Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/12435 E. 2023/11721 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/12435
- Karar No
- 2023/11721
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1725 E., 2023/2141 K. KARAR : Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 14. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/80 E., 2020/99 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirket nezdinde 10.06.2010–... tarihleri arasındaki sigortalı çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... Zücaciye Day. Tük. Mal. San. Tic. A.Ş. vekili, davacının iddiasının doğru olmadığını, davacı ile müvekkili şirket arasında 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi kapsamında bir çalışma ilişkisinin bulunmadığını, davacının emekli olduktan sonra çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili, Kurum kayıtlarının incelenmesinde; davacının Kurumdan 2104316170 tahsis numarasıyla 01.03.2006 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı aldığının görüldüğünü, davalı şirkete ait işyerlerinde çalışma kaydına rastlanmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılama sonunda, toplanan deliller, tanık anlatımları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının, davalı işveren ... Züccaciye Day. Tük. Mal. San. Tic. A.Ş.'ye ait ... sicil sayılı işyerinde; 10.06.2010 tarihinden 31.03.2011 tarihine kadar, 1157323.35 sicil sayılı işyerinde de; (bordro tanığı ...’nün 1157323.35 sicil sayılı işyerine girdiği tarih dikkate alınarak) 01.04.2011 tarihinden 15.6.2016 tarihine kadar hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle devamlı çalıştığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının; davalı ... Züccaciye Dayanıklı Tüketim Malları San. Tic. A.Ş 'ye ait ... sicil no'lu işyerinde 10.06.2010-31.03.2011 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle (SGDP'ne tabi olarak) 291 gün çalıştığının 291 günlük çalışmasının Kuruma bildirilmediğinin tespitine, davalı ... Züccaciye Dayanıklı Tüketim Malları San. Tic. A.Ş 'ye ait 1157323.35 sicil no'lu işyerinde 01.04.2011-... tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle (SGDP'ne tabi olarak) 1875 gün çalıştığının, 1875 günlük çalışmasının Kuruma bildirilmediğinin tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davalı vekili; davacının işyeri ile tanıkların işyerlerinin farklı olduğunu, tanıkların davacının işe giriş ve çıkış tarihleri konusunda somut bilgi veremediklerini, davacının iddiasına dayalı olarak karar verildiğini, davacının 01.08.2003 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı aldığının tespit edilmesine rağmen daha sonraki bir dönemde tekrar sigortalı çalışmaya başladığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, ayrıca davacının başta talep etmemesine rağmen duruşmada beyanını ve dava konusunu değiştirerek Sosyal Güvenlik Destek Primine tabi çalıştığı yönünde davasını çevirdiğini ve Mahkemece bu yönde karar verildiğini beyanla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Fer’i müdahil SGK Başkanlığı vekili, davacının çalışmalarının tanık beyanlarıyla ispatlanamadığını, beyanlar arasında çelişki olduğunu, eksik incelemeye dayalı hüküm tesis edildiğini, Kurum işlemlerinde bir usulsüzlük bulunmadığını beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda yeniden karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 26.10.2022 tarih ve 2020/1693 E., 2022/2142 K., sayılı kararı ile davacının, 506 sayılı Kanun'un 63/A maddesi kapsamında yaşlılık aylığı kesilerek tüm sigorta kollarına tabi çalışma tespiti olmadığı, 63/B kapsamında Sosyal Güvenlik Destek Primine tabi çalışmanın tespitini talep ettiği görülmekle, Sosyal Güvenlik Destek Primine tabi çalışma sürelerinin 506 sayılı Kanun'a göre sigortalılık süresi olarak değerlendirilmeyeceği hususu da gözetilerek davacının davasının reddine karar verilmesi gerekirken aksi yönde kabul kararı verilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle; davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile ... 