Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/1979 E. 2023/2712 K. – Tespit

Konu: Tespit

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1979
Karar No
2023/2712
Karar Tarihi
Konu
Tespit

... MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1100 E., 2022/1774 K. ... HÜKÜM/KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/16 E., 2019/222 K. Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının 01.09.1983-12.03.2017 yılları arasında Almanya'da işçi olarak çalıştığını, müvekkilinin 30.03.2018 tarihli borçlanma talepli matbu dilekçesinin ilgili yerlerini doldurarak kuruma verdiğini, dilekçesinin borçlanmak istenilen süre bölümüne sehven 18 yaşını doldurduğu 11.02.1983'den 30.03.2018 arasındaki 5400 günlük süreyi borçlanmak istediğini belirttiğini, ancak davalı kurumun müvekkilinin bu talebini yok sayarak, iradesi dışında 05.01.2003-07.01.2018 tarihleri arasındaki 5400 günlük süreyi borçlandırdığını, müvekkilinin borçlandırıldığı tarih aralığına dikkat etmeksizin toplam 116.910,00 TL borcunu ödeyerek 28.05.2018 tarihinde tahsis talebinde bulunmuş ve 01.06.2018 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığını, müvekkilinin aldığı ilk aylığının birikmiş aylık ve bayram ikramiyesi ile birlikte ödendiği için ne kadar olduğunu anlamadığını, ancak daha sonraki aylığını aldığında kendisine 657,42 TL aylık ve 32.87 TL ek ödeme olarak toplam 690,29 TL aylık bağlandığını anladığını, müvekkilinin söz konusu yanlışlığın düzeltilmesi için 26.8.2018 tarihli dilekçesi ile talepte bulunduğunu, talebe karşılık verilen 17.10.2018 tarihli cevapta; borçlanma talep dilekçesinde 11.02.1983-30.03.2018 tarihleri arasındaki 5400 günü borçlanmak istediğini belirttiğinden 2011/48 sayılı genelgeye göre son tarihten geriye doğru borçlandırıldığı bildirilerek, tarihlerin düzeltme talebinin reddedildiğini, bu nedenlerle kurumun, müvekkilinin, yurt dışı hizmet sürelerini 05.01.2003-07.01.2018 tarihleri arasındaki süreler olarak boçlandırmasına yönelik işleminin iptali ile, müvekkilinin borçlanma talep dilekçesine göre ve yurt dışında çalışmaya başladığı tarih esas alınarak 01.09.1983 tarihinden sonraki 5400 günlük süreyi borçlanması gerektiğinin tespitine, bu borçlanma tarihlerine göre müvekkilinin yaşlılık aylığı miktarlarının yeniden belirlenerek, 01.06.2018 tarihinden itibaren doğacak yaşlılık aylığı farklarının yasal faizi ile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Davanın kabulü ile; Davacının 05.01.2003-07.01.2018 tarihleri arasındaki yurtdışı çalışmalarının borçlandırılması işlemini iptali ile, Davacının 01.09.1983 tarihinden itibaren 5400 günlük sürenin borçlandırılması gerektiğinin ve yaşlılık aylığının bu borçlanma süresine göre yeniden hesaplanması gerektiğininin tespitine, 01.06.2018 tarihinden itibaren doğacak yaşlılık aylığı farklarının yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili, -Davanın süresi, yetki ve göreve ilişkin davanın usulü bakımından inceleme talep ettiklerini, -Davanın esası bakımından da yerel mahkeme eksik inceleme yapmak suretiyle hatalı karar verdiğini, -Yurtdışında bulunan Türk Vatandaşlarının yurtdışında geçen sürelerinin sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirilmesi hakkındaki 3201 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin 3 üncü fıkrasında “Sosyal Güvenlik Kuruluşlarına tabi hizmeti bulunmayan istek sahiplerinin sigortalılıklarının başlangıç tarihi, borçlarını tamamen ödedikleri tarihten borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülen tarihtir” hükmünün yer aldığını, -Müvekkili kurum tarafından yapılan inceleme neticesinde; davacı 11.02.1983-30.03.2018 tarihleri arası 5400 gün borçlanmak istediğini beyan ederek 30.03.2018 tarihli Yurtdışı Hizmet Borçlanma talep dilekçesi ile müvekkili kuruma başvuruda bulunduğunu, -2011/48 sayılı Genelgeye ve 02.03.2015 tarihli 2015/4 sayılı E-Yurtdışı talimatına istinaden son tarihten geriye doğru davacının borçlandırıldığını, -... tarafından hazırlanan bilgisayar programı ile maaşların belirlendiğini, başka bir deyişle memurlar tarafından