Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/13026 E. 2024/1702 K. – Hizmet Tespiti
Konu: Hizmet Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/13026
- Karar No
- 2024/1702
- Karar Tarihi
- Konu
- Hizmet Tespiti
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1330 E., 2023/2154 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/374 E., 2023/77 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin 04.07.2007-05.12.2015 tarihleri arasında davalı iş yerinde aşçı, temizlik personeli olarak çalıştığını, müvekkilin işyerinde 30 iş günü çalışmış olmasına rağmen davalı tarafça sigortalılık sürelerinin eksik olarak bildirildiğini, bu nedenle davanın kabulü ile eksik olarak bildirilen çalışmasının tespitine ve müvekkilinin bu hizmetlerinin diğer hizmetleri ile birleştirilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir. II. CEVAP Fer'i müdahil vekili, hizmet tespiti davaları kamu düzeninden olduğu için hiçbir kuşku ve duraksamaya meydan vermeyecek ölçüde ispatlanması gerektiğini, davacının davalı işyerinde çalıştığı gün kadar hizmeti Kurumlarına intikal ettirilmiş olduğunu, yerleşik Yargıtay içtihatları dikkate alındığında davacıya ait çalışmaların usulüne uygun olarak aralıklı bildirilmiş olması çalışmanın kesintili geçtiğine karine teşkil ettiğini, karinenin aksinin tanık beyanlarıyla değil; eşdeğer yazılı delillerle ispatı gerektiğini, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Somut olayda, davalı işveren tarafından davacıya ait imzalı hizmet sözleşmesi, puantaj kayıtları, ücret bordroları ve sair işyeri özlük dosyasını sunulmadığı görülmekle, bu durumda eldeki davada çalışmaları kayıtlara yansıyan ve isimleri bordrolarda yer alan tanık anlatımları dikkate alınmalıdır. Dosya kapsamında dinlenen tanık beyanlarında ve özellikle dava konusu dönem içerisindeki aylarda işveren tarafından yapılan aylık prim ve hizmet belgelerinde tam gün bildirimi olan ..., ..., ..., ..., ... ve ... beyanlarında, davacının işyerinde yemekhane bölümünde çalıştığını, çalıştığı dönem boyunca da kesintisiz ve sürekli olarak ara vermeden çalıştığını ifade etmişlerdir. Her ne kadar bordro tanığı ... beyanında, işyerinde sezonluk iş olduğunu ve davacının kısmi olarak iş olduğu dönemlerde çalıştığını ifade etmiş ise de, dinlenen diğer tanıklar işyerinde bir kısım çalışanların yılın tamamında kadrolu olarak çalıştıklarını, bir kısım çalışanların ise işlerin yoğun olduğu dönemde kısmi süreli olarak çalıştıklarını, davacının kadrolu olarak sürekli çalıştığını ifade ettikleri, buna göre işyerinde yılın tamamında faaliyetin devam ettiği, yine davacının yemekhane bölümünde çalıştığı sabit olup, yemekhane bölümündeki çalışmanın niteliği gereği sürekli çalışmayı gerektirdiği, bu hali ile davacının işyerindeki çalışmasının sürekli ve kesintisiz olduğu anlaşılmaktadır. Bununla birlikte tanık ... beyanında davacının ameliyat olması nedeniyle bir süre çalışmadığını ifade ettiği, ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 27.02.2023 tarihli yazında davacının dava konusu dönem içerisinde olan 19.11.2014-04.01.2015 tarihleri arasında istirahat raporlu olduğu görülmektedir. Bu durumda istirahat belgesinde yer alan gün süreleri dikkate alınarak hizmet gün sürelerinden dışlanmalıdır. Dolayısıyla davanın kısmen kabulü ile davacının istirahat raporunun olduğu 19.11.2014-04.01.2015 tarihleri arasındaki dönem dışında ..... sicil numaralı davalı işyerinde kesintisiz ve sürekli çalıştığının tespitine karar vermek gerektiği" gerekçesiyle; "1-Davanın kısmen kabulüne, davacının davalıya ait ..... sicil numaralı işyerinde 16.06.2009-05.12.2015 tarihleri arasında Kuruma bildirilen günler ve istirahat raporunun olduğu 19.11.2014-04.01.2015 tarihleri arasındaki dönem dışında hizmet akdine dayalı olarak asgari ücret üzerinden kesintisiz ve sürekli çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf ve fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili, tanık anlatımları ile davacının çalışmasının kesintisiz olduğunun ispatlandığını, bilirkişi raporunda çalışılmış olan gün sayısının sayısal olarak net olmadığını, rapora yapılan itirazların yerel Mahkeme tarafından dikkate alınmadığını beyanla davacının resmî tatil, hafta tatili, bayram günleri ve raporlu olduğu günlerde de çalıştığı gün sayısının sayısal değer olarak hükümde bildirilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı vekili, davacının çalışmasının devamlı olmadığını, Yerel Mahkeme tarafından verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Fer'i müdahil Kurum vekili, davacının davasının ispatlanmadığını, Yerel Mahkeme tarafından tanık anlatımlarının esas alındığını, Kurum kayıtlarının aksinin ancak eş değer deliller ile ispatının gerektiğini, tanık beyanlarında çalışmanın sezonluk olduğunun ve tavuk kesim zamanında tam zamanlı çalışmanın olduğunun bildirildiğini, ilk derece Mahkemesi tarafından hatalı karar verildiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurulmuştur C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, "Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; davacının talebinin, 16.06.2009 - 05.12.2015 tarihleri arasında kesintisiz ve tam zamanlı olarak çalıştığının tespiti istemine ilişkin olduğu, davacıya ait hizmet cetvelinden, davalı şirkete ait 1028066 sicil numaralı iş yerinden 16.06.2009 tarihinde işe girişinin yapıldığı, 05.12.2015 tarihinde çıkışının yapıldığı, arada herhangi bir giriş çıkış kaydının olmadığı, davacının bildirimlerinin bazı aylada 30 gün yapılmakla birlikte çoğunlukla eksik bildirildiği, eksik gün nedenlerinin bazı aylarda kod 7 (pauntaj kayıtları), bazı aylarda kod 6 (kısmi istihdam) girilmek suretiyle açıklandığı, ancak kısmi bildirimlere ilişkin işveren tarafından herhangi bir evrak sunulmadığı, Kurum kayıtlarında da kısmi bildirimlere ilişkin herhangi bir evrakın bulunmadığının bildirildiği, davacının 19.11.2014 - 04.01.2015 tarihleri arasında raporlu olduğu, davalıya ait iş yerinin 14.03.1997 tarihinde Kanun kapsamına alındığı, iş yerinin etlik tavuk kesim iş yeri mahiyetli devamlı iş yeri olduğu, tanık beyanları arasında davacının çalışmalarının kısmi mi yoksa tam zamanlı mı olduğu yönünde çelişki olmakla birlikte kadrolu işçilerin devamlı çalıştıkları, yevmiyeli çalışan işçilerin de bulunduğu, yevmiyeli işçilerin tavuk kesin işi sırasında çalıştırıldıkları, tavuk kesin işi olmadığında kadrolu çalışanların tarım işlerinde çalışmaya devam ettikleri, davacının aşçı olarak işçilere yemek hazırladığı, bu nedenle onun da devamlı olarak çalışan bir işçi olduğu anlaşılmaktadır. Davacının, Mahkemece hüküm altına alınan dönemde tam zamanlı ve kesintisiz olarak davalıya ait iş yerinde çalıştığı sübuta ermiştir. Her ne kadar, davacı vekili tarafından mahkemece ret edilen dönem açısından istinaf talebinde bulunulmuş ise de davacının reddedilen dönemde raporlu olduğu, raporlu olduğu dönemde fiili olarak çalıştığı iddiasının ispatlanamadığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla, gerek davacı vekilinin, gerekse de davalı şirket vekili ile fer'i müdahil vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Davacı vekili, davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından ileri sürülen tüm istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri yerinde olmayıp, incelenen kararın usul ve yasaya uygun olması nedeniyle istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili, istinaf dilekçesinde belirttiği gerekçelerle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili, istinaf dilekçesinde belirttiği gerekçelerle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371; 506 sayılı Kanun'un 79/10 ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9'uncu maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ve fer'i müdahil Kurum vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi