Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/13336 E. 2023/13383 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/13336
Karar No
2023/13383
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1532 E., 2023/1398 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/155 E., 2022/216 K. Taraflar arasındaki sürekli iş göremezlik derecesinin tespiti istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirkette çalışmakta iken 17.12.2013 tarihinde geçirdiği iş kazası sebebiyle işveren aleyhine açtığı maddi manevi tazminat davasının ... 9. İş Mahkemesinin 2015/832 Esasta halen derdest olduğunu, dava açmadan önce müvekkilinin maluliyet oranının ... SGK İl Müdürlüğünce %7,1 olarak belirlendiğini ve bu orana göre de müvekkiline herhangi bir gelir bağlanmadığını, tazminat davasının görülmesi sırasında SS Yüksek Sağlık Kurulundan alınan raporda maluliyet oranının %12,1 olarak belirlendiğini, bunun üzerine Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Dairesinden alınan raporda müvekkilinin maluliyet oranının E cetveline göre %17 oranında belirlendiği, bu tespitler doğrultusunda kuruma maluliyetin tespiti için yaptıkları başvurunun Kurumca reddedildiğini belirterek ... 9. İş Mahkemesinde görülen tazminat davasındaki deliller de gözetilerek müvekkilinin maluliyet oranının kesin olarak belirlenmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının sürekli iş göremezlik geliri bağlanması talebiyle Kuruma başvuruda bulunduğunu, Kocatepe Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından düzenlenen raporda davacının meslekte kazanma gücü kaybı oranının % 7,1 olarak belirlendiğini, itirazla Yüksek Sağlık Kurulu tarafından belirlenen % 12,1 sürekli iş göremezlik derecesi üzerinden davacıya 01.07.2014 tarihinden itibaren gelir bağlandığını beyanla davanın reddini istemiştir. Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; öncelikle davacının dilekçesinde belirttiği şirketin müvekkili şirketle aynı olmadığını, bu nedenle husumet itirazında bulunduklarını, davacının açmış olduğu tazminat davasında Yüksek Sağlık Kurulundan rapor alınması yönde davacının itirazının bulunmadığı, Adli Tıp Kurumundan rapor talebinde de bulunmadığını, bu nedenle lehlerine oluşan kazanılmış hakları bulunduğunu, Yüksek Sağlık Kurulunca belirlenen %12,1 maluliyet oranının esas alınmasının gerekli olduğunu, işbu dava ile hukuki yarar bulunmadığını beyanla davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne; davacının meslekte kazanma gücünden kayıp oranının 18.06.2014 tarihinden itibaren %17 olduğunun tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. B. İstinaf Sebepleri Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde; davacının, iş kazasından dolayı davalı işveren aleyhine maddi ve manevi tazminat istemiyle açtığı ... 9. İş Mahkemesinin 2015/832 E. sayılı dosyasında sürekli iş göremezlik oranının Sosyal Sigorta Sağlık Kurulu tarafından %12,1 olarak tespit edildiğini, davacının buna itiraz etmemesi üzerine lehlerine usulü kazanılmış hak oluştuğunu, bu nedenle eldeki davanın açılmasında hukuki yarar kalmadığını, sürekli iş göremezlik oranının artmasının; kazadan dolayı mı yoksa davacının tedavisini ihmal ile mi arttığı hususunun araştırılmadığını ileri sürmüştür. Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde; 17.12.2013 tarihinde iş kazası geçirmiş olan davacıya %12,10 sürekli işgöremezlik derecesi üzerinden 01.07.2014 tarihinden geçerli olmak üzere gelir bağlandığını, sürekli iş göremezlik derecesindeki artışın nedeni hakkında araştırma yapılmadığını, dava açılmasına sebebiyet vermeyen davalı Kurum aleyhine yargılama giderine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yasal prosedüre uygun olarak inceleme yapılması, Adli Tıp İkinci Üst Kurulunun bu konuda son merci durumunda olması ve mütalaasının bağlayıcı nitelikte bulunması, davacının sürekli iş göremezlik derecesi ile başlangıç tarihinin belirlenmiş ve hükümde de açıkça gösterilmiş olması, dosya kapsamı, mevcut delil durumu, İlk Derece Mahkemesi gerekçesi hep birlikte değerlendirildiğinde; verilen kararda herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden, davalıların yerinde bulunmayan istinaf başvurularının HMK'nin 353/1-b.1 maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri Davalılar vekilleri, istinaf dilekçesi ile benzer sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemişlerdir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının iş kazası sebebiyle sürekli iş göremezlik oranının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 95 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, özellikle Yüksek Sağlık Kurulunca yapılan değerlendirmeler ile Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 01.03.2017 tarih ve 4037 sayılı rapordaki belirlemeler arasındaki çelişkinin Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulu'nca düzenlenen raporlarla giderildiği anlaşılmakla ve dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalılar vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/13336, K. 2023/13383, T. 25.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-13336-e-2023-13383-k-3219e8ee59b5