Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/11272 E. 2023/11635 K. – Kurum İşlemin
Konu: Kurum İşleminin İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/11272
- Karar No
- 2023/11635
- Karar Tarihi
- Konu
- Kurum İşleminin İptali
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2343 E., 2023/1017 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/249 E., 2021/317 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının murisi ...'ın 13.03.2016 tarihinde vefat ettiğini, annesi davacının 19.11.2018 tarihinde Kuruma müracaat ederek ölüm aylığı tahsis talebinde bulunduğunu, gerekli koşulları taşıdığının anlaşılması üzerine ölüm aylığı bağlandığını, 29.07.2019 tarihinde Kuruma müracaat ederek ölüm tarihini takip eden 01.04.2016 tarihinden itibaren aylık bağlanmasının istendiğini, Kurum tarafından 2018/38 sayılı Genelge gerekçe gösterilerek talebin reddedildiğini, oysa 5510 sayılı Kanun'un 97 nci maddesi uyarınca ölüm aylıklarının zamanaşımına uğramadığını belirterek; davacıya, oğlunun vefat tarihini takip eden aybaşı olan 01.04.2016 tarihinden itibaren ödenmesi gereken ve ödenmeyen ölüm aylıklarından şimdilik 100,00 TL’sinin faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, alacak talep miktarını ıslahla artırmıştır. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile muris ...'ın 13.03.2016 tarihinde vefat ettiği, aynı kazada eşi ve iki çocuğunun da vefat ettiği, hak sahibi olarak anne ve babasının kaldığı, davacı anne ...'ın ölüm tarihinde kendi adına herhangi bir malı ve gelirinin bulunmadığı, sigortalı oğlu ...'ın 13.03.2016 tarihinde vefatını takip eden 01.04.2016 tarihinden başlamak üzere ölüm aylığına hak kazandığı, 2016/4-2018/11 döneminde ödenmeyen aylıkların yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiği anlaşılmakla dosya hesap yönünden bilirkişiye tevdi edilmiş, gerekçeli ve denetime elverişli şekilde ... tarafından düzenlenen 26.03.2020 tarihli rapor ile 26.07.2021 tarihli ek rapor Mahkememizce usul ve yasaya uygun bulunarak; davacının davasının kabulü ile 23.857,27 TL ölüm aylığı alacağının ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf yoluna başvurmuştur. B.İstinaf Sebepleri: Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkeme kararının hukuka aykırı, Kurum işlemlerinin hukuka uygun olduğunu beyanla, kararın kaldırılmasını, davanın reddini istemiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, davacının oğlu ...'ın 13.03.2016 tarihinde vefat ettiği, 18.03.2016 tarihli dilekçe ile davacının ölüm aylığı talep ettiği Kurumun inceleme sonucu davacının hane geliri değerlendirilerek talebi reddettiği davacının 19.11.2018 tarihinde tekrar talepte bulunması üzerine 01.12.2018 tarihinden geçerli olarak aylık bağlandığı, hak sahibi bakımından 5510 sayılı Kanun'un 34 üncü madde kapsamında anılan koşulların var olup olmadığı saptanırken, sigortalının anne ve babası için bir bütün olarak değil her bir hak sahibinin kendi içerisinde irdelenmesi gerektiği, bu çerçevede sigortalının babasının almakta olduğu aylık ve gelirlerin, birlikte yaşadığı eşi konumundaki hak sahibi anneye herhangi bir etkisinden söz edilemeyeceği (Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 25.12.2014 tarih ve 2014/9252 Esas ve 2014/28064 Karar sayılı ilamı da bu yöndedir), davacının tapuda adına kayıtlı taşınmazının olmadığı, herhangi bir aylık ve gelirinin de bulunmadığı dikkate alındığında, davacının 5510 sayılı Yasa'nın 34.maddesinde öngörülen net asgari ücretin üzerinde gelir elde etmediğinden ölüm tarihini takip eden aybaşından itibaren aylık bağlanması gerektiği, Mahkemece 01.04.2016-01.12.2018 tarihleri arasında ödenmeyen aylıkların miktarı Kurumdan sorularak kurum tarafından bildirilen miktara göre hüküm kurulduğu, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; istinaf dilekçesinde belirttiği hususlar ile temyiz talebinde bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, ölüm aylığı bağlanması istemine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 34 'üncü maddesi, 35 inci maddesi, 97 nci maddesi 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.