Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/10582 E. 2023/12867 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/10582
- Karar No
- 2023/12867
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1520 E., 2023/1723 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/335 E., 2023/64 K. Taraflar arasındaki davalı Kurumca yapılan tespit sonrasında teşvik iptali ve yersiz faydalandırılma nedeniyle tahakkuk davasından dolayı yapılan yargılama sonunda ilk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair karar verilmiştir. Kararın, davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf isteminin esastan reddine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı şirket vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı SGK tarafından müvekkili şirket hakkında 10.02.2021 tarihli denetim yapılmış olup denetim esnasında müvekkili şirketten kart okuma sistemi kayıtlarının talep edildiğini, kayıtların davalı Kuruma ibraz edildiğini, davalı Kurum tarafından bu kayıtlarda işten çıktıktan sonra ismi sehven kayıtlardan silinmemiş, davalı Kurumun 02.04.2021 tarihli, 42919490-206.99-E.23239670 sayılı ve belge isteme konulu yazısı ile müvekkili şirketten ... isimli kişinin 10.02.2021 tarihi itibari ile işe giriş ve çıkış bildirgeleri ile prim hizmet belgelerinin verilmesinin talep edildiğini, Kurumun 04.06.2021 tarihli ve EB42919490-206.99-25772273 sayılı yazısı ile belge isteme yazısında, 5510 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesi uyarınca usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle itirazın reddedildiğini, sistem üzerinden müvekkil şirketin 1 ay süreyle yararlandığı teşvik yasaklanarak geçmiş dönem prim borcu tahakkuku yapıldığını, bu prim borcuna ve teşvik yasağına karşı müvekkili şirket tarafından 26871016 sayılı ve 25.06.2021 tarihli dilekçe ile itiraz edildiğini, bu itirazın da Prim Borcuna İtiraz Komisyonu tarafından 42919490/... sayılı ve 07.07.2021 tarihli karar ile reddedildiğini, ayrıca öncelikle sistemden yansıtılan geçmiş dönem prim borcu tahakkukunun, Prim Tahakkuk İtiraz Komisyonuna yapılan itirazdan sonra yani 13.07.2021 tarihinde, 01.07.2021 tarihli ve E-42919490-206.99-27218270 sayılı ve resen hesaplanan borç konulu yazı ile müvekkiline tebliğ edildiğini, Prim Borcuna İtiraz Komisyonu tarafından verilen itirazın reddi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, öncelikle müvekkil şirkete tebliğ edilmeden, sistem üzerinden teşviklerin yasaklandığını ve bir günlük hizmet işlenmesi nedeniyle doğan geçmiş dönem prim borcunun müvekkili şirkete hiçbir bildirimde bulunulmadan yansıtıldığını, sisteme yansıtılan geçmiş dönem prim borcunun müvekkili şirketin SGK sisteminin kilitlenmemesi açısından kendi isteği üzerine Denizli İhtisas Vergi Dairesi nezdindeki KDV iade alacağından mahsup edilmek suretiyle ödendiğini, öncelikle teşvikten yararlanma hakkının iptali kararının ve yansıtılan prim borcunun şirkete tebliğ edilmesi gerektiğini, bu nedenle yapılan tebliğ işlemi ile teşvikten yararlanma hakkının iptali kararının ve yansıtılan prim borcunun geçersiz olduğunu, teşvikten yararlanma hakkının iptali kararının ve geçmiş dönem prim borcu tahakkukunun hatalı olduğunu beyanla; Denizli Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün müvekkili şirketin 5510 ve 7103 sayılı Kanunlardan kaynaklı yararlandığı teşviklerin yasaklanması ve geçmiş dönem prim borcu tahakkuku kararına karşı Kurum nezdinde yapılan itirazın reddine ilişkin kararın kaldırılarak müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespiti ile şirketin yaralandığı teşviklere ilişkin yasağın kaldırılmasına ve şirket tarafından ödenen geçmiş dönem prim borcu bedelinin ödeme tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin dava dilekçesinde belirttiği kurum işlemleri yasal düzenlemeye uygun olarak yapıldığından iptalini gerektirir bir husus bulunmadığı ile davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi, "...Belirtilen tespitler karşısında, dahili davalının resen hizmet tescilinin yapıldığı 10.02.2021 tarihinde davacıya ait işyerinde fiilen çalışmadığı, hizmet bildirimlerinin yapıldığı dava dışı işyerinde çalıştığı anlaşılmaktadır. Buradan hareketle, davacıya ait işyerinde sigortalı çalıştırıldığı halde hizmet bildirimlerinin yapılmadığından bahisle işyerinin prim teşvikinden yararlanmasının yasaklanması ile dahili davalının tespit edilen hizmetlerine ve davacının prim teşviklerinden yersiz olarak yararlandığı döneme ilişkin prim borcu tahakkuku hatalı