14. İş Mahkemesinden verilen 16.07.2020 tarih, 2017/80 Esas ve 2020/99 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.2 hükmü gereğince kaldırılmasına, davacının davasının reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Daire kararında; ".. davacı ...’ın; ilk kez, ... ilinde kurulu ... ve Ort.na ait ... sicil sayılı işyerinden iletilen işe giriş bildirgesine istinaden, 01.01.1981 tarihinden itibaren 13611005 s.s. numarasında tescil edildiği, 01.01.1981–21.02.2006 tarihleri arasında muhtelif işyerlerinde geçen sigortalı çalışmalarının toplam 8714 gün olduğu, 22.2.2006 tarihli tahsis talebine istinaden, kendisine davalı Kurumun Konak Sosyal Güvenlik Merkezince 01.03.2006 tarihinden itibaren 2/4316170 tahsis numarasıyla yaşlılık aylığı bağlandığı ve ödendiği, davalı işveren ... Zücaciye Day. Tük. Mal. San. Tic. A.Ş.ye ait işyerlerinden adına verilmiş işe giriş bildirgelerine ve Kuruma bildirilmiş çalışma kaydına rastlanmadığı, davacının 12.07.2006–18.12.2009 tarihleri arasında 1239047.35 sicil sayılı işyerinde, ... ilinde kurulu 1010713.53 ve 1011413.53 sicil sayılı işyerlerin de SGDP.ne tabi çalışmalarının olduğu, davalı işveren ... Zücaciye Day. Tük. Mal. San. Tic. A.Ş.ye ait; ... sicil numarasında tescilli ve Çakmak Cad. No:202 Yıkıkkemer-Buca/... adresinde kurulu “Zücaciye Dayanıklı Tüketim Malları Satışı” işyerinin, 09.06.2010 tarihinde 5510 sayılı Kanun kapsamına alındığı, bu işyerinin gayrifaal olması nedeniyle ... tarihinde anılan Yasa kapsamından çıkarıldığı, ... sicil numarasında tescilli ve İnönü Cad. No:795/A Hatay/... adresinde kurulu “Zücaciye Dayanıklı Tüketim Malları Satışı” işyerinin, 05.01.2000 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamına alındığı ve halen olduğu, davacı vekili tarafından 13.04.2017 tarihli “beyan ve belge sunumu hakkında” konulu dilekçede; davacının, davalı şirkette 10.06.2010 tarihinden ... tarihine kadar çalıştığı iddiasını tekrarlayarak, müvekkilinin davalı şirketin takip büro bölümünde görev yaptığını, davalı şirketin tahsil edilmeyen ve şirket avukatlarına tahsil amacıyla teslim edilen sözleşmelerin (senetlerin) ilgili avukatlara teslimi işinin de görev alanı içinde olup, periyodik olarak düzenlenen tutanakları imza karşılığında teslim ettiğini ve bu tutanaklarda müvekkilinin imzalarının bulunduğunu belirterek; davacının imzasını içeren 10.05.2016 tarihli ve Hatay/Üçkuyular Şubesinden Av. ... ’a teslim edilen sözleşmeler ile Hatay/Üçkuyular Şubesinden Av. ...’ya teslim edilen 10.05.2016 tarihli teslim tesellüm örneklerini ibraz ettiği, ayrıca, davalı şirketin Üçkuyular Şubesinin Mart-Nisan-Mayıs/2016 tarihli personel ve maaş ücret listelerini sunduğu, söz konusu listelerde davacı ...’ın isminin yer aldığı anlaşılmaktadır. 