Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/12700 E. 2024/21 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/12700
Karar No
2024/21
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/171 E., 2023/192 K. KARAR : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen hizmet ve prime esas kazanç tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait işyerinde 21.09.2014-12.09.2018 tarihleri arasında çalıştığını, kesintisiz bir şekilde çalıştığı halde 21.09.2014-15.09.2015 tarihleri arasındaki çalışmalarının davalı işveren tarafından Kuruma bildirilmediğini, SGK primlerinin yatırılmadığını beyanla müvekkilinin 21.09.2014-15.09.2015 tarihleri arasında Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili, davacının iddialarını kabul etmediklerini, davacının 12.05.2015-12.09.2015 tarihleri arasında işkur işbaşı eğitim programı kapsamında eğitim aldığını, davacının resmi kayıtlardaki kadar çalıştığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili, Kurum kayıtlarında yapılan incelemede davacının davalı iş yerindeki çalışmalarına yönelik hizmet dökümünün gönderildiğini, bunun dışında herhangi bir bildirime rastlanılmadığını, sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun zorunlu olduğunu, eylemli veya gerçek biçimde çalışmanın varlığı saptanmadıkça hizmet akdine dayanılarak dahi sigortalılıktan söz edilemeyeceğini, çalışma olgusunun hiçbir kuşkuya yol açmayacak şekilde somut ve inandırıcı delillerle ispatlanması gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile taraflar arasında görülen Alanya 1. İş Mahkemesinin 2020/374 Esas, 2020/372 Karar sayılı işçilik alacağı konulu dava dosyası incelendiğinde davanın kabulüne karar verildiği ve verilen kararın ... Bölge Adliyesi Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin 2020/2545 Esas, 2020/23660 Karar sayılı kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmesi sonucu kesinleştiği, davalı tanıkları ile kamu tanıkları davacının 2015 yılından önce çalışmadığını beyan etse de davalı tanığı olarak dinlenen ve 03.07.2014-02.03.2015 tarihleri arasında bildirimi bulunan tanık ...'ın dosyada mevcut olan ve davacı vekili tarafından 07.12.2021 tarihli celsede sunulan fotoğrafta kendisinin ve davacının bulunduğunu, üzerlerinde işyeri önlüğü olduğu, davacının ara ara yardıma gelmiş olabileceği, davacıyla birlikte çalışmadığı şeklindeki beyanlarının hem kendi beyanıyla hem de davalı savunması ve diğer davalı tanık beyanları ile açık bir şekilde çeliştiği anlaşıldığından davalı savunmasına itibar edilmediği tüm bu hususlar bir arada değerlendirildiğinde; tüm tanıkların tanıklık yaptıkları dönemin birbirinden farklı olduğu, davacının iddia ettiği 21.09.2014-12.09.2018 tarihleri arasındaki döneme dair davacıyı çalışırken gördüklerini beyan ettikleri ayrıca davalı tanığı ...'ın da davacıyla birlikte üzerlerinde işyeri önlüğü olan fotoğrafı teyit etmesi ve ara ara yardıma gelmiş olabileceği şeklinde beyanı başta olmak üzere bu sebeplerle davacının davalıya ait 1087279 sicil sayılı işyerinde 21.09.2014-12.09.2018 tarihleri arasında kesintisiz bir şekilde hizmet akdine tabi çalıştığı, kesinleşen işçilik alacağı dosyasında davacının son brüt ücretinin aylık 2.304,90 TL olarak tespit edildiği ve dönemsel ücretlerinin de bilirkişi raporunda belirtildiği anlaşıldığından açılan davanın kabulüne, davacının davalıya ait 1087279 sicil numaralı işyerinde SGK'ya bildirilen süreler haricinde 21.09.2014-15.09.2015 tarihleri arasında tespit edilen brüt ücretler üzerinden çalıştığının tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 30.12.2022 tarihli, 2022/3110 Esas, 2022/4056 Karar sayılı kararı ile Yerel Mahkemece davacının çalışmasının hizmet akdinde dayanıp dayanmadığı ile ilgili olarak bordro ve kamu tanıklarının dinlendiği, Yerel Mahkeme kararının yerinde olduğu, açıklamalar itibariyle; dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan kanuni ve hukuki gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca davalı vekilinin ve fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Mahkeme kararına karşı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 03.04.2023 tarihli ve 2023/3443 E. 2023/3566 K. sayılı ilamında; Mahkemece davacının 21.09.2014-15.09.2015 tarihleri arasında çalıştığının tespiti yerinde ise de 12.05.2015-12.09.2015 döneminde Türkiye İş Kurumundan bildirilen hizmetlerin dışlanması gerekirken bu husus gözetilmeden belirtilen sürede de çalıştığına hükmedilmesinin yerinde olmadığı, gerek Türkiye İş Kurumu tarafından gerekse davalı iş yerinden bildirilen hizmetlerinin prime esas kazançlarının asgari ücret üzerinden olduğu, davacının da bildirilen süreler yönünden prime esas kazanç tespiti talebinin bulunmadığı dikkate alınarak bildirilen dönem öncesi tespitine karar verilen hizmetin prime esas kazancının asgari ücret üzerinden tespiti yerine bu miktarı aşacak şekilde hüküm altına alınmasının isabetli olmadığı gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; bozma ilamı doğrultusunda davacının 12.05.2015-12.09.2015 döneminde Türkiye İş Kurumundan bildirilen hizmetleri dışlanarak ve prime esas kazancının asgari ücret üzerinden tespitine karar verilerek davanın kabulüne, davacının davalıya ait 1087279 sicil numaralı işyerinde SGK'ya bildirilen süreler haricinde 21.09.2014-11.05.2015 ve 13.09.2015-15.09.2015 tarihleri arasında sigortasız bir şekilde kesintisiz çalıştığının ve sigortasız geçen çalışmalarının sigortalı sayılması gerektiğinin tespitine, davacının davalıya ait işyerinde sigortasız çalıştığı dönemlerde prime esas kazancının asgari ücret olduğuna ve sigorta primlerinin bu ücret üzerinden tamamlattırılması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri yeterli inceleme yapılmadan hüküm kurulduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmişlerdir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 21.09.2014-15.09.2015 tarihleri arasında çalıştığının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 80, 86 ncı maddeleridir. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ve fer'i müdahil Kurum vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 15.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/12700, K. 2024/21, T. 15.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-12700-e-2024-21-k-241c307f4cf6