Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/2081 E. 2023/2805 K. – Kurum İşleminin
Konu: Kurum İşleminin İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/2081
- Karar No
- 2023/2805
- Karar Tarihi
- Konu
- Kurum İşleminin İptali
... MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/477 E., 2022/1761 K. DAVA TARİHİ : ... KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 27. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/309 E., 2020/125 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının isteğe bağlı sigortalılık sürelerinin iptaline ilişkin 19.06.2019 tarihli Kurum işlemin iptali ile isteğe bağlı sigortalılık sürelerinin geçerli olduğunun tespitine, 29.03.2019 tarihli tahsis talebine istinaden yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; Kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne davalı Kurumun 19.06.2019 tarihli isteğe bağlı sigortalılık sürelerinin iptali ile tahsis talebinin reddine yönelik işleminin iptaline, davacının isteğe bağlı sigortalılık sürelerinin geçerli olduğunun tespitine, davacıya tahsis talep tarihini takip eden 01.04.2019 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına ve bağlanacak yaşlılık aylığının yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde; Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğu, Mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, Kurumca yapılan işlemlerde hata bulunmadığını, davanın yersiz açıldığını belirterek Mahkemece verilen kararın kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 506 sayılı Kanun 85 inci maddesinde geçen " herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan" amaçlananın Türkiye’deki sosyal güvenlik kuruluşları olduğu, yurt dışında geçen çalışmaların Türkiye’de isteğe bağlı sigortalılığa engel olmayacağının kabulü gerektiği, davalı Kurumun, davacının primleri tahsil edilmiş bir kısım 506 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılığını iptal etmesinin doğru olmadığı, davacının 01.10.1992- 31.12.1996 ve 01.06.2008- 30.09.2008 tarihleri arasında 1770 günlük sürede 506 sayılı Kanun kapsamında isteğe bağlı sigortalı olduğunu kabul etmenin yerinde bir değerlendirme olacağı, Kurumca iptal edilen 1770 gün isteğe bağlı sigortalılık ile kurumca iptal edilmeyen diğer zorunlu sigortalılık süreleri birlikte dikkate alındığında primi ödenen gün sayısının 5375 günden fazla olduğu, davacının 46 yaş, 5375 gün, 20 yıl şartlarını tahsis talep tarihinde gerçekleştirdiği, 506 sayılı Kanun'un Geçici 81/B-g maddesi uyarınca tahsis talep tarihi olan 29.03.2019 tarihi itibari ile aylık şartlarının tamam olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili, davacının Almanya'da zorunlu prim ödenen dönemlerle çakışan Türkiye'de ödemiş olduğu isteğe bağlı sigortalılık dönemlerinin iptal edildiğini ayrıca 1992 ve 1998 yılında Türkiye'de bulunmadığı dönemlerde adına ödenen SSK primlerinin prim ödeme gün sayısında dikkate alınmadığını belirterek temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık,davacının yurtdışı sigortalılığı ile çakışan Türkiye’deki 506 sayılı Kanun kapsamındaki isteğe bağlı sigortalılığının geçerli olup olmadığı, davacının yaşlılık aylığına hak kazanıp kazanamayacağına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 85 inci maddesidir. 506 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin A bendine göre "Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına isteğe bağlı olarak devam edilebilmesi için a) İsteğe bağlı olarak devam edeceğini belirten bir yazı ile Kuruma müracaatta bulunmak, b) Müracaat tarihinden önce 506 sayılı Kanun'a göre tescil edilmiş olmak, c) Herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi olarak çalışmamak ve buralardan kendi çalışmalarından dolayı aylık bağlanmamış olmak, d) İsteğe bağlı olarak sigortaya devam edeceğini belirten müracaatının Kurumca alındığı tarihi takip eden aybaşından başlayarak, her yıl için 360 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemek, şarttır." 3. Değerlendirme Eldeki davada, Mahkemenin, davanın yasal dayanağı olan 506 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinde geçen "herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi olarak çalışmamak" ifadesinde amaçlananın Türkiye’deki sosyal güvenlik kuruluşları olduğu, yurt dışında geçen çalışmaların Türkiye’de isteğe bağlı sigortalılığa engel olmayacağı ,buna göre, yurtdışında sigortalılığı bulunan kişilerin Türkiye’de 506 sayılı Kanun kapsamında isteğe bağlı sigortalı olması yönünde bir yasal engel bulunmadığına dair tespiti yerinde bulunmuştur. Ancak, dosya kapsamından davacının 17.10.1989 ile 12.02.2005 tarihleri arasında fasılalı olarak toplam 3500 gün ve 13.02.2005-02.04.2005 arası 50 gün yurt dışı hizmet süresini 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlanarak ödediği, Kurumun, davacının Almanya'da sigorta kapsamında bulunduğu süreler ile çakıştığı gerekçesiyle Türkiye'de 506 sayılı Kanun kapsamında isteğe bağlı sigortalılık süresinin tamamını iptal ettiği, Mahkemece davacının yaşlılık aylığına esas prim ödeme gün sayısı hesaplanırken 19.09.1989-16.10.1989 tarihleri arasında 27 gün 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık süresi, 1770 gün 506 sayılı Kanun kapsamında isteğe bağlı sigortalılık süresi, 3550 gün 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlandığı hizmeti ile 4/1-a maddesi kapsamında Kurumca geçerli sayılan zorunlu sigortalılık süresinin dikkate alındığı görülmektedir. Davacının Türkiye'deki 01.10.2008 öncesi 506 sayılı Kanun kapsamındaki isteğe bağlı sigortalılık süresinin aynı dönemde yurt dışında sigorta kapsamında bulunduğu gerekçesi ile iptal edilemeyeceği açık ise de, davacının yurda giriş çıkış tarihlerine göre düzenlenen son tarihli 3500 günlük yurt dışı borçlanma tahakkukunda belirtilen ev kadınlığı borçlanma süresine ilişkin dönemler ile Türkiye'de 1770 gün isteğe bağlı sigortalılık kapsamındaki sürelerinin bir kısmının çakıştığı anlaşılmaktadır. 3201 sayılı Kanun kapsamındaki yurt hizmet borçlanması süreleri ve 506 sayılı Kanun kapsamındaki isteğe bağlı sigortalılık sürelerinin çakıştığı bu dönemlerin mükerrer şekilde tahsise esas prim ödeme gün sayısının hesabında dikkate alınması mümkün değildir. Mahkemece; davacının yurda giriş çıkış tarihlerine göre düzenlenen 3500 günlük yurt dışı borçlanma tahakkukunda belirtilen ev kadınlığı borçlanma süresine ilişkin dönemler ile Türkiye'de 1770 gün isteğe bağlı sigortalılık kapsamındaki süreleri karşılaştırılarak, yurt dışı borçlanması yaptığı süreler ile çakışan dönemlerdeki isteğe bağlı sigortalılık süresinin mükerrer şekilde tahsise esas prim ödeme gün sayısı hesabında dikkate alınamayacağı gözetilmeli ve çakışan dönemler ayrıştırılmak suretiyle tahsise esas alınacak prim ödeme gün sayısı belirlenerek yaşlılık aylığı koşullarını irdelemek suretiyle karar verilmelidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...