Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/2934 E. 2023/3253 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/2934
- Karar No
- 2023/3253
- Karar Tarihi
... MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2021/405 E., 2022/151 K. ... KARAR : Karar verilmesine yer olmadığına Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4447 sayılı Kanun'un geçici 10 uncu maddesinde yer alan teşvik indiriminden faydalandırılmak için verilen belgelerin kurumca işleme alınması gerektiğinin tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, dairece İlk derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair, karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, Şirketin ... dosya numarası ile işlem gördüğünü, Şirkete ait işyerinin tüm sigorta yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirmekte olduğunu, bu nedenle 5510 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendindeki, uygulamadaki deyimiyle (5) puanlık genel Hazine indiriminden yararlanmakta olduğunu, bu genel indirim dışında, 4447 sayılı işsizlik Sigortası Kanunu'nda düzenlenen başkaca teşviklerin de bulunduğunu, bu teşvikten yararlanmak için 21.12.2015 tarihli dilekçe ile Kuruma müracaat ederek Nisan 2013-Ekim 2015 devresine ilişkin belgelerinde sunulduğunu, ancak Kurumun 18.03.2015 tarihi ve sonrasında yapılan teşvik değişiklik taleplerinin işleme alınmaması nedeniyle, davacı Şirkete ait davalı ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'nde ... dosya numarası ile işlem gören işyerinde çalışan sigortalılar için, Ocak 2013-Ekim 2015 dönemlerine ilişkin olarak 4447 sayılı Kanun'un geçici 10 uncu maddesi ile getirilen sosyal sigorta prim teşvikinden yararlanma hakkının bulunduğunun tespitine ve bunu reddeden Kurum işleminin ortadan kaldırılmasına karar verilmesi talep edilmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından kuruma verilen dilekçenin 6111 sayılı Kanun'la yapılan sigorta prim desteği düzenlemelerinin uygulanmasına esas olmak üzere başvuru tarihinde 2011/45 sayılı genelgenin yürürlükte olduğunu, bu genelgenin "4.1.1 Destekten yararlanılabilmesi için gerekli genel şartlar" başlığı altında (g) bendinde "Aylık prim ve hizmet belgesinin kurumumuza yasal süresi içinde gönderilmesi" bölümünde "4447 sayılı Kanun'un geçici 10 uncu maddesinde öngörülen sigorta primi işveren hissesi desteğinden yararlanılabilmesi için 6111 Kanun numarası seçilmek suretiyle düzenlenmiş olan aylık prim ve hizmet belgesinin yasal süre içinde kuruma verilmiş olması gerekmektedir." hükmünün bulunduğunu bu nedenlerle de yersiz ve haksız açılmış olan davanın reddine, yargılama ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi, 18.04.2017 tarihli ve 2016/159 Esas, 2017/306 Karar sayılı kararı ile;"...Tüm dosya kapsamı, belgeler ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu ihtilafın 6111 sayılı Kanun'un 74 üncü maddesinde öngörülen teşvik hakkından davacı Kurumun faydalanıp faydalanmayacağı hususu olduğu, ülkemizde çıkarılan teşvike yönelik yasaların istihdamı artırmaya yönelik olduğunun bilinen bir gerçek olduğu, kurumun yasa koyucu yerine geçip yasada var olduğu kabul edilen bir hakkı ortadan kaldırma yetkisinin bulunmadığı, 4447 sayılı Kanun'da işverenin müracaatı ile ilgili bir hüküm bulunmadığı, kurumun davacı şirketin 21.12.2015 tarihinde bu yasanın tanıdığı haktan faydalanmak İçin davalı Kuruma müracaatının Kurum tarafından geriye doğru taleplerin reddedileceğine yönelik genelgeye dayanarak bu talebi ret etmiş olması, uygulayıcıların yasayı dar yorumlamalarının bir açıklamasının olamayacağı ve yasada olmayan bir hükmün genelge ile konulmasının yerinde olmadığı, 6111 sayılı Kanun'un 74 üncü maddesi hükmünde, bu teşvikten yararlananların başka bir teşvik hakkından yararlanmayacağı yönünde bir hüküm bulunmaması, yine yasada bu hakkın geriye doğru talep edilemeyeceği yönünde bir hüküm de bulunmaması, bu kanun ile 01.03.2011 ile 31.12.2020 tarihine kadar işe alınan her sigortalının şartları taşıması halinde bu haktan yararlanacağının belirtilmiş olması, Kurumun Genelge tarihine kadar geriye