Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/13522 E. 2024/185 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/13522
- Karar No
- 2024/185
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/112 E., 2023/172 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili ile feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı iş yerinde kapıcı, apartman görevlisi ve kalorifer ateşleyicisi olarak 01.04.2002-15.01.2020 tarihleri arasındaki çalışmasının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Milli Savunma Bakanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın süre yönünden reddi gerektiğini, davacının Milli Savunma Bakanlığının işçisi olmayıp Bakanlık ile imzaladığı herhangi bir iş akdinin söz konusu olmadığını, Bakanlığın kullanımına tahsisli lojmanlarında kapıcıların apartman yönetim kurulları tarafından istihdam edildiğini, ücretlerinin emsali kapıcılar gibi asgari ücret üzerinden lojmanlarda oturanlar tarafından ödendiğini, Sosyal Güvenlik mevzuatında yer alan hususların yerine getirilmesinin lojman yönetimi tarafından yapıldığını, davaya lojman yönetim kurulunun dahil edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini husumet nedeniyle reddini istemiştir. Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; kapıcı olan davacının ayda otuz gün üzerinden sigortalı olduğunun kabul edilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 17.11.2020 tarihli ve 2019/49 Esas, 2020/4400 Karar sayılı kararıyla; davalının husumet itirazını kabul etmeyen ve taraf değişikliği için talepte bulunmadığı anlaşılan davacının, işveren sıfatını haiz olmayan Milli Savunma Bakanlığı'na karşı açmış olduğu davanın reddine karar vermiştir. IV. İSTİNAF Verilen karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin 18.03.2021 tarihli ve 2021/265 Esas, 2021/556 Karar sayılı kararıyla; davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilinin temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 16.02.2022 tarih 2021/6901 Esas, 2022/1940 Karar sayılı bozma kararında; hizmet tespiti istemli iş bu davada; her ne kadar Mahkemece; davalının husumet itirazını kabul etmeyen ve taraf değişikliği için talepte bulunmadığı anlaşılan davacının, işveren sıfatını haiz olmayan Milli Savunma Bakanlığına karşı açmış olduğu davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş ise de; 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 124 üncü maddesinde “…maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir…” hükmü uyarınca, gerçek işverene usulüne uygun şekilde husumet yöneltilmeli, göstereceği bütün deliller toplandıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre hüküm kurulması gerektiği belirtilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya ait 25.02.2008 belge tarihli ve 19 belge nolu Yetkili Kalorifer Ateşçi Belgesinin bulunması, davacı adına düzenlenmiş 2008 yılına ait Emniyet Subayı onaylı 4 numaralı Lojmanlarda Görevli Sivil Personel Giriş Kartı fotokopisinde davacının görevinin "Kapıcı" olarak belirtilmiş olduğu, davacı adına düzenlenmiş 2009-2010 yıllarına ait Emniyet Subayı onaylı 02 numaralı 34. Mot. P. Tug. K.lığı Apt. Gör. Giriş Kartı fotokopisinde davacının görevinin "Apartman Görevlisi" olarak, çalışma saatlerinin ise 06.00 - 17.00 olarak belirtilmiş olduğu, davacının 34 Mot. P. Tug. Kom. Lojman Üst Yönetim Kur-Kapıcılık unvanlı işverene ait 2 3530 01 01 1006683 04 06 30 sicil numaralı işyerinde 15.01.2010 tarihinde çalışmaya başlayacağına ilişkin işe giriş bildirgesinin, 30.04.2011 tarihinde işten ayrıldığına ilişkin işten ayrılış bildirgesi düzenlenmiş olduğu, davalı lojmanda davacı ile birlikte çalıştığını ifade eden bordro tanıklarının 2010 yılından beri sigortalarının bulunduğu ve dosya kapsamında davacıya ait 25.02.2008 tarihli Yetkili Kalorifer Ateşçi Belgesi öncesine ait bir belge bulunmadığından davacının davalı nezdinde 25.02.2008 - 14.01.2010 tarihleri arası kesintisiz olarak hizmet akdi ile çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile feri müdahil Kurum vekilinin temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; davanın tümden kabulünün gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir. Feri müdahil Kurum vekili; 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının davalı iş yerinde kapıcı, apartman görevlisi ve kalorifer ateşleyicisi olarak 01.04.2002-15.01.2020 tarihleri arasındaki çalışmasının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesinin 10 uncu fıkrası ile 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin 9 uncu fıkrası 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle davacı vekili ile feri müdahil Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 17.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.