olmuştur. Şu halde, davacı işverenliğin davalı Kuruma prim borcu söz konusu olmadığından borca karşılık olarak Kuruma yapılan ödemenin sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince geri verilmesi gereklidir. Açıklanan sebeplerle, davacının talebi doğrultusunda, davacıya ait işyerinin teşviklerden yararlanmasının yasaklanması ve prim borcu tahakkuku kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin komisyon kararının kaldırılmasına, tahakkuk ettirilen prim borcu sebebiyle davacının Kuruma borçlu olmadığının tespitine, teşviklere ilişkin yasağın kaldırılmasına ve tahakkuk ettirilen prim borcuna karşılık olarak yapılan ödemenin yasal faizi ile birlikte davacıya iadesine; öte yandan, dahili davalının davanın açılmasına sebebiyet vermediği, Mahkememizce davada verilecek hükmün kendisinin de hak alanını ilgilendirmesi sebebiyle yasal hasım durumunda olduğundan dolayı somut davada sigortalıya husumet yöneltildiği gözetilerek bu dava sebebiyle yapılan yargılama giderlerinden ve yargılamada kendini vekille temsil ettiren davacı lehine takdir edilen avukatlık ücretinden tek başına davalı Kurumun sorumlu tutulmasına dair aşağıda yazılı şekilde hüküm verilmiştir. 1-Davacı şirketin 1109785.20 sıra numaralı iş yeri hakkında iş yerinin 2021/03 döneminde yararlandığı 5510 ve 7103 Kanun numaralı teşviklerin bir ay süreyle yasaklanmasına ve prim borcu tahakkukuna ilişkin Denizli Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 01.07.2021 tarihli ve 27.218.270 sayılı yazısına itiraz amacıyla yaptığı başvurunun reddine ilişkin olarak yine Denizli Sosyal Güvenlik il Müdürlüğünün 04/06/2021 tarihli ve 25.772.273 sayılı yazısıyla tesis edilen Kurum işleminin kaldırılmasına, 2-Denizli Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 01.07.2021 tarihli ve 27.218.270 sayılı yazısında tahakkuk ettirilen prim borcu sebebiyle davacı şirketin davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine ve söz konusu yazı gereğince davacı şirkete ait işyerinin yararlandığı teşviklere konulan yasağın kaldırılmasına, 3-Denizli Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 01.07.2021 tarihli ve 27.218.270 sayılı yazısında tahukkuk ettirilen prim borcuna karşılık olarak davacı tarafından yapılan ödemenin ödeme tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacı şirkete iadesine,..." dair karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Nedenleri İstinaf kanun yoluna başvuran davalı SGK Başkanlığı vekili; denetim ve kontrollerde yapılan soruşturma ve incelemelerde, çalıştırılan kişileri sigortalı olarak bildirmediği ya da prime esas kazancını eksik bildirdiği veya bildirdiği sigortalıları fiilen çalıştırmadığı tespit edilen işverenlerin destekten yararlanmasının mümkün olmadığını, ilgili mevzuat hükümlerinin de bu hususu desteklediğini belirterek, kararın kaldırılmasını, davanın reddini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin kararında "...Kurum işlemi sigortasız işçi çalıştırıldığı iddiasına dayalıdır. Ancak bu konuda yerinde yapılmış bir tespit bulunmamaktadır. Otomasyon kayıtları esas alınarak işlem tesis edildiği görülmektedir. İşin idari para cezası boyutu idari yargıda görülmüş ve iptalle sonuçlanmıştır. Sigortasız çalıştırıldığı iddia edilen dahili davalının o tarihte başka bir iş yerinden bildirimi mevcuttur. İlk Derece Mahkemesi tarafından yöntemince araştırma ve inceleme yaptırılmış, davacı tanıkları dinlenmiş, bu kapsamda hem davacı iş yerinden hem de sigortalı bildirimin yapıldığı iş yerinden resen tanık dinlemiştir. Toplanan deliller ve alınan beyanlara nazaran fiili tespite dayanmayan tespitin aksinin davacı tarafça ispat edildiği anlaşılmıştır. Bu itibarla ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine..." dair karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı ... Başkanlığı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı SGK vekili; davacı hakkında yapılan Kurum işlemlerinin yerinde olduğunu belirterek, verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı hakkında davalı Kurumca yapılan teşvik iptali ve yersiz faydalandırılma nedeniyle tahakkuk ettirilen fark prim borcunun iptali ve faizi ile birlikte istirdadının gerekip gerekmediğine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri aynı zamandda 331 inci maddesi ile birlikte, 5510 sayılı Sosyal Sigortaları ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 81 ile birlikte 4447 sayılı Kanunun geçici 10 ve ek 14 üncü maddesi hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.