Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/11632 E. 2023/11620 K. – Kurum İşlemin

Konu: Kurum İşleminin İptali Ve Tespit

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/11632
Karar No
2023/11620
Karar Tarihi
Konu
Kurum İşleminin İptali Ve Tespit

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/521 E., 2023/1949 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/12 E., 2022/318 K. Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali ve tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin gelir getirmeyen %1 lik şirket ortaklığına istinaden, Kurum tarafından, 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığının iptal edilip, primlerinin 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığa aktarıldığını beyan ederek, müvekkilin tek taraflı ve Kurumun kendi uygulama-genelgelerine aykırı şekilde 1479 sayılı Kanun sigortalısı kabul edilerek borç çıkarılmasının, yaşlılık aylığı talebinin kabul edilmemesinin, sosyal güvenlik ilkelerine aykırı olduğunu, bu nedenle aksine kurum işleminin iptali ile müvekkile 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a(SSK) sigortalılık kolundan yaşlılık aylığı bağlanarak her bir aylığın ödenme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı SGK Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 31.10.1996 tarihinde tescil edilen limited şirkette, %1 hisse sahibi ortak olduğu ve anılan şirkette sigortalılık bildirimlerinin yapıldığı adi ortaklığa ilişkin işletmenin aktif ve pasfiyle devir olması nedeniyle ortaklığı bulunan limited şirketten bildirimlerinin 30.11.1996 tarihi itibariyle olduğu, kendi iş yerinde 4/a kapsamında sigortalı bildirildiğinin tespit edildiğini, davaya konu işlemlerin de 2013/11 sayılı Genelgeye ve 2019/9 sayılı Genelgeye istinaden tesis edilmiş olduğunu, Kurumca tesis edilen işlemlerde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını beyanla haksız davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Somut olayda; ticaret sicili kayıtlarına göre davacının, şirketin tescil edildiği 31/10/1996 tarihinden hissesini devrettiği 05.10.2017 tarihine kadar ... Giyim Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin ortağı olduğu, yukarıda ayrıntılı olarak ifade edildiği üzere davacının ortağı olduğu limited şirketteki çalışmalarının 506 ve 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği, yine davalı Kurum genelgeleri ile kanunun emredici hükmünün aksi yönde uygulama yapılması ve bu tür genelgeler nedeniyle kazanılmış haktan söz edilmesi olanağının da bulunmadığı, dolayısıyla davacının ortağı olduğu limited şirkete ait işyerinden 506 sayılı Kanun kapsamında yapılan bildirimlerin 01.10.2008 tarihi öncesi ve sonrası bakımından geçerli sigortalılık hakkı vermeyeceği, bu hali ile 30.11.1996-05.10.2017 tarihleri arasındaki davacının ortağı olduğu şirketten (77315 nolu işyeri) 506 ve 5510 sayılı Kanunun 4/1-a maddesi kapsamında sigortalı çalışmalarının iptal edilerek, limited şirket ortaklığı nedeniyle 1479 ve 5510 sayılı Kanun'un 4/1-b bendi gereğince sigortalı kabul edilmesi yönündeki Kurum işleminin yerinde olduğu anlaşılmakla bu yöndeki talebin reddine karar verilmiştir. (benzer yönde ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin 14.04.2022 tarih 2021/316 Esas 2022/931 Karar sayılı ilamı ve Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 15.06.2022 tarih 2022/6504 Esas 2022/9145 Karar sayılı ilamı ) Yaşlılık aylığı talebi yönünden yapılan incelemede ise; 5510 sayılı Kanun'un geçici 2 nci maddesine göre, 01.10.2008 tarihinden önce sigortalı olup, bu tarihten sonra aylık talebinde bulunanlardan, farklı sosyal güvenlik kurumlarına ya da 5510 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinde belirtilen sigortalılık hallerinden birden fazlasına tabi olanlar hakkında mülga 2829 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılmaya devam edileceği, 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun'un 8/1 inci maddesinde ise "Birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden, ilgililere; son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır ve ödenir." şeklinde belirtilmiştir. Buna göre somut olayda, davacının 30.11.1996-05.10.2017 tarihleri arasında 4/1-b kapsamında sigortalı olması gerektiği yönündeki yukarıda yer alan açıklamalar da dikkate alınarak, davacının gün şartı dışında, tahsis talebi tarihi itibarıyla en az 1260 gün 4/1-a kapsamında sigortalılığının bulunmaması nedeniyle 4/1-a kapsamında yaşlılık aylığı bağlanması talebinin reddine dair kurum işleminin yerinde olduğu anlaşılmakla, davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesine dayalı olarak, "Davanın reddine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B.İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının 1479 sayılı Kanun kapsamında tescil ve prim ödemesinin olmadığını ve 12 aydan fazla prim borcu bulunması nedeni ile 7256 sayılı Kanun kapsamına girip girmediğinin araştırılmadığını, tanık dinletme taleplerinin reddedildiğini, 01.08.2008 tarihinden önceki dönem yönünden baskın faaliyet ve önceden gelen sigortalılık kapsamında inceleme yapılmadığını, Mahkemece değişen yasalar gereğince farklı dönemlerin incelenmediğini, kararın gerekçesiz olduğunu beyanla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... 3. İş Mahkemesi'nin, 13.12.2022 tarihli, 2022/12 E, 2022/318 K. sayılı kararına yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, " karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 5510 sayılı Kanun’un 4/1-a maddesi kapsamında sigortalılığının iptal edilip, 5510 sayılı Kanun’un 4/1-b maddesi kapsamında sigortalılığa aktarılmasına yönelik Kurum işleminin iptali ile 5510 sayılı Kanun’un 4/1-a maddesi kapsamında yaşlılık aylığına hak kazanıldığının tespiti istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 1479 sayılı Kanun'un 24/I-d; 5510 sayılı Kanun'un 4/b-3, ve 53 üncü maddeleri hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/11632, K. 2023/11620, T. 22.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-11632-e-2023-11620-k-d43edba28eeb