Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/11229 E. 2023/11748 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/11229
- Karar No
- 2023/11748
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/264 E., 2023/1226 K. KARAR : Esastan red İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 13. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/160 E., 2021/580 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti ile yaşlılık aylığı bağlanması istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı müvekkilinin 15302107 sigorta sicil numarası ile 19.04.1986 ile 29.04.1986 yılı arasında davalı ... İnşaat Sanayi ve Tic. A. Ş.'inde şoför olarak çalıştığını, emeklilik işlemleri nedeniyle diğer davalı Kuruma 29.01.2016 tarihli müracaat ettiğinde emeklilik süresinin henüz dolmadığının bildirildiğini, işveren ... İnşaat Sanayi ve Tic. A.Ş. tarafından SGK'ya ... sigorta sicil numarası ile 19.04.1986 tarihli işe giriş bildirgesi verildiğini ancak bordroların verilmeyerek primlerinin ödenmediğini, müvekkilinin müracaatına rağmen SGK tarafından kayıtların düzeltilmediğini belirterek, müvekkili davacının öncelikle sigorta başlangıç tarihinin 19.04.1986 olduğunun, 19.04.1986 - 29.04.1986 döneminde davalı işyerinde çalıştığının tespitine, bu çalışmalarına ait yatırılmayan primlerin işverenden tahsiline, müvekkilinin söz konusu hizmetlerinin diğer hizmetleri ile birleştirilmesine ve müvekkiline talep tarihi olan 29.01.2016 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı davaya cevap vermemiş, vekili duruşmada davanın reddini istemiştir. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki, görevsizlik, derdestlik, husumet ve hak düşürücü süre gibi ilk itirazlarda bulunduğu, dava kamu düzenine ilişkin olduğundan, gerçek çalışmanın varlığının eksiksiz araştırılması gerektiğini beyanla, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk derece mahkemesince; "Davacının davasının kabulü ile Davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 19.04.1986 tarihi olduğunun tespiti ile davacıya 01.02.2016 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine," karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 1-... başkanlığının sıfatının feri müdahil değil davalı olması gerektiği, 2-Mahkemece verilen kararın hatalı olduğu, 3-Tanık beyanlarının hatalı nitelendirildiği, 4-Davacının reddedilen taleplerinin olduğu, Gerekçeleri ve resen tespit edilecek gerekçelerle kararın kaldırılmasına ve talep doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. Feri müdahil kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; 1-Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, 2-Davacının davasını kanıtlayabilecek yeterli bir delil göstermediği, 3-Davacının sadece tanık dinlettiği, 4-Eylemli ve gerçekçi bir biçimde çalışmanın varlığı saptanmadıkça hizmet akdine dayanılarak dahi sigortalılıktan söz edilemeyeceği, Gerekçeleri ve resen tespit edilecek gerekçelerle kararın kaldırılmasına ve talep doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine dair karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı vekili özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. 2.Fer'i müdahil vekili özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 19.04.1986 - 29.04.1986 tarihleri arası davalı işveren nezdinde çalıştığının tespiti ile yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu maddesi. 3. Değerlendirme Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu maddesi olup, bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır. 506 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinde “sigortalıları çalıştıran gerçek ve tüzel kişiler” işveren olarak tanımlanmıştır. “Çalıştıran” olgusu, tespiti istenen sürelere ilişkin hizmet akdinin tarafı konumunda olan ve hizmet akdini düzenleyen “işvereni” ifade etmektedir. Hizmet tespitine yönelik davalarda, çalışma ilişkisinin nitelik ve süresinin belirlenmesinde, bu yöndeki işyeri bilgi ve belgelerine ulaşılmada, kısacası, davanın sübutu ve verilen kararın infazı açısından, işverenin kim olduğunun bilinmesinde yasal zorunluluk vardır. Bu nedenle, sigortalının taraf olduğu hizmet akdinin hangi işverenler tarafından düzenlenmiş olduğu tespit edilip, hizmet tespitine yönelik davanın, anılan Kanun'un 79/10 uncu maddesine göre, sigortalıyı fiilen çalıştıran işverenlere yöneltilmesi gerekir. İnceleme konusu davada, davacı 2014 Mart ayında garson ocakçı olarak işletmesini Baki Karagöz’ün yaptığı Edebiyatçılar Derneği Lokali’nde çalışmaya başladığını, 2016 Ağustos ayında iş akdine son vererek işten ayrıldığını, belirtilen dönemde çalıştığının tespitini talep etmiş olup, Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüyle ilamında belirtilen şekilde davacının davalı işveren yanında çalıştığının tespitine karar verilmiş ise de, talep konusu dönem içerisinde davacı dernek lokalinde çalışmış olup, hizmet cetvelinde de dava dışı dernek işyerinden bildiriminin bulunması karşısında, dava dışı işveren derneğe HMK m. 124 gereğince usulüne uygun bir biçimde husumet yöneltmesi için davacıya mehil verilip, dahil edilen işverenin göstereceği bütün deliller toplandıktan sonra uyuşmazlık konusu yönler hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip, tüm kanıtlar değerlendirilerek karar verilmemesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.