Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/3416 E. 2023/4026 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3416
Karar No
2023/4026
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/13 E., 2022/2246 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 17. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/510 E., 2020/253 K. Taraflar arasındaki 10.07.2015 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı tahsisi ile aylığın Kurum tarafından yeniden bağlandığı 19.02.2018 tarihine kadar ödenmeyen aylıkların yasal faizleriyle tahsili istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin 31.10.1968 doğumlu olup ilk işe giriş tarihinin 01.07.1985 tarihi olduğunu, Müvekkilinin 01.01.1988 - 05.01.1999 tarihleri arasında Basın İş Kanunu'na göre çalışmış olduğu, 3442 gün itibari hizmet niteliğinde çalışması bulunduğu, 506 sayılı Kanun'un Ek. 5 nci maddesi gereğince 3442 günlük hizmet süresinin 1/4'ü olan 861 günlük (2 yıl 4 ay 21 gün) sürenin sigortalılık süresine eklenmesinin gerektiği, Aynı yasanın Ek. 39 uncu maddesine göre yukarıda hesaplanan 861 günlük (2 yıl 4 ay 21 günlük) sürenin 49 yaşından indirilmesi gerektiği, bu suretle müvekkilinin 46 yıl 8 ay 10 günlük süreyi tamamladığında yaşlılık aylığına hak kazanacağı, 31.10.1968 doğumlu olan müvekkilinin, 46 yıl 8 ay 10 günlük süreyi 10.07.2015 tarihinden tamamladığı, bu tarihten sonra yaşlılık aylığı almaya hak kazandığı, müvekkili tarafından 506 sayılı Kanun'un 11.12.1981 tarihli 2564 sayılı Kanun ile değiştirilen 60/G maddesi dikkate alınmaksızın 25.07.2013 tarihinde yaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkin davalı kurumdan talepte bulunulduğu, söz konusu talep davalı kurum tarafından müvekkil hizmet birleştirmesine tabi tutulduğu ve bu nedenle 2017 yılında emekli edileceği gerekçesiyle reddedildiği, bunun üzerine ... 17. İş Mahkemesi'nin 2013/1187 Esas 2016/135 Karar sayılı dosyası nezdinde açılan davanın kabulüne karar verildiği, ancak mahkemece müvekkilin talebi aşılarak 01.07.1985 - 23.05.2002 tarihleri arasındaki tüm çalışmaları itibari hizmet süresine tabi tutulduğu, Söz konusu karar Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin 2016/15162 Esas ve 2018/5640 Karar sayılı ilamı yerel mahkemenin kararının bozulduğu, Yargıtay ilamında özetle; Müvekkilinin talebiyle bağlı olarak 01.01.1988 Zile 05.01.1999 tarihleri arasındaki çalışmaların itibari hizmet süresi olarak değerlendirilmesi gerektiği ve sigortalılık başlangıç tarihinin 31.10.1986 olması gerektiği, itibari hizmet niteliğindeki çalışmaların indirilmesi suretiyle davacının 46 yıl 8 ay 10 günlük süreyi doldurduğunda yaşlılık aylığına hak kazanacağını, davacının 25.07.2013 tarihli talebi sırasında 44 yaş 8 ay 25 günlük olduğunu belirterek söz konusu kararın bozulduğu, Anılan Yargıtay kararından müvekkilinin yaşlılık aylığına hak kazandığı tarihin açıkça ifade edilmiş olması hususu dikkate alınarak, 26.07.2019 tarihli dilekçe ile Bağcılar Sosyal Güvenlik Merkezi'ne 11.07.2015 tarihi itibariyle müvekkilin yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ve ödenmemiş yaşlılık aylıklarının hak ediliş tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi talebiyle müracaat edildiği, fakat süresi içinde talebe herhangi bir cevap verilmeyerek zımmen reddedildiği bu nedenle müvekkilinin 10.07.2015 tarihi itibariyle emekliliğinin tespitine, müvekkilinin bu tarih ile davalı kurum tarafından yaşlılık aylığı bağlanan tarih arasındaki aylıkların ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı kurumdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili, davacının sigorta başlangıç tarihinin 01.07.1985 olduğu ve 01.01.1988 ile 05.01.1999 tarihleri arasında Basın İş Kanunu'na göre çalıştığını 861 günlük sürenin sigortalılık süresine eklenmesini bununla beraber 11.07.2015 tarihi itibari ile yaşlılık aylığına kabulünü talep ettiği, davacının dilekçesinden, itibari hizmet süresinden yararlanma için kuruma başvuru yapıp yapmadığı anlaşılamadığı, HMK 114/1-h maddesi gereği davacının, dava açmakta hukuki yararı bulunması gerektiğinden, huzurdaki davada dava şartı yokluğu nedeniyle HMK 115/2 maddesi gereği davanın usulden reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... buna göre Bozma ilamında da tespit edildiği üzere davacının 25.07.2013 tarihli ilk talep tarihinde 44 yaş 8 ay 25 günlük olduğu ve aylık bağlama şartlarının oluşmadığı anlaşılmış olup davacının, 25.07.2013 tarihinde yaşlılık aylığı