Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/11433 E. 2023/9810 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/11433
- Karar No
- 2023/9810
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/915 E., 2023/2264 K. HÜKÜM/KARAR : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 29. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/1552 E., 2020/44 K. Taraflar arasındaki 5434 sayılı Kanun kapsamında hak kazanılan fiili hizmet zammı süresinin dikkate alınarak, 02.12.2018 tarihi itibari ile tahsis talebine bulunabileceğinin tespiti ve 01.09.2019 tarihi itibari ile yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ve aylıkların davalı Kurumdan yasal faizi ile birlikte tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleşen davaların feragat nedeniyle reddine dair, karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili 01.12.2017 tarihli dilekçesinde özetle, müvekkilin askeri öğrenci olarak göreve başladığı Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde 5434 sayılı Kanun'a tabi olarak muvazzaf subay (pilot) olarak çalıştığını, 10.03.2010 tarihinde istifa ederek özel bir havayolu şirketinde çalışmaya başladığını, müvekkilin hizmet sürelerinin birleştirilmesi ve fiili hizmet süresinin tespiti, bu sürenin hizmet süresine eklenmesi ile denk gelen sürenin yaş haddinden geri çekilmesi ile emeklilik tarihinin tespiti amacıyla davalı Kuruma başvurduğunu, kurum tarafından fiili hizmet zammının 3 yıl 10 ay 15 gün olarak tespit edildiğini, davalı Kurum tarafından verilen yazıda müvekkilin 51 yaşını doldurması ile emekli olabileceğini bildirdiğini, bu durumun yasaya aykırı olduğunu, 5510 sayılı Kanun'un geçici 4 üncü maddesi ve 7 nci maddesinde 5434 sayılı Kanun'un uygulanmaya devam edeceğinin belirtildiğini, müvekkilin 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu’nun 32 nci maddesindeki düzenlemeye göre fiili hizmet süresine zam yapılanlardan olduğu, müvekkilin hizmet başlangıç tarihinin 15.1.1990 olduğu, 3 yıl 10 ay 15 gün fiili hizmet zammı süresinin bu tarihten geri çekilmesi ile hizmet başlangıç tarihinin 31.12.1986 tarihi olacağı, bu tarihe göre müvekkilin emeklilik yaşının 50 olacağı, müvekkilin 50 yaşını doldurduğu 17.10.2022 tarihinden 3 yıl 10 ay 15 gün düşüldüğü zaman emeklilik tarihinin 02.12.2018 olacağı, müvekkilin emekli olacağı tarihin hesaplanması için davanın açıldığı belirtilmiştir. İstanbul Anadolu 20. İş Mahkemesi 2019/318 Esas sayılı dosyası incelendiğinde davacının kuruma emekli aylığının bağlanması yönünde yapmış olduğu 20.05.2019 tarihi göz önünde bulundurularak hak kazanmış olduğu aylıkların 01/06/2019 tarihinden itibaren bağlanması gerektiği ile ödenmemiş aylıkların 01.09.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. II.CEVAP Davalı SGK vekili, davacı hakkında fiili hizmet zammı süresinin talep edildiği şekilde uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olacağını, aksine bir uygulamanın da yine yanlış olacağını fiili hizmet zammı süresinin yaş haddinden indirilmesinin mümkün olmadığını bu nedenle davanın reddi gerektiğini belirterek, her iki davanın da reddine karar verilmesi talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı, davacının kurum kayıtları, birleşen dava dosyası ve alınan bilirkişi raporları değerlendirilmekle birlikte, davacının fiili hizmet zammı süresi uygulanmak suretiyle sigortalılık başlangıcı ile emeklilik yaş haddinin geriye çekilmesi ve bu haliyle davacının 02.12.2018 tarihi itibarı ile emekliliğini doldurmuş olduğunun ve birleşen dava dosyası doğrultusunda aylıkların bağlanması için kuruma yapmış olduğu 20.05.2019 tarihli başvurusunu takip eden ay başı olan 01.06.2019 tarihi itibari ile emekli maaşı almaya hak kazandığı ve birikmiş emekli aylıklarının 01.09.