Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/12476 E. 2024/8872 K. – Kurum İşlemini
Konu: Kurum İşleminin İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/12476
- Karar No
- 2024/8872
- Karar Tarihi
- Konu
- Kurum İşleminin İptali
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1430 E., 2023/2050 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Fethiye 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2021/249 E., 2022/500 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 19.06.2013 tarihli durum tespit tutanağına ve 09.07.2013 tarihli rapora istinaden davacı şirketten ..., ..., ... ve ... isimli sigortalılar için işe giriş bildirgesi ve aylık prim hizmet belgelerinin istenmesi ile ilgili 03.01.2014 tarih ve 68625214/ 41438108/TB/263.947 sayılı Kurum işlemin iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Kurum tarafından davacı şirkete ait özel hastane işletmesi iş yerinde yapılan soruşturma sonucunda 09.07.2013 tarihli raporun oluşturulduğu, raporun incelenmesinde 19.06.2013 tarihinde iş yerine gidildiği, 7 adet çalışanın sondajlama usulü ile seçilerek çalışanların beyanlarına başvurulmak suretiyle işe giriş tarihleri ile son aya ait aylık ücretlerinin çalışan kişilerin beyanları doğrultusunda tutanağa geçirilerek iş yeri durum tespit tutanağı düzenlendiği, denetim sırasında davacı çalışanlarından ...'nın 01.07.2008 tarihine işe girdiğini ve ücretinin net 1.500,00 TL olduğunu beyan ettiği, ... (...) ...'in işe giriş tarihinin 24.04.2008 tarihi olduğunu ve ücretinin net 1.500,00 TL olduğunu beyan ettiği, ...'ın işe giriş tarihini 01.05.2013 tarihi olarak ücretini ise net 1.500,00 TL olarak beyan ettiği, ...'un işe giriş tarihini 01.05.2013 tarihi olarak ücretini ise net 1.500,00 TL olarak beyan ettiği, söz konusu tutanak dayanak yapılarak davacı hakkında belirtilen çalışanlara dair aylık prim ve hizmet belgelerinin eksik verildiği veya hiç verilmediği gerekçesi ile davaya konu işlemin ihdas edildiği, davacı hakkında düzenlenen işlemin nedeni olarak gösterilen hususlar ve davacı tarafından dosya kapsamına sunulan deliller incelendiğinde, ... isimli işçinin 01.05.2013 tarihinde işe başladığını ve net ücretinin 1.500,00 TL olduğunu beyan ettiği, davacı tarafından sunulan belgeler incelendiğinde, ... tarafından davacı şirket ile aralarında organik bağ bulunan ... Emlak Ltd. Şti.'ye iş başvurusunda bulunularak 30.04.2013 tarihli ve imzalı iş talep ve bilgi formunun verildiği, sonrasında ... ile ... Emlak Ltd. Şti. arasında 01.05.2013 tarihinde belirsiz süreli iş sözleşmesinin imzalandığı, iş sözleşmesinde ...'un imzasının bulunduğu ve sözleşmede başlangıç tarihinin 02.05.2013 tarihi olduğu, ... Emlak Ltd. Şti. tarafından da 02.05.2013 tarihinde Kuruma işe giriş bildirgesinin verildiği, ... Emlak Ltd. Şti. tarafından Kuruma 21.05.2013 tarihinde işten ayrılış bildirgesinin verildiği, 21.05.2013 tarihinde ... tarafından iş talep ve bilgi formunun imzalandığı, 21.05.2013 tarihinde de ... ile davacı arasında iş sözleşmesinin imzalandığı, söz konusu sözleşmede ...'un işe başlangıç tarihinin 22.05.2013 tarihi olduğu, davacı tarafından da 22.05.2013 tarihli işe giriş bildirgesinin Kuruma verildiği, ayrıca sunulan ve ... tarafından imzalı 2013 yılı ücret bordrosu içeriğine göre ...'un net ücretinin 774,01 TL olduğu sabit olmasına ve ... tarafından da denetim esnasında ücretinin 774,00 TL olduğu belirtilmesine rağmen Kurum tarafından ... için 2013/6 dönemi için 42,12 TL ek prim tahakkuku yapıldığı, denetim sırasında işçi ...'nın aylık ücretini 1.500,00 TL net olarak belirtmesi üzerine Kurum tarafından ... yönünden 2013/5-6 dönemleri için 694,92'şer TL ek prim tahakkukunun yapıldığı, davacı tarafından ...'ya ait 2013 yılı Mayıs ve Haziran dönemlerine ait ücret bordrolarının sunulduğu, bordroların işçi tarafından imzalanmış olduğu, söz konusu bordrolarda ... yönünden aylık 1.000,02 TL ücret tahakkukunun bulunduğu, yine ... yönünden de bu işçinin aylık ücretini 1.500,00 TL net olarak belirtmesi üzerine Kurum tarafından ... yönünden 2013/5-6 dönemleri için 694,92 şer TL ek prim tahakkukunun yapıldığı, davacı tarafından ...'e ait 2013 yılı Mayıs ve Haziran dönemlerine ait ücret bordrolarının sunulduğu, bordroların işçi tarafından imzalanmış olduğu, söz konusu bordrolarda ... yönünden aylık 1.000,02 TL ücret tahakkukunun bulunduğu,, ... yönünden ise, ...'