Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/2599 E. 2023/2193 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/2599
- Karar No
- 2023/2193
- Karar Tarihi
... MAHKEMESİ :İş Mahkemesi EK KARAR TARİHİ : 20.01.2023 SAYISI : 2022/294 E., 2022/1035 K. ... ... KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul kısmen reddine, karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince dahili davalı ...'ün hükmün tashihi talebinde, talebin reddine dair ek karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı,davalı ... ve dahili davalı ..., fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından, ek karar ise yine davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı asıl dava dilekçesinde; 21.11.1992 ile 24.05.1994 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde, kurum kayıtlarının incelenmesinde davacının tespitini istemiş olduğu hususlarda herhangi bir bilgi, kayıt ve emare tespit edilemediğini, kuruma ait resmi kayıtların aksinin kesin delillerle ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde ortaya konulmasının zaruri olduğunu beyanla, davanın reddini talep etmiştir. 2.Davalı ... cevap dilekçesinde, işveren olarak gösterilen ...’ın, işi taşeron şirkete devrettiğinin açık olduğunu, davalı olarak gösterilen ...’ın kendisi ile üçüncü evliliğini yapmış olduğunu, evlenmelerinin 2002 yılında olduğunu, evliliklerinin çok kısa sürdüğünü ve ...’ın aynı yıl içinde hastalanıp vefat ettiğini, diğer davalı ... ile ...’in kardeş olduklarını, davalı olan ve vefat eden eşi ...’ın işyerinin 31.10.1993 tarihinde Kanun kapsamından çıktığını beyanla, davanın reddini talep etmiştir. 3.Davalı ... cevap dilekçesinde, davalı babası ...’ın sağlığında kendisini evlatlıktan reddettiğini ve çocukluğundan beri kendisi ile hiç görüşmediğini, vefat eden babasının hiç miras bırakmadığını, aynı şekilde babasının Menemen’de iş kurduğundan ne kendisinin ne de ailesinin herhangi bir bilgilerinin olmadığını, buna rağmen sigorta sicil bilgilerinin böyle bir işyerinin varlığını ve davacı tarafla sigortalılık ilişkisinin kurulduğunu kanıtlıyorsa buna diyeceği bir şey olmadığını, bahsi geçen prim borcunun kendisine yüklenemeyeceğini, 6183 sayılı Kanun'un 102 nci maddesine göre ilgili prim borcunun 5 yıllık zamanaşımı süresine uğradığını beyanla, davanın reddini talep etmiştir. 4. Davalı ... cevap dilekçesinde, merhum babası ...’ın kendi adına açmış olduğu bir işyerinin bilindiğini, ancak burada kimleri çalıştırdığını, çalışanların emeklilik durumları hakkında herhangi bir bilgilerinin olmadığını, kendileri Türkiye’de yaşarken babasının Almanya’da, kendileri Almanya’ya gidince de babasının Türkiye’de yaşamaya başladığını, babasının ailesine fazla bir düşkünlüğü olmadığı için uzun yıllar nerede yaşadığının bilgisini bile kendisine vermediğini ve bu zaman diliminde yaptıklarından kesinlikle sorumlu olmayacağını beyanla, davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 12.09.2018 tarihli ve 2014/482 Esas, 2018/275 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 24.05.2021 tarihli ve 2021/372 Esas, 2021/876 Karar sayılı kararıyla; başvurunun esastan reddine, karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalılardan ... ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce, "... somut olay incelendiğinde; davacının, davalı işveren nezdindeki 1993/1 inci döneminde 30 gün, 1993/2 nci dönemindeki 20 gün, 1993/3 üncü dönemindeki 10 gün olmak üzere hizmetinin kendi ismi ile ...’ün sicili ile, dava dışı ...’e ait hizmet cetvelinde görüldüğü; davacının da iş bu sürelerin kendisine ait olduğu ve bu hususun tespitine karar verilmesini istediği, mahkemece de davanın kısmen kabulü yönünde hüküm tesis edildiği görülmüştür. Mahkemece, anılan sigortalının davaya dahil edilmeden yargılamanın sonuçlandırılması isabetsiz olmuştur. İş bu dava anılan sigortalının hak alanını doğrudan ilgilendirdiği ve davanın sonucuna göre prim ödeme gün sayılarının değişeceği ortadadır. O halde, Mahkemece, yapılması gereken öncelikle dava sonucunun dava dışı ...’ün hak alanını ilgilendirdiği dikkate alınarak davacıya mehil verilmeli ve HMK md. 124 gereği davaya katılımı sağlanmalı ve sonucuna göre tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek karar verilmelidir... "şeklinde gerekçe ile, kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile,davanın kısmen kabulü ile, ... TC kimlik numaralı davacı ...'ün ... /... adresinde bulunan ... sicil numaralı ...'a ait bilgisayar kursu işinin yapıldığı işyerinde 21.11.1992-25.10.1993 tarihleri arasında hizmet akdine istinaden asgari ücret ile 335 gün çalıştığı, ... sigorta sicil numaralı ...'e ait hizmet döküm cetveli kayıtlarında işlenmiş olan 1993/1 dönem 30 gün, 1993/2 dönem 20 gün, 1993/3 üncü dönem 10 gün (25.10.1993 çıkış) olmak üzere bildirim yapılan toplam 60 günlük çalışmanın ... hizmeti olmadığından iptali ile davacıya ait olduğu, 275 günlük çalışmasının ise SGK Başkanlığı'na bildirilmediğinin tespitine, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 21.11.1992 olarak tespitine, karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, dahili davalı ... tarafından sunulan hükmün tashihi dilekçesi hakkında "..hükümde tashih gerektirir bir husus olmadığına.." dair 20.01.2023 tarihli ek karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde,davalı ... ve dahili davalı ..., fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı ... ... temyiz dilekçesinde, davaya dahil edilenler hakkında da hüküm kurulmuş olması hatalı olup bozma nedeni olduğunu belirtmiştir. 2.Dahili davalı ... temyiz dilekçesinde, davacının iddia ettiği çalışmanın kesintisiz bir çalışma olmadığı tereddüte meydan vermeyecek şekilde açıklığa kavuşmamış olduğundan davacının ... nezdinde 1992-1994 yılları arasında kesintisiz bir çalışması olduğundan söz etmenin mümkün olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesi asıl ve ek kararın bozulmasını istemiştir. 3. Fer’i müdahil Kurum temyiz dilekçesinde, yerel Mahkeme kararının dosya içeriğine, sunulan bilgi ve belgelere, açık mevzuat düzenlemelerine aykırı olduğundan kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti ve sigortalılık başlangıcı tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 79 uncu maddesi. 3. Değerlendirme Davalı ...'ün Ek karara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde Davalı 09.01.2023 tarihli dilekçesi ile gerekçeli kararın hüküm kısmında dahili davalı olarak yargılama gider ve ücretlerinden sorumluluğunun açıkça belirtilmediğine dair beyanda bulunmuş olup İlk Derece Mahkemesinin buna ilişkin gerekçesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, ek kararın onanmasına karar verilmiştir. Davalı ... ... ve dahili davalı ..., fer’i müdahil Kurum vekilleri temyiz itirazlarının incelenmesine Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; 1.Davalının ek karara yönelik temyiz istemi yönünden, Bölge Adliye Mahkemesince verilen 20.01.2023 tarihli Ek Kararın ONANMASINA, 2.Davalı ... ... ve dahili davalı ..., fer’i müdahil Kurum vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Fazla alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...