Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/2770 E. 2024/8022 K. – İş Kazasından

Konu: İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2770
Karar No
2024/8022
Karar Tarihi
Konu
İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1526 E., 2022/3920 K. KARAR : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 24. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/1675 E., 2019/615 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı mirasçı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince asıl dava yönünden istinaf başvurusunun esastan reddi ile karşı dava yönünden miktar nedeniyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı mirasçılar vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların murisi ... davalıya ait işyerinde mikser operatörü/kamyon şoförü olarak çalıştığını, 16.07.2016 tarihinde davalıya ait 06 AY 045 plakalı hazır beton yüklü kamyonu kullandığı sırada aracın frenlerinin tutmaması nedeniyle kaza geçirdiğini ve kaza sonucu uzun süre tedavi gördüğünü, kaza nedeniyle müvekkilinin vücut bütünlüğünün bozulduğunu, çalışarak hayatını kazanma imkanı da büyük oranda sınırlandığını, müvekkilinin kendine bakması ve günlük ihtiyaçlarını karşılaması dahi çok zor bir hal aldığını, müvekkilinin mevcut durumuyla çalışabileceği bir iş bulması da çok zor göründüğünü, müvekkilinin iş kazası nedeniyle içine düştüğü acı ve ıstırap dolu durumun tarifinin mümkün olmadığını, uzun süre hastanede yatan müvekkilinin tedavi sürecinin halen devam ettiğini ileri sürerek, müvekkilinin maddi ve manevi zararının değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat (iş göremezlik tazminatı) ile 200.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının yaptığı kazanın iş kazası olmayıp bir trafik kazası olduğunu, davacının da olayın trafik kazası olduğunu ikrar ettiğini, eylemle zarar arasındaki illiyet bağı işçinin tam ve ağır kusuru ile kesildiğinden dolayı işverenin de sorumluluğu bulunmadığını, davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, bu görevsizlik kararı verilmesini talep ettiği, esasa ilişkin ise, davacı, müvekkili şirkette 29.06.2016 tarihinde mikser şoförü olarak işe başladığını, işe girdikten bir ay dolmamışken davacının kendi kusur ve ihmali nedeni ile trafik kazası geçirdiğini, polis tarafından tutulan tutunakta da davacının "araçların hızını, hava, yol ve trafiğin gerektirdiği şartlarla sürmek kuralını ihlal ettiğinin belirtildiği, davacının ağır ve tam kusuru bulunduğunu, müvekkilinin yapması gereken her şeyi yaptığını, başkaca alabileceği bir önlemin bulunmadığını, davacının trafikte uyması gereken kurallara uymayıp gereken dikkat ve özeni göstermediği için bu kazanın meydana geldiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; Mahkemece davaya konu iş kazasının meydana gelmesinde davacı kazalının %100 oranında kusurlu olduğu kabulünden hareketle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı mirasçı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı ... vekili ileri sürdüğü istinaf sebeplerinde özetle: diğer mirasçıların mirası reddettiklerini, bu nedenle davanın reddi yönünden diğer mirasçılara ilişkin de vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedildiğini, diğer mirasçıların dosyada vekilleri ve davayı takip talepleri bulunmadığını, istinaf isteminin öncelikle bu yönden incelenerek kararın kaldırılması ve davacı olarak sadece mirası reddetmeyen ... yönünden incelenmesi gerektiğini, esasa yönelik olarak, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporlarında olayın trafik kazası gibi değerlendirildiği halbuki olayın iş kazası olduğunun gözardı edildiğini, davacının işverenin otoritesi altında edimini yerine getirirken kaza meydana geldiğini, işverenin de kusurunun bulunduğunu, işverenin aldığı ve alması gereken önlemlerin detaylı araştırılarak kusur durumunun değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. (Mirasçı ...'ün istinaf talebi sonrasında vefat ettiği UYAP sisteminden anlaşılmış olmakla, Dairemiz geri çevirme kararı üzerine, ... mirasçıları olan ..., ... ve ...'e gerekçeli karar tebliğ edilmiştir.) C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Murisin 16.07.2016 tarihinde beton mikseri aracını kullandığı sırada trafikte kaza geçirerek yaralandığı anlaşılmaktadır. CBS tarafından başlatılan soruşturma sonucunda olayda aracı kullanan kişi dışında başkasına atf-ı kabil bir kusur bulunmadığı gerekçesi ile KYO kararı verilmiştir. Mahkemece iki ayrı heyetten kusur raporları alınmış olup, her iki raporda da işverenin gerekli iş güvenliği eğitimlerini verdiği, davacının mesleki yeterlilik belgelerinin bulunduğu, kullanılan aracın muayene ve fren bakımlarının yapıldığına ilişkin faturaların dosyaya sunulduğu, tanık beyanlarına göre davacının (murisin) aracı hızlı kullanması ve çok fren kullanması nedeniyle frenlerin ısındığı, bu nedenle aracın hakimiyetini kaybederek yan tarafa devrildiği, bu nedenlerle işverenin herhangi bir kusurunun bulunmadığı, davacının (murisin) %100 kusurlu olduğu belirtilmiştir. CBS soruşturma dosyasında olayda aracı kullanan kişi dışında başkasına atf-ı kabil bir kusur bulunmadığı gerekçesi ile KYOK kararı verilmiş olması, davacının maluliyet oranının %10'un altında olması nedeniyle SGK tarafından iş kazasına ilişkin tahkikat yapılmamış olması, dosyadaki belgelere göre işverence davacıya iş güvenliği eğitimlerinin verilmiş olması ile kaza yapan aracın bakımının yapıldığına ilişkin belgelerin sunulmuş olması, tanık beyanları ve olayın oluş şekline göre Mahkemece davanın reddine karar verilmesinin dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmış, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak,..." gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı mirasçılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı mirasçılar vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yineleyerek yanızca asıl dava yönünden Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi, 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı mirasçıları vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı mirasçıları vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgililerden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/2770, K. 2024/8022, T. 10.07.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-2770-e-2024-8022-k-058f3be50bf4