şartlarını taşımaması sebebi ile ortada geçerli bir tahsis talebinin olmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan, davacının 46 yıl 8 ay 10 günlük süreyi tamamladığı 10.07.2015 tarihinde davalı kuruma aylık bağlanmasına ilişkin başvurusu bulunmadığı gibi, davacıya ait hizmet cetvelinde, davacının 25.07.2013 tarihli ilk tahsis talebinden sonra, 01.11.2013 tarihinde 4/a kapsamında çalışmaya başladığı, çalışmalarının ikinci talep tarihi olan 20.11.2017 tarihine kadar devam ettiği anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı, açıklanan yasal mevzuat ve delil durumu birlikte değerlendirildirilerek Kurum işleminin yerinde olduğu anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir." gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B.İstinaf Sebepleri Davacı vekili, davacı tarafından daha önce açılan ... 17. İş Mahkemesinin 2018/219 Esas, 2019/75 Karar sayılı kararının Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin bozma kararı doğrultusunda verildiğini, bozma kararında davacının 46 yıl 8 ay 10 günlük süreyi doldurduğu 11.07.2015 tarihi ile emekliliğe hak kazanacağının tespit edildiğini, bu tespit doğrultusunda 20.11.2017 tarihi itibariyle kuruma başvurulduğunu ancak kurumca talebinin kabul edilmemesi nedeniyle işbu davanın açıldığını, mahkemece her ne kadar 25.07.2013 tarihi ilk talep tarihinde aylık bağlama şartlarının oluşmadığı 01.11.2013 tarihinden itibaren 4/a çalışmalarının bulunduğu, geçerli tahsis talebinin bulunmadığı gerekçesi ile red edilmişse de Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 2018/7152 Esas, 2020/1241 Karar sayılı benzer dosyaya ilişkin kararında tahsis koşullarının oluştuğu tarih itibariyle önceki tahsis talebinin kabul edildiğini mahkemece verilen kararın eşitlik ve yargı birliğine aykırı olduğunu beyanla kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "...davacının hizmet cetveli incelemesinde ilk tahsis talep tarihi olan 25.07.2013 tarihinden sonra 01.11.2013-20.11.2017 tarihleri arasında 4/a kapsamında çalıştığı anlaşılmış olup, her ne kadar davacı vekilinin sunmuş olduğu emsal karar doğrultusunda tahsis talep tarihi sayılabilecek 11.07.2015 tarihinin yargılama sürecinde dolduğu anlaşılmış ise de 20.11.2017 tarihine kadar davacının 4/a çalışmalarının devam ettiği dolayısıyla emekli aylığının hak edişinde sigortalı çalışmalarının son bulmuş olması şartının da bulunduğu başka deyişle işten ayrılma koşulunun gerçekleşmiş olması gerektiği, bu itibarla emsal kararın davacının talebi ile emekli aylığının bağlanması koşullarına emsal teşkil etmediği dikkate alındığında mahkeme karar ve gerekçesinin yerinde olduğu istinaf talebinin reddi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili istinaf gerekçelerini tekrarla temyiz başvurusunda bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 10.07.2015 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı tahsisi ile davalı Kurum tarafından yaşlılık aylığı bağlanan 19.02.2018 tarihine kadar ödenmeyen aylıkların yasal faizleriyle tahsili istemine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri. 3.Değerlendirme İnceleme konusu davada, Mahkemesince verilen temyize konu kararda, isabetli olarak davacının 10.07.2015 tarihi itibariyle 506 sayılı Kanun'un geçici 81/B-f bendi kapsamında yaşlılık aylığı bağlanması koşularını, 506 sayılı Kanun'un Ek 5 inci maddesi kapsamındaki 439.25 gün itibari hizmet süresinin 506 sayılı Kanun'un Ek 39 uncu maddesindeki düzenleme gereği yaş haddinden indirilmesi suretiyle sağladığının tespit edilmesine rağmen, davacının 10.07.2015 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı tahsis talebinin bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddi kararı isabetsiz olmuştur. Mahkemesince, davacının davalı Kurum kayıtlarında 25.07.2013 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı tahsis talebi bulunduğu ve davacı tarafından eldeki davadan önce açılan ve temyiz edilmeksizin kesinleşen davada bulunan 21. Hukuk Dairesinin bozma ilamı da gözetilerek, yaşlılık aylığı koşullarının oluştuğu tarih olan 10.07.2015 tarihini takip eden 01.08.2015 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğine dair karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. VI.KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,11.04.2023 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/3416, K. 2023/4026, T. 11.04.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-3416-e-2023-4026-k-6bf58394fdee