Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/11867 E. 2023/12142 K. – Kurum İşlemin
Konu: Kurum İşleminin İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/11867
- Karar No
- 2023/12142
- Karar Tarihi
- Konu
- Kurum İşleminin İptali
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1932 E., 2023/1354 K. KARAR : Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 6. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/336 E., 2023/128 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve davalı ... Kurumu Başkanlığı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı Kurumun istinaf başvurusunun esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... Kurumu Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, 27.09.2018 tarihinde yaptığı tahsis talebinin; 53 yaşını doldurması gerektiği ve bu yaşı ise 07.01.2025 tarihinde dolduracağı gerekçesi ile reddedildiğini ancak davacının gerçek doğum tarihinin 07.01.1962 tarihi olduğunu, doğum tarihinin nüfus kayıtlarında sehven 07.01.1972 tarihi olarak belirtildiğini, Bursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/133-273 E.K. sayılı kararı ile de doğum tarihinin 07.01.1962 olarak düzeltildiğini, verilen kararın nüfusa tescil edildiğini, davacının düzeltilen yaşının nazara alınması gerektiğini ileri sürerek davalı Kurum işleminin iptali ile davacıya yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Davanın kabulü ile davalı Kurumun davacının 27.09.2018 tarihli tahsis talebinin reddine ilişkin Kurum işleminin iptaline, davacının yaşlılık aylığı bağlanmasında esas alınması gereken doğum tarihinin 07.01.1962 olduğunun ve 27.09.2018 tarihli tahsis talep tarihini takip eden ay başı olan 01.10.2018 tarihinden itibaren davacıya yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili katılma yolu ile verdiği istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin, davacı adına yapılan masrafların davalıdan tahsiline karar vermediği gibi vekalet ücreti hususunda da bir hüküm tesis etmemesinin yerinde olmadığını ileri sürmüştür. Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının 27.09.2018 tarihinde yaşlılık aylığı talebinde bulunduğunu, 01.05.1997-27.09.2018 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamında toplam 5905 gün prim ödeme gün sayısı olduğunu, Bursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/133 E. 2012/273 K. sayılı ve 11.06.2012 tarihinde kesinleşen yaş tashihi kararı ile doğum tarihinin 07.01.1972 iken 07.01.1962 olarak düzeltildiğini, nüfus kütüğüne ilk olarak yazılan doğum tarihinin esas alınması gerektiğini, Kurumca yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya içeriğinden davacının doğum tarihinin nüfusa 07.01.1972 olarak işlendiği, 01.05.1997 tarihinde sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı, Bursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 08.05.2012 tarih ve 2012/133-273 E.-K. sayılı kararı ile doğum tarihinin 07.01.1962 olarak düzeltilmesine karar verildiği, davacının 27.09.2018 tarihinde yaşlılık aylığı bağlanması için tahsis talebinde bulunduğu ancak; sigortalı olarak çalışmaya başlamasından sonra yapılan yaş tashihine itibar edilemeyeceği, davacının yaşlılık aylığı bağlanması için gerekli yaş koşuluna sahip olmadığı gerekçesiyle talebinin reddedildiği, davacıya ait ilkokul diplomasının 12.05.1976 tarihli olduğu, anılan diplomada da davacının doğum tarihinin 07.01.1962 tarihi olarak kayıtlı olduğunun anlaşıldığı, somut olayda; davacının düzeltilmemiş 07.01.1972 doğum tarihine göre ilkokuldan yaklaşık 4 yaşında mezun olmasının hayatın olağan akışına aykırı olması; dinlenen tanıkların davacının iddiasını doğrulaması, davacının yaşının düzeltilmesine ilişkin mahkeme kararının; klasik yaş tashihi değil kayıt tashihi niteliğinde olması, davacının tahsis talebinde bulunduğu 27.09.2018 tarihi itibariyle 506 sayılı Kanun'a göre 20 yıl sigortalılık, 53 yaş ve 5900 prim gün koşullarına tabi olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmaması, tashih edilen 07.01.1962 doğum tarihine göre tahsis talep tarihi itibariyle 20 yıl sigortalılık süresi, 5905 prim gün sayısı ve 53 yaş şartlarına sahip bulunması karşısında İlk Derece Mahkemesince davacının yaşlılık aylığı bağlanmasında esas alınması gereken doğum tarihinin 07.01.1962 olduğunun ve 27.09.2018 tarihli tahsis talep tarihini takip eden aybaşı olan 01.10.2018 tarihinden itibaren davacıya yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak; Mahkemece "Sair hususların gerekçeli kararda açıklanmasına" denilmek suretiyle yargılama giderleri ve vekalet ücreti hakkında hüküm kurulmaması hatalı olduğundan davalı Kurumun yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun reddine, davacının yerinde bulunan istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, ileri sürülmeyen ve kamu düzenine ilişkin bulunmayan hususlar nazara alınmaksızın davanın esasına ilişkin olarak yeniden hüküm kurulmasına karar verilmesi gerektiği belirtilerek; 1- Davalı Kurumun istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 1 numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine 2- Davacının istinaf başvurusunun kabulü ile Bursa 6. İş Mahkemesinin 16.05.2023 tarih ve 2022/336 E. 2023/128 K. sayılı kararının kaldırılmasına, 3- Davanın kabulü ile davacının yaşlılık aylığı bağlanmasında esas alınması gereken doğum tarihinin 07.01.1962 olduğunun ve tahsis talep tarihini takip eden aybaşı olan 01.10.2018 tarihinden itibaren davacıya yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarla; kabul kararına konu teşkil eden Kurum işleminin hukuka uygun olup usule uygun işlem yapıldığı, Kurum kayıtlarının esas olup aksinin ancak yazılı delillerle kanıtlanabileceği, salt tanık beyanlarının davanın kabulü için yeterli olmadığı, Kurum dava açılmasına sebebiyet vermediğinden aleyhine yargılama gideri verilemeyeceği, davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçeleriyle kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının nüfus kayıtlarında 1972 olarak görünen doğum tarihinin gerçekte ve en başında 1962 yılı olup olmadığı, 1962 doğum tarihine göre yaşlılık aylığı tahsis şartlarını taşıyıp taşımadığına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 86/9 uncu maddesi hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.