ın işe giriş tarihini 01.05.2013 tarihi olarak ücretini ise net 1.500,00 TL olarak beyan etmesi üzerine davacı hakkında ... yönünden 2013 yılı Mayıs dönemi için 1122,03 TL, 2013 yılı Haziran dönemi için 694,92 TL prim tahakkuku yapılmış ise de, ... tarafından 01.05.2013 tarihinde iş müracaatında bulunulduğu ve buna dair iş talep ve bilgi formunun düzenlendiği, formun ... tarafından imzalandığı, akabinde 07.05.2013 tarihinde ... ile davacı arasında belirsiz süreli iş sözleşmesinin imzalandığı söz konusu sözleşmede işe başlangıç tarihinin 08.05.2013 tarihi olduğu, davacı tarafından da sözleşme ile uyumlu olarak 08.05.2013 tarihinde işe giriş bildirgesinin Kuruma verildiği, sözleşmede ücretin net 1.000,00 TL olduğu, ...'a ait 2013 yılı Mayıs ve Haziran ayı ücret bordroları incelendiğinde 2013 yılı Mayıs ayı ve Haziran ayları için ... yönünden aylık 1.000,02 TL üzerinden tahakkuk yapıldığı, bordroların ... tarafından imzalanmış olduğu, davalı Kurum tarafından yukarıda yazılı tespitlere nazaran davacı hakkında işlem tesis edilmiş ise de Kurum denetmeni tarafından yapılan soruşturmada sadece yukarıda isimleri belirtilen işçilerin beyanlarının esas alındığı, herhangi bir yazılı belgeye atıf yapılmadığı veya yazılı bir belgenin incelenmediği, Kurum tarafından yazılı belgeye dayalı olarak yapılmayan tespit işleminin aksinin her türlü delille ispatlanabileceği gibi, bir an için Kurum tarafından yapılan tespitlerin aksinin yazılı delille ispatlanması gerektiği kabul edilse dahi davacı tarafından sunulan ve Kurumun tespitine konu işçilerin imzalarının yer aldığı iş talep ve bilgi formları, iş sözleşmeleri, aylık ücret bordroları ve işçilerin ücretlerinin ödenmesine dair banka dekontları dikkate alındığında Kurum tarafından yapılan tespitlerin aksinin davacı tarafından yazılı delillerle ispatlandığı, tanıklar Emine, Sevda ve Ayşe Şule tarafından Kurum işlemi lehine beyanda bulunulmuş ise de söz konusu beyanların aynı zamanda tanıkların kendi lehlerine de olduğu ve itibar edilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle davacı tarafından belirtilen işçilerin işe giriş bildirimlerinin süresinde yapıldığı ve ücretlerin de işçilerin almış olduğu gerçek ücretler üzerinden bildirildiği, söz konusu hususların Aydın Bölge İdare Mahkemesinin 12.05.2016 tarih 2016/1021 Esas 2016/1020 Karar sayılı kararı ile onanmasına karar verilen Muğla 2. İdare Mahkemesinin 12.10.2015 tarih 2014/256 Esas 2015/1011 Karar sayılı kararında da yer aldığı, davacı tarafından sunulan belgelerin aksine de bir yazılı belge bulunmadığı, Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı doğrultusunda ..., ..., ... ve ...'ın davaya dahil edildiği, 23.11.2021 tarihli bilirkişi raporunda; davacı şirketin 2013 yılı ücret bordroları, aylık bildirgeleri ve yevmiye defter kayıtlarnın incelendiği, ücret bordroları ve yevmiye defter kayıtlarındaki ücretler ile SGK'ya bildirilen pirime esas kazanç ücret kayıtlarının birbirini teyit ettiği, ..., ... ve ...'ın bordroda tahakkuk eden ücreti ile banka hesabına ödenen ücretleri arasında fark olmadığının belirtildiği gerekçesi ile ,davanın kabulüne, davalı Kurum tarafından davacı şirket hakkında düzenlenen dava konusu 03.01.2014 tarih 68625214/41438108/TB/263947 sayılı işlemin iptaline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı SGK Başkanlığı vekili, hak düşürücü süre içerisinde açılmadığından davanın reddi gerektiğini, dahili davalıların Kurum raporunun doğruluğunu teyit ettiklerini, bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını beyanla, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özellikle, imzalı ücret bordroları, belirsiz süreli hizmet sözleşmeleri, işe giriş ve işten ayrılış bildirgeleri ile İdare Mahkemesi kararı birlikte değerlendirildiğinde; delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davanın kabulüne dair verilen kararın yerinde olduğu belirgin olup, ayrıca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, davaya dâhil edilen sigortalıların, Kurum raporunun doğruluğunu teyit ettiği, denetim elemanlarının tuttuğu tutanakların aksi ispat edilinceye kadar karine teşkil edeceği, bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını belirterek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı şirketten denetim raporuna istinaden aylık prim hizmet belgesi talep edilmesine dair Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesi 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.