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte kendisine ödenmesi gerektiğinin tespitine dair karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafın, Türk Hava kuvvetlerinde ayrılıp bir hava yolu şirketinde çalışmaya başladığını, 506 sayılı Kanun'un 81/B-g gereğince davacının yaşını doldurması gerektiğinden kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin bozma öncesi verdiği, kararında, Mahkemece, asıl dava bakımından, davanın kısmen kabulü ile davacının fiili hizmet zammı süresinin 506 sayılı Kanun’un Ek 39 uncu maddesi gereğince Geçici 81 inci maddede belirtilen yaş haddinden indirilmesi gerektiğinin tespitine, fazla istemin reddine, birleşen davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davacının 20.05.2019 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına müstehak olduğu düşüncesiyle yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 bendine göre kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına, Asıl dava bakımından Davanın kısmen kabulüne 3 yıl 10 ay 15 gün fiili hizmet süresinin tamamının 506 sayılı Kanun’un Ek 39 uncu maddesi gereğince Geçici 81 inci maddede belirtilen emeklilik yaş haddinden düşmesi gerektiğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı ile davalı Kurum vekilince temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin, bozma ilamı ile mahkemece, davacı hakkında fiili hizmet zammı süresinin yaş haddinden indirilmesi gerektiğine ilişkin kabul ve uygulama yapılması yerinde ise de, 23.05.2002 tarihi öncesinde geçen fiili hizmet zammının sigortalılık süresine ilavesi ile bu aşamadan sonra tahsis şartlarından ola yaş şartının belirlenmesi suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır, şeklinde karar bozulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin celse arasında sunduğu 03.07.2023 tarihli dilekçesi ile müvekkilinin 7438 sayılı Kanun'dan yararlanarak emekli olduğunu, bu bakımdan davanın konusuz kalması nedeniyle davadan kayıtsız şartsız feragat ettiğine dair feragat dilekçesi sunduğu ve duruşmada beyanını açıkladığı, davalı Kurum vekilinin davanın feragat nedeni ile reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. Bu nedenlerle, davanın ve birleşen davanın feragat nedeniyle reddine, Harçlar Kanunu 22 nci maddesi dikkate alınarak karar tarihi itibarıyla alınması gereken maktu harcın 2/3'ü oranında 179,90 TL ilam harcının peşin alınan 44,40 TL nin mahsubu bakiye 135,50 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davalı Kurum kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 9.200,00 TL maktu avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı kuruma verilmesine, dair karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı ... Başkanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... Başkanlığı vekili temyiz dilekçesinde; asıl ve birleşen davalar bakımından ayrı ayrı vekalet ücretine karar verilmesi gerektiğini buna göre birleşen dava hakkında da vekalet ücreti verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar tesisinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, verilen kararın bozulmasını talep ettiğini belirterek, verilen kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 5434 sayılı Kanun kapsamında hak kazanılan fiili hizmet zammı süresinin dikkate alınarak, 01.09.2019 tarihi itibari ile yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ve aylıkların davalı Kurumdan yasal faizi ile birlikte tahsilinin gerekip gerekmediğine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297 ve 359 uncu maddesi ile 369 uncu maddesi ile 370 ve 371 inci maddeleri ile birlikte 166 ncı madde hükümleridir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 166 ncı madde hükümlerine göre ayrı ayrı açılmış davaların aralarında bağlantı bulunmaları halinde birleştirilerek bakılabilmesi mümkün olup, davaların birleştirilmesi sadece birleştirilen davaların yargılama safhalarının müşterek cereyan etmesi sonucunu doğurur. Başka bir anlatımla, birleştirmeye konu davalar bağımsız kimliklerini korurlar. 3. Değerlendirme Eldeki davada ise, davacının açtığı iki ayrı dava olmasına, ve davacının verdiği dilekçe ile her iki davasından da feragat ettiğinin anlaşılmasına rağmen, birleşen davada Kurum lehine vekalet ücreti verilmemesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma sebebidir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; 1.Davalı ... Başkanlığının temyiz itirazının aşağıdaki bent kapsamında kabulü ile, Bölge Adliye Mahkemesi kararının, üçüncü fıkrasının tamamen silinmesi ile yerine; "Asıl dava yönünden, davalı kurum kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 9.200,00 TL maktu avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı kuruma verilmesine, birleşen dava bakımından da aynı şekilde AAÜT gereğince 9.200,00 TL maktu avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı Kuruma verilmesine" kelimelerinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.