Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/11045 E. 2023/11496 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/11045
Karar No
2023/11496
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/143 E., 2023/222 K. KARAR : Davanın reddi Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen Kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının eşinden 2005 yılında boşandığını, babasının vefat ettiğini 31.01.2009 tarihinde Kuruma başvurarak, tahsis talebinde bulunduğunu ve aylık almaya başladığını, ancak Kurum tarafından eşi ile fiilen birlikte yaşadığı gerekçesi ile babasından dolayı aldığı ölüm aylığının kesildiğini ve borç çıkarıldığını belirterek, ölüm aylığının kesilmesi ile ilgili Kurum işleminin iptaline, davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili, yapılan denetim sonucu düzenlenen raporla davacının boşanmış olduğu eşi ile fiilen birlikte yaşadığı hususunun tespit edildiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 28.11.2019 tarihli ve 2017/238 Esas 2019/464 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne ölüm aylığının kesilmesine ilişkin kurum işleminin iptaline, iptaline karar verilen kurum işlemi nedeni ile davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 14.10.2021 tarihli ve 2021/1842 Esas 2021/1661 Karar sayılı kararıyla; davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili; temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairece; " tutanak tanıklarının müfettişe verdiği imzalı beyanlarını mahkeme huzurunda da teyit etmeleri ve mahkemede davacı ile boşandığı eşinin Doğantepe Mahallesinde oturdukları müddetçe birlikte yaşadıklarını, taraflarla aralarında husumet bulunmadığını beyan etmeleri, tanıklarca bahçe içinde 2-3 üç gecekondu olduğunun ve burada yaşadıklarının belirtilmesi davacı ile boşandığı eşinin nüfusa kayıtlı adreslerinin 2014 yılına kadar 26 numaralı binada A ve C olarak görülmesi, müfettişçe yapılan tespitin de aynı yönde olması nedeniyle birlikte yaşama olgusunun aksini ispat açısından yapılan araştırma yetersiz bulunmuştur. Mahkemece, Kuruma ihbarda bulunan ...’in ifadesini alınmalı, davacı ile boşandığı eşinin uyuşmazlık konusu dönemde fiilen oturduğu Doğantepe Mahallesi adresinde 2009-2014 arası yakın komşuları Emniyet Müdürlüğü vasıtasıyla (mahallenin kentsel dönüşüm nedeniyle yıkıldığı belirtildiğinden, ilgili döneme ilişkin adres kayıt sistemi verilerinden de yararlanılarak) araştırılmak suretiyle tespit edilmeli, davacı ve boşandığı eşinin uyuşmazlık konusu dönemdeki medula kayıtları celp edilip tespite konu sürede ayrı ayrı her ikisinin de hangi sağlık kuruluşlarına başvurdukları ve beyan ettikleri adresler araştırılmalı, böylelikle “boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama” olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği, toplanan kanıtlar ışığında şüphe bırakmayacak şekilde ortaya konulmalı aksi yönde delil ve kanaat edinilememesi halinde, Kurum müfettişi tarafından düzenlenen tutanakların aksi sabit oluncaya kadar geçerli kabul edilmesi gerektiği gözetilerek karar verilmelidir." gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile , bozma kapsamına uygun olarak araştırma yapıldığı, komşu tanığı tespit edilemediği, ihbarcının tanık olarak beyanında ihbar tarihine kadar birlikte yaşadıklarını, ihbar tarihinden sonra ayrı yaşadıklarını bildirdiği, medula kayıtlarından davacı ve boşandığı eşinin üç kez aynı tarihte aynı eczaneden ilaç aldıkları, yakın tarihlerde aynı eczaneden çok defa ilaç aldıklarının anlaşıldığı, tüm dosya kapsamı ve Kurum müfettişi tarafından düzenlenen tutanakların aksi sabit oluncaya kadar geçerli kabul edilmesi gerektiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacının boşanma sonrasında boşandığı eşi ile birlikte yaşadığı kanaatine varıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, boşanma kararının hemen ardından davacının herhangi bir geliri bulunmadığından maddi imkansızlıklar nedeniyle tamamen bağımsız bir konut kiralayamadığı, bu nedenle kayınbabasına ait aynı mahalledeki çok yakın bir adresteki gecekonduya taşınmak zorunda kaldığı, ...'in ,davacıya duyduğu husumete binaen ihbar dilekçesini hazırlayarak davalı kuruma sunduğu, ölüm aylığı alma tarihinin boşanma tarihinden 4 yıl sonra olması, tanık beyanları, davacının eski eşinin psikolojik rahatsızlıklarının bulunuyor olması, içinde mahalle muhtarının da bulunduğu neredeyse tüm tanık beyanlarından boşanma sonrası ayrı yaşamanın doğrulandığı, aksi yöndeki Dursun Çiçek, ... ve ...'in beyanlarına çelişkili olmaları ve husumetleri nedeniyle itibar edilemeyeceği, bu bağlamda 28.03.2014 tarihli denetmen raporuna da itibar edilemeyeceği, aynı mahallede birbirlerine çok yakın adreslerde oturan iki kişinin 5 yıl içerisinde 3 defa aynı eczaneden ilaç almış olmalarının fiili birlikteliği ortaya koyamayacağı, tarafların fiili birlikteliğinin bulunmadığının doğrulandığı gerekçeleri ile kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacıya bağlanan ölüm aylığının boşandığı eşiyle birlikte yaşadığının tespit edilmesi nedeniyle kesilmesine dair kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanunun 56. maddesidir. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/11045, K. 2023/11496, T. 20.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-11045-e-2023-11496-k-4077621ca2a1