506 sayılı Kanun'un 63/A bendi hükmüne göre yaşlılık aylığı almakta iken çalışmaya başlayanların yaşlılık aylıkları bu çalışma olgusuna dayalı ve onunla sınırlı olarak kesilmektedir. Ancak aynı Kanunun 63/B bendi kapsamında sigortalının istemi bulunması halinde sigortalı adına sosyal güvenlik destek primi ödenerek veya sigortalı adına tüm sigorta kollarından prim ödenmesi durumunda bunun sigortalının aylığı kesilmeden çalışma tercihini gösterdiği kabulüyle aylığı kesilmeden çalışmaya devam etmesi mümkündür. Öte yandan; davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun'un geçici 7/1 inci maddesi uyarınca uygulama alanı bulan mülga 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesi olup; anılan Kanun'un 6 ıncı maddesi gereği sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez. Sigortalı ister sosyal güvenlik destek primi, isterse tüm sigorta kollarına tabi olarak çalışsın, Kanunun öngördüğü belli bir sosyal güvenlik kuruluşu sigortalısı olması, kamu düzenine ilişkin, kişiye bağlı, vazgeçilmez ve kaçınılmaz hak ve yükümlülük doğuran bir hukuksal statü yaratır. Bu statüye Kurumun prim tahakkuk ettirmesi, sigortalının iş kazası geçirmesi veya meslek hastalığına yakalanması halinde kendisi ya da hak sahiplerine gelir bağlanması gibi çeşitli sonuçlar bağlanmıştır. Bu sonuçlar kapsamında davacının bildirim yapılmayan dönemlerdeki çalışmalarının tespitini istemekte hukuki yararının bulunduğu ve aksinin kabulü halinde yaşlılık ya da emekli aylığı alan kişilerin sigortasız çalıştırılabileceği gibi sosyal güvenlik hakkının zorunlu ve vazgeçilemez niteliğine aykırı bir sonuç çıkacağı açıktır. Mahkemece, davacının hukuki yararının olduğu kabul edilip, davacının açık beyanına göre sosyal güvenlik destek primine tabi olarak geçen sürelerin tespitini istediğinden işin esasına girilerek, elde edilecek sonuca göre karar verilmesi gerekmektedir. .." hususlarına işaret edilerek bozulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılama sürecinde dinlenen bordro tanığı konumundaki ... ve davacıyla aynı konumda sigortasız çalıştıklarını belirten tanık anlatımları; davacı tarafından sunulan imzalı işyeri kayıtları; davalı tarafça iddianın aksini ortaya koyacak kanıt sunulmamış olması; davalı tarafça, emekli konumdaki davacının sigortalı çalışma iddasının dinlenemiyeceğine ilişin savunma içeriği; işyerinin dava konusu dönemin tümünde işçi çalıştırmayı gerektirir kapsam ve kapasiteyle faal işyeri olması ve taraf vekillerinin başkaca kanıt toplanmısı istemlerinin bulunmadığına ilişkin beyanları karşısında; İlk Derece Mahkemesi yargılama süreci ve ilk Derece Mahkemesince toplanan kanıtlar kapsamında yapılan irdeleme sonucu varılan hüküm de dikkate alınarak, davanın kabulüne davacının davalı ... Züccaciye Dayanıklı Tüketim Malları San. Tic. A.Ş 'ye ait ... sicil no'lu işyerinde 10.06.2010-31.03.2011 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle sosyal güvenlik destek primine tabi konumda çalıştığı ve bu çalışma süresinin ... Başkanlığına bildirilmediğinin tespitine, davalı ... Züccaciye Dayanıklı Tüketim Malları San. Tic. A.Ş 'ye ait 1157323.35 sicil no'lu işyerinde 01.04.2011-... tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle sosyal güvenlik destek primine tabi konumda çalıştığı ve bu çalışma süresinin ... Başkanlığına bildirilmediğinin tespitine, karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen hükmün hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, salt tanık beyanlarına dayalı kabul kararı verilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece maddi ve hukuki vakıaların yeterince değerlendirmeden karar verildiğini, eksik ve yetersiz inceleme ile hüküm kurulduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 2.506 sayılı Kanun'un 79 uncı maddesinin 10 uncu fıkrası ile 5510 sayılı Kanun'un 86 ıncı maddesinin 9 uncu fıkrası 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle, Davalı ve fer'i müdahil Kurum vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.