda olup olmadığı, üretime yönelik çalışıp çalışmadığı araştırılarak belirlenmeli, çıraklık eğitim merkezi ile de yazışma yapılmak suretiyle bu dönemde davacının merkezde kayıtlı olup olmadığı tespit edilmeli, bu şekilde davacının çalışmasının meslek ve sanat öğrenimine yönelik mi yoksa üretime yönelik mi olduğu tespit edilerek, elde edilecek sonuç değerlendirilmek suretiyle karar verilmelidir gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, tanık beyanları değerlendirilmek suretiyle; davanın kabulüne, 17716694720 T.C. Kimlik numaralı davacı ...'in, davalı işveren NSK Sınai Mamuller İmalat ve Ticaret A.Ş. unvanlı işyerinde 22.10.1984 günü 506 sayılı Kanun hükümleri kapsamında hizmet akdine dayalı olarak çalıştığının ve anılan 1 günlük sürenin prim ödeme gün sayısı olarak değerlendirilmesi gerektiğinin, malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmasında dikkate alınacak sigortalılık başlangıç tarihinin ise davacının 18 yaşını doldurduğu güne karşılık gelen 01.07.1986 olduğunun tespitine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil kurum ve davalı vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Fer'i müdahil kurum ve davalı vekilleri, çalışmanın ispatlanamadığı, yeterli araştırma yapılmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın bozulmasını talep etmişlerdir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 22.10.1984 tarihinde bir gün süreyle çalıştığının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 79 ncu maddesidir. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; fer'i müdahil kurum ve davalı vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Fer'i müdahil kurum ve davalı vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 10.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/3739, K. 2023/3903, T. 10.04.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-3739-e-2023-3903-k-aecf1839267d