doğru müracaatları kabul etmiş olması, yasada da geriye doğru taleplerin kabul edilmeyeceği yönünde bir hüküm bulunmaması, Kurumun 18.03.2015 tarihinden önceki uygulaması yanlış ise Kurumun bu yönde yaptığı işlemleri iptal etmesinin gerekmesi, Kurum bu tarihten öncesinde bu yöndeki talepleri kabul etmiş olması, 18.03.2015 tarihinden bir gün önce bu yöndeki müracaatları kabul eden Kurumun bu tarihten sonra bu taleplere ret cevabı vermesinin eşitlik ilkesi ile çelişmesi ve işverenler arasında haksız rekabete neden olması, davacı şirketin faydalandığı teşviki değiştirmeyip yararlanmadığı teşvikten faydalanmak için Kuruma müracaat etmiş olması, Genelge'nin asıl olarak değişiklik ile ilgili düzenlemeler içermesi, daha önce bir teşvikten yararlanan işverenlerin aynı zamanda başka bir teşvikten yararlanamayacağı yönünde dava edilen süre itibarı ile bir engelin bulunmaması hususları birlikle değerlendirildiğinde, davalı Kurumun işleminin yerinde olmadığı ve davacı ... Satış Dağıtım Anonim Şirketine ait Organize Sanayi Bölgesi 2 nolu yol ... adresinde kurulu bulunan ve davalı ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'nde ... dosya numarası ile işlem gören işyerinde çalışan sigortalılar için, Ocak 2013/Ekim 2015 dönemlerine ilişkin olarak 4447 sayılı Kanun'un geçici 10. maddesi ile getirilen sosyal sigorta prim teşvikinden yararlanma hakkının bulunduğunun tespiti ile aksi yöndeki Kurum işleminin İptalinin gerektiği kanaatine varılarak düzenlenen bilirkişi raporunun usule ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla davacı şirketin, ... numaralı iş yerinde çalışan sigortalılar için Ocak 2013-Ekim 2015 dönemlerine ilişkin olarak 4447 sayılı Kanun'un geçici 10 uncu maddesi ile getirilen Sosyal Sigorta Prim Teşvikinden yararlanma hakkının bulunduğunun tespiti ile aksi yöndeki kurum işleminin iptaline, dair karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri İstinaf başvurusunda bulunan davalı vekili, davacı hakkında 2015/10 sayılı Genelge hükümlerince yapılan kurum işlemlerinin yerinde olduğunu bu nedenle davanın reddi gerektiğini belirterek verilen kararın kaldırılması ile davanın reddine dair karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin, 20.06.2017 tarihli ve 2017/1730 Esas, 2017/964 Karar sayılı kararı ile, "....Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında, davacı işverenin hem 5510 sayılı Kanun'un 81/ı hem de 4447 sayılı Kanun'un Geçici 10 uncu maddesi kapsamında sigorta prim teşvikinden yararlanma şartlarını taşıması durumunda istediğinden yararlanması Kanunen mümkün bulunduğu değerlendirilerek, kanundan daha alt düzeyde olan ve kanunun çizdiği sınırları daraltamayacak nitelikte hükümlere sahip olması zorunludur. Bu nedenle 2015/10 sayılı Genelgeye istinaden davacının istemlerinin reddine yönelik Kurum işlemlerinin iptaline ilişkin ilk derece Mahkemesinin kararı usul ve yasaya uygun olup, davalı Kurum vekilinin istinaf nedenlerinin reddine dair karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. İlk Bozma Kararı 1.Bölge Adliye Mahkemesinin 20.06.2017 tarihli ve 2017/1730 Esas, 2017/964 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekilince temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin, 25.06.2018 tarihli ve 2017/5567 Esas, 2018/5791 Karar sayılı kararında; "...27.03.2018 günlü 30373 (mükerrer) sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7103 sayılı Vergi Kanunları İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 70 inci maddesi ile 5510 sayılı Kanun'a eklenen Ek 17 nci maddesi ile prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanabileceği halde yararlanmayan işverenlere belirlenen şartlarda prim teşviki, destek ve indiriminden istifade etme imkanı tanınmıştır. Ek 17 nci maddede aynen; “Bu Kanun veya diğer kanunlarla sağlanan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılabileceği halde yararlanılmadığı ay/dönemlerde gerekli tüm koşulların sağlanmış olması ve yararlanılmayan ayı/dönemi takip eden altı ay içerisinde Kuruma müracaat edilmesi şartlarıyla, başvuru tarihinden geriye yönelik en fazla altı aya ilişkin olmak üzere, yararlanılmamış olan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılabilir veya yararlanılmış olan prim teşviki, destek ve indirimleri başka bir prim teşviki, destek ve indirimi ile değiştirilebilir. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki dönemlere ilişkin olmak üzere tüm şartları sağladığı halde bu Kanun veya diğer kanunlarla sağlanan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanmamış işverenler ile bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yararlanılan prim teşviki, destek ve indirimlerin değiştirilmesine yönelik talepte bulunan işverenler tarafından en son bu maddenin yürürlük tarihini takip eden aybaşından itibaren bir ay içinde Kuruma başvurulması halinde, yararlanılmamış olan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılabilir veya yararlanılmış olan prim teşviki, destek ve indirimleri başka bir prim teşvik, destek ve indirimi ile değiştirilebilir. Bu maddenin ikinci fıkrası kapsamında talepte bulunan işverenlere iade edilecek tutar, maddenin yürürlük tarihinden önce talepte bulunanlar için maddenin yürürlük tarihini takip eden aybaşından, yürürlük tarihinden sonra talepte bulunanlar için ise, talep tarihini takip eden aybaşından itibaren kanuni faiz esas alınmak suretiyle hesaplanarak bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden takvim yılı başından başlayarak üç yıl içinde ödenir. Ödeme, öncelikle bu Kanunun 88 inci maddesinin on dört ve on altıncı fıkralarına göre muaccel hale gelmiş prim ve her türlü borçlardan, sonrasında ise ilgili kanunlar uyarınca yapılandırma veya taksitlendirme de dâhil olmak üzere müeccel haldeki prim ve her türlü borçlarından mahsup yoluyla gerçekleştirilir. Ancak, üç yıl sonunda ilgili kanunları gereği yapılandırılma veya taksitlendirilme sebebiyle vadesi gelmemiş taksit ödemelerinden peşinen mahsup edilir. Kuruma borcu bulunmayan işverenlere altı ayda bir eşit taksitlerle iade yapılır. Görülmekte olan davalarda ayrıca bir başvuru şartı aranmaksızın, dava öncesi yapılan idari başvuru tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte hesaplanacak tutar üçüncü fıkra hükümlerine göre mahsup veya iade edilir. Mahkemelerce, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış davalarda davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilir. Yargılama giderleri idare üzerinde bırakılır ve vekâlet ücretinin dörtte birine hükmedilir. Ayrıca, ilk derece mahkemelerince verilen kararlar hakkında Sosyal Güvenlik Kurumunca kanun yollarına başvurulmaz ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılan kanun yolu başvurularından vazgeçilmiş sayılır." şeklinde düzenleme getirilmiştir. Mahkemece, yukarıda açıklanan ve karar tarihinden sonra yürürlüğe giren Ek m.17 hükmüne göre, maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış davaların konusuz kalacağı ancak bu konuda karar verme yetkisinin ilk derece mahkemesi'ne ait olduğu, Sosyal Güvenlik Kurumu'nun temyiz talebinin de bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğinden anılan yasa maddesi kapsamına göre bir karar verilmesi gerekir. Denilmek suretiyle karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 20.11.2018 tarihli ve 2018/347 Esas, 2018/550 Karar sayılı kararı ile; "...28.03.2018 tarihli 7103 sayılı Vergi Kanunları ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında kanunun 70 inci maddesi ile 5510 sayılı Kanun'a eklenen Ek: 17 nci madde de "Görülmekte olan davalarda ayrıca bir başvuru şartı aranmaksızın, dava öncesi yapılan idare başvuru tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte hesaplanacak tutar 3 üncü fıkra hükümblerine göre mahsup veya iade edilir. Mahkemelerce, bu maddenin yürürlüğüe girdiği tarihden önce açılşım davalarda davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilir. Yargıyala giderleri idare üzerinde bırakılır ve vekalet ücretinin 4/l'ine hükmedilir. Ayrıca ilk derece mahkemelerince verilen kararlar hakkında Sosyal Güvenlik Kurumunca kanun yollarına başvurulmaz ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihden önce yapılan