Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/10357 E. 2024/11230 K. – İş Kazasından

Konu: İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/10357
Karar No
2024/11230
Karar Tarihi
Konu
İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2336 E., 2023/646 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Afyonkarahisar 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/204 E., 2021/309 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı işyerinde satış personeli olarak çalıştığı halde davalı işveren tarafından hızar makinası ile odun kestirildiğini, koruması olmayan makineden fırlayan parçanın davacının sağ gözüne saplanması nedeniyle görme kaybı meydana geldiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı olmak üzere 500 TL maddi tazminatın ve 100.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden faizi ile tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında maddi tazminata ilişkin talebini 318.203,58 TL olarak arttırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya iş sağlığı ve güvenliği eğitimi verildiğini, kazanın davacı işçinin kendi kusuru ile meydana geldiğini, zamanaşımı itirazında bulunduğunu, davacı işçiye yapılan ödemelerin mahsup edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 3. İhtisas Kurulu Raporu ile davacının %33.0 oranında meslekte kazanma gücünden kaybettiğinin belirlendiği, bilirkişi heyeti kusur raporunda; davalının işçisini farklı bir görevde geçici olarak görevlendirmesine karşın bu işyerinde yapacağı işi ne şekilde yapacağı ile ilgili kendisine bilgi vermediği, işten kaynaklanacak tehlikeler ve risklerle bu risklerden korunma tedbirini anlatmadığı, kullanacağı makinenin nasıl ve ne şekilde güvenli kullanacağına dair herhangi bir eğitim vermediği, işçiye herhangi bir talimat tebliğ etmediği, işçiye verilen iş gözlüğünün, işin riskine göre seçmediği, bu sebeple mevcut kazanın gerçekleşmesinde davalı işverenin %100 kusurlu olduğu, davacı kazazede işçinin kusurunun olmadığına dair rapor düzenlendiği, hesap raporu ile davacının 318.203,58 TL maddi tazminata hak kazandığının anlaşıldığı, davacının kaza sonucu yaşadığı maluliyet, kaza nedeniyle yaşadığı elem, acı, ıstırap göz önünde bulundurularak manevi tