Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/2818 E. 2023/3175 K. – Hizmet Tespiti

Konu: Hizmet Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2818
Karar No
2023/3175
Karar Tarihi
Konu
Hizmet Tespiti

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/725 E., 2022/2382 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 12. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/388 E., 2022/6 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir. Kararın tüm taraflarca istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı tüm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı yanında 28.10.2001 - 19.07.2016 tarihleri arasında çalışmasına rağmen kuruma bildirilmeyen hizmetlerinin tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ve fer'i müdahil Kurum davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Davacının davasının KISMEN KABULÜNE; ... TC Kimlik nolu, 01.07.1983 doğumlu davacı ...’ın, Çınar Köyü Madenaltı Mevkii Kemalpaşa ... adresine bulunan ... sicil numaralı ...’ya ait evde hizmet akdine istinaden asgari ücret 1580 gün çalıştığının TESPİTİNE karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde tüm taraflar istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri İstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili, müvekkilinin eşi ... ile evlendiği tarihten itibaren işveren tarafından iş akdinin haksız ve ihbarsız bir şekilde sonlandırıldığı 19.07.2016 tarihine kadar aralıksız olarak davalı ya ait villa işyerinde işçi sıfatıyla çalıştığını, tanık beyanlarının davacının iddiasını ispatlar nitelikte olduğunu, ... 4 İş Mahkemesi'nin 2016/422 E ve 2017/288 K. sayılı ilamı ile müvekkilin eşi ...'ın yine aynı davalıya ait bahçe evinde çalıştığı ve maaşa ek olarak konut ve fatura bedeli ödemediğinin hükme bağlandığını, Yargıtay içtihatlarına göre, haftada 3 günden fazla ev hizmetlerinde çalışan kişinin sigortalı sayıldığını, çelişkisiz tanık beyanlarından anlaşılacağı üzere davacının 2001 - 2016 yılı arasındaki çalışmalarının kesintisiz olduğunu, bilirkişi raporu ile hüküm arasında çelişki olduğunu, kendisi işçi olarak çalışan ve birçok iş yapan davacının çalışmalarının eşe yardım olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İstinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili, çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihlerinin gösterilmediği ve kabul edilen 1580 günlük çalışmanın hangi yılın hangi dönemlerinde ne süreyle geçtiği konusunda da hiçbir belirleme olmaksızın kurulan hükmün infaza elverişli olmadığını, davacı ile müvekkili arasında hizmet akdi bulunmadığını, bilirkişi raporunda iddia edilen çalışmanın sigorta kapsamında olup olmadığı yönde değerlendirme yapıldığı, hizmet akdinin kurulup kurulmadığı ile ilgili hiçbir irdeleme yapılmadığını, davacının yaptığını iddia ettiği çalışmaların eşe yardım niteliğinde olduğunu, ev hizmetlerinde sigortalı sayılmak için ücret ve sürekli çalışma unsurunun birlikte bulunması gerektiğini, ücretle aynı kişi yanında ay içinde 10 gün ve daha fazla süreyle çalışanların sigortalı sayılmalarının ancak düzenlemenin yürürlüğe girdiği 01.04.2015 tarihinden sonraki çalışmalar için söz konusu olabileceğini, bilirkişi raporlarında çalışma süresinin kanaate dayalı olarak ve birbirleriyle çelişkili olarak tespit edildiğini, davacı ile tanık ...'ın dava dilekçelerinin hiçbir yerinde davacının oturdukları evin kira bedeli, elektrik ve su giderleri karşılığı çalıştığına ilişkin bir beyan bulunmadığını, bu nedenle davacı tarafından dayanılmayan ve gerçekle bağdaşmayan bu beyana dayanarak davacının kendilerine tahsis edilen evin kira bedeli ile elektrik ve su giderlerine karşılık çalıştığı ve ücretini böyle aldığının kabul edilemeyeceğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekili; davacının, Kurum kayıtlarında karşılığı bulunmayan çalışma iddiasının Yargıtay içtihatlarında öngörülen yönteme uygun biçimde araştırılıp kanıtlanması gerektiğini, tespiti istenen dönemlerde çakışan dava dışı işverenlerde çalışmasının bulunduğunu, dosyada tanık sıfatıyla dinlenen davacının eşinin beyanında davalı ile davacı arasında bir hizmet akdi olmadığı hususunu ikrar ettiğini, davacının iddiasını tanık anlatımlarıyla da ispatlayamadığını beyanla, davanın reddi gereğini savunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde tüm taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri İstinaf sebeplerini tekrarla davacı vekili, Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğu, çalışmanın tam süreli olduğu, davalı vekili, kararın gerekçesiz olup ...297 nci maddeye aykırı olduğu, hizmet akdinin unsurlarının bulunmadığı, fer'i müdahil SGK Bşk. vekili, davacının ancak 5510 sayılı Kanun'un Ek.9 uncu maddesine göre çalışmasının söz konusu olabileceği, eksik araştırma ve incelemeyle karar verildiği gerekçeleriyle kararın bozulmasını istemişlerdir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının dava konusu dönemde davalı yanında hizmet akdiyle çalışıp çalışmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu madde hükümleri. 3. Değerlendirme 1. Dava, 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun’un m. 86/9 uncu maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre, “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.” 2. Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re'sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır. 3. Mahkemece toplanan deliller ve yapılan yargılamada yazılı şekilde karar verilmişse de davacının eşi ile birlikte davalıya ait evin müştemilatında kaldığı, eşinin villanın bakım ve gözetimini yapması karşılığında kuruma bildirimlerinin yapıldığı, davacının iddialarında eşinin yaptığı işleri yaptığını iddia ettiği, bu eylemlerin eşe yardım niteliğinde kabul edilmesi yerinde ise de davacının her haftasonu çalıştığına dair tespit eksik araştırmaya dayalıdır. 4. Davalının hafta içi eve gelmeyip haftasonları geldiği belirtilmekte olduğundan, davalının davaya konu evine her hafta sonu gelip gelmediği, davacının da davalının eve her geldiğinde çalışıp çalışmadığı belirlenmeli, çalışmanın ayda 10 günün altında kalması haline 5510 sayılı Kanun'un Ek.9 uncu madde gereği tespit kararı verilemeyeceği gözetilmeli, davalının yaz aylarında Çeşme'de bulunan yazlığına gittiği beyan edildiğinden bu husus da araştırılmalı, oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. 5. Kabule göre de; mahkeme kararlarının infaz edilecek kısmı hüküm fıkrası olmasına rağmen, ilk derece mahkemesi karar gerekçesinde davacının davalıya ait evde 01.11.2001 - 31.12.2014 arasında ayda 10 gün çalıştığı kabul edilmesine rağmen hüküm fıkrasında sadece 1580 günlük çalışmanın tespiti yönünde hüküm kurulmak suretiyle ...297 nci madde hükmüne aykırı olarak infaza elverişsiz hüküm kurulması isabetsizdir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/2818, K. 2023/3175, T. 27.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-2818-e-2023-3175-k-4f98cbda99ed