kanun yolu başvurularında vazgeçmiş sayılır." hükmünün düzenlendiği, bu hüküm doğrultusunda davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. C.2 nci Bozma Kararı 1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairemizin verdiği son bozma kararı ile;... mahkemece dikkate alınan bozma ilamı ve 5510 sayılı Kanun'un ek 17 nci maddesinin 4 üncü fıkrası hükmündeki “Görülmekte olan davalarda, ayrıca bir başvuru şartı aranmaksızın, dava öncesi yapılan idari başvuru tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte hesaplanacak tutar üçüncü fıkra hükümlerine göre mahsup veya iade edilir. Mahkemelerce, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış davalarda davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilir. Yargılama giderleri idare üzerinde bırakılır ve vekâlet ücretinin dörtte birine hükmedilir. Ayrıca, ilk derece mahkemelerince verilen kararlar hakkında Sosyal Güvenlik Kurumu'nca kanun yollarına başvurulmaz ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılan kanun yolu başvurularından vazgeçilmiş sayılır.” İbaresinin iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvuruda bulunulmuş ve Anayasa Mahkemesince 19.02.2020 gün ve 2018/139 E. 2020/12 K. sayılı karar ile bu hükmün iptaline karar verilmiş ve karar 05.05.2020 tarih ve 31118 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır. Eldeki davada, mahkemece, yazılı şekilde karar verilmiş ise de, Ek 17 nci maddenin gelmesi ile oluşan bu yeni durumun dikkate alınması ile davaya konu uyuşmazlığa ilişkin yasal tüm dayanaklar ve teşvik hükümlerinden faydalandırılma, fazla ödenen tutarların iadesi/mahsubu istemleri bakımından ek 17 nci maddenin ilk üç fıkrası da dâhil olmak üzere yasal tüm dayanaklar irdelenmeli, teşvik veya destekten faydalandırılma şartlarının varlığı ile birlikte incelenmeli ve sonucuna göre bir karar verilmelidir. denilerek karar 2. kez bozulmuştur. D. İlk Derece Mahkemesince 2nci Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Tüm dosya kapsamı ve bozma ilamı birlikte değerlendirildiğinde; 5510 sayılı Kanun'un ek 17 nci maddesinin 4 üncü fıkrasının iptali ile oluşan yeni durumun dikkate alınması ve davaya konu uyuşmazlığa ilişkin yasal dayanaklar ve teşvik hükümlerinden faydalandırılması veya fazla ödenen tutarların iadesi/mahsubu istemleri bakımından, dava devam ederken dava miktarı kadar ödeme yapıldığı, gerekli bilirkişi incelemesinin yapıldığı, bilirkişi tarafından yasal mevzuat ışığında dava konusu prim teşvikine ilişkin davacı tarafa davanın açılmasından sonra ödeme yapıldığı anlaşıldığından bu davanın konusuz kaldığı, davanın açılmasına davalı sebebiyet verdiğinden yargılama giderlerinin davalı SGK üzerinde bırakılmasına ve vekalet ücretinin dörtte birine hükmedilmesi gerektiği anlaşılmakla davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Gerek dava açılış tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 4447 sayılı Kanun'un geçici 10 uncu madde hükmü ve gerekse dava sırasında 5510 sayılı Kanun'a eklenen ek 17 nci maddesinin ilk üç fıkrası gözetildiğinde, davacının iş bu davayı açmakta haklı olduğu, dava tarihi itibariyle davanın açılmasına davalı Kurumun sebebiyet verdiği anlaşıldığından, davacı lehine vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilerek, davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, dair karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı temyiz dilekçesinde; kurumca yapılan işlemlerin yerinde olduğunu, aksine verilen kararın yerinde olmadığını belirterek, verilen kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 4447 sayılı Kanun'un geçici 10 uncu maddesinde yer alan teşvik indiriminden faydalandırılmak için verilen belgelerin kurumca işleme alınması gerekip gerekmediğine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4447 sayılı Sosyal Sigortaları ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçici 10 uncu maddeleri hükümleridir. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen ilk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 28.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...