Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/11052 E. 2024/10067 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/11052
Karar No
2024/10067
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2021/377 E., 2023/311 K. Taraflar arasında Mahkemede görülen iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili özetle; müvekkilinin iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğradığı, davalının kazanın meydana gelişinde kusurlu olduğundan bahisle 126.676,72 TL maddi, 40.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili özetle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. III.MAHKEME KARARI Mahkemenin 25.05.2015 tarih ve 2013/309 Esas, 2015/303 Karar sayılı kararıyla; davacının maddi tazminat isteminin kabulüne, davacı lehine 20.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir. Anılan Mahkeme kararına karşı taraflarca temyiz yoluna başvurulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 27.09.2016 tarih, 2015/21771 Esas, 2016/11771 Karar sayılı kararı ile davacının tüm temyiz itirazlarının reddine, davalının sair temyiz itirazlarının reddine ancak davacının deneyimli bir kalıpçı ustası olduğu, imzalı ücret bordrolarının asgari ücrete çok yakın bir ücret üzerinden düzenlendiği, her ne kadar hükme esas bilirkişi hesap raporunda İzmir İnşaat Sanatkarları Odasının bildirdiği ücret üzerinden hesap yapılmış ise de davacının durumuna en uygun ücretin belirlenmesi açısından TÜİK ve Çevre Şehircilik Bakanlığından da emsal ücret araştırması yapılması, gerçek ücretin belirlenmesinden sonra davacının maddi zararının yeniden hesaplatılması ve usuli kazanılmış haklar da gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin 25.01.2017 tarih, 2016/667 Esas, 2017/6 Karar sayılı kararı ile bozma ilamına karşı direnme kararı verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 25.01.2017 tarihli direnme kararına karşı taraf vekillerince temyiz yoluna başvurulması üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.10.2021 tarih, 2017/2661 Esas, 2021/1163 Karar sayılı kararı ile Özel Dairenin bozma kararında davacının tüm temyiz itirazlarını reddettiği ve Mahkeme kararının aynı olduğu anlaşıldığından davacı tarafın direnme kararını temyiz etmekte hukuki yararı bulunmadığından bahisle davacının temyiz isteminin hukuki yarar yokluğundan reddine, davalı temyizi yönünden ise Özel Daire bozma kararı yerinde görülerek Mahkemenin direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak verilen temyiz incelemesine konu 15.06.2023 tarih, 2021/377 Esas, 2023/311 Karar sayılı kararla davacının iş kazası nedeniyle %23,20 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı, kazanın oluşumunda davacının %30, davalının ise %70 oranında kusurlu olduğu kabulünden hareketle davacı lehine 103.810,75 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, kusurun oran ve aidiyetinin hatalı tespit edildiğini, asgari ücretin kamu düzenine ilişkin olduğu ve yargılamanın her aşamasında bu konuda itiraz olmasa dahi hakim tarafından re'sen dikkate alınması gerektiğini, hesaplamaya esas alınan ücretin hatalı tespit edildiğini, hüküm altına alınan manevi tazminatın az olduğunu ileri sürerek Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, davacının dava dilekçesinde ücrete ilişkin bir iddiasının ve itirazının bulunmadığı dikkate alınmadan sanki davacının aldığı ücrete itirazı varmış gibi değerlendirilerek meslek odaları ve ilgili kuruluşlardan araştırma yapılarak davacının aldığı ücretin belirlenerek sonuca gidilmesinin hatalı olduğunu, bu durumun iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağına aykırı olduğu gibi gerçeklere de aykırı olduğunu, davacıya kayıtlarda gösterilen ücretin ödendiğini, gerçek durum bu olduğu için davacının da dava dilekçesinde kayıtlarda gösterilen ücrete itirazı olmadığını, buna rağmen Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü (günlük saat) verileri ile meslek odasınca bildirilen net ücretlerin ortalaması esas alınarak maddi tazminatın 103.810,75.-TL olarak belirlenmesi ile hüküm tesis edilmesinin hatalı olduğunu, mahkemenin neye göre ve neden Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü (günlük saat) verileri ile meslek odasınca bildirilen net ücretlerin ortalamasını esas alarak davacının günlük ücretini belirlediği ve buna göre maddi tazminat hesabı yaptığının da anlaşılamadığını, Mahkemece ihtirazi kayıt ileri sürülmeksizin imzalanan ücret bordrosuna itibar edilmesi gerektiği şeklindeki itirazları nazara alınmadan hüküm tesis edildiğini, hüküm altına alınan manevi tazminatın fazla olduğunu ileri sürerek Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. C.Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamından, davacı tarafın davayı açarken 24,30 TL peşin harç, ıslahla birlikte 569,28 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 593,58 TL harç yatırdığı, Mahkemece karar ve ilam harcı ile ilgili hüküm kurulurken eksik mahsup yapılması nedeniyle davalı aleyhine olması gerekenden fazla karar ve ilam harcına hükmedildiği anlaşılmaktadır. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HMK'nın geçici 3. maddesi delaletiyle HUMK’un 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Hüküm fıkrasının karar ve ilam harcına ilişkin 5. paragrafının tamamen silinerek yerine geçmek üzere "Alınması gerekli 8.457,51 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 24,30 TL harç ve ıslahla birlikte alınan 569,28 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 593,58 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.863,93 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye irat kaydına," ibarelerinin yazılması suretiyle Mahkeme kararının DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde taraflara iadesine, Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine, 22.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/11052, K. 2024/10067, T. 22.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-11052-e-2024-10067-k-6453d5b32dff