hazırlanan aylık hesabının yapılmadığı dikkate alındığında, davacının aylığında herhangi bir hatanın olmadığının tespit edildiğini, -Yerel Mahkemece verilen kararın usul ve yasa hükümlerine aykırılık teşkil ettiğini, mevcut yasaya göre yurt dışında geçen süreler ile yurt dışında ilk işe giriş tarihinin Türkiye’de sigorta başlangıcı olarak sayılmasının mümkün olmadığını, mevcut kanunlarda bu şekilde uygulamaya imkan verecek herhangi bir hükmün söz konusu olmadığını, bu nedenle davacının davasında haksız olmasına rağmen Mahkemece davanın kabulüne karar verildiğini, -Davacının taleplerinin müvekkili kurumca yasaya uygun bulunmadığından reddedilmiş olduğunu, kurumun yaptığı işlemin yerinde olmasına rağmen Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasa hükümlerine uygun olmadığını, -Müvekkili kurumun işlemlerinde hukuka aykırılık bulunmadığını, resmi belge olan kurum kayıtlarının aksinin ancak eş değer yazılı belgelerle ispat edilebileceği ilkesi de göz önünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmiş olmasının kanuna aykırı olduğundan yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın tümüyle reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf talebinde bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili istinaf sebeplerini tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının yurtdışındaki çalışmaları karşılığı borçlandığı sürelerin maledileceği dönemin tespiti noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 3201 sayılı Kanunun 5 inci madde hükümleri. 3. Değerlendirme 1. 3201 sayılı Kanunun 5 inci maddesi; Madde 5 – (Değişik birinci fıkra: 17/4/2008-5754/79 md.) Yurt dışındaki sigortalılık sürelerinin tespitinde, bunu belirten ve istek sahibinin ibraz edeceği ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere gün sayıları esas alınır, bu tespitte 1 yıl 360 gün, 1 ay 30 gün hesaplanır. Sosyal güvenlik kanunlarına tabi hizmetleri olanların, borçlandıkları gün sayısı, prim ödeme gün sayıları ile ilgili hizmetlerine katılır. Sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki süreler borçlanılmış ise, sigortalılığın başlangıç tarihi, borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülür. Sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi hizmeti bulunmayan istek sahiplerinin sigortalılıklarının başlangıç tarihi, borçlarını tamamen ödedikleri tarihten borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülen tarihtir. (Ek fıkra: 17/4/2008-5754/79 md.) (Değişik fıkra:17/7/2019-7186/10 md.)Yurt dışı hizmet borçlanmasına ait süreler 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçmiş sigortalılık süresi olarak kabul edilir. (Ek fıkra: 17/4/2008-5754/79 md.) Sosyal güvenlik sözleşmesi yapılmış ülkelerdeki hizmetlerini, bu Kanuna göre borçlananların, sözleşme yapılan ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarih, ilk işe giriş tarihi olarak dikkate alınmaz.(Ek cümle: 10/9/2014-6552/29 md.) Ancak, uluslararası sosyal güvenlik sözleşmelerinde Türk sigortasına girişinden önce âkit ülke sigortasına girdiği tarihin Türk sigortasına girdiği tarih olarak kabul edileceğine ilişkin özel hüküm bulunan ülkelerdeki sigortalılık sürelerini borçlananların âkit ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarih, ilk işe giriş tarihi olarak kabul edilir. (Ek fıkra:17/7/2019-7186/10 md.) Türkiye’deki sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki sürelerin borçlandırılması hâlinde bu süreler 5510 sayılı Kanunun 41 inci maddesinde yer alan hükümler esas alınarak Türkiye’deki sigortalılık başlangıç tarihinden, Türkiye’de sigortalılık yok ise borçlanma tutarının tamamen ödendiği tarihten geriye götürülen sürelere ait ilgili aylara mal edilir. 2. Yukarıda yazılı kanun hükümleri gereği borçlanmayı son çalışmadan geriye götüren kurum işlemi kanuna uygun olduğundan, davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi isabetsizdir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/1979, K. 2023/2712, T. 20.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-1979-e-2023-2712-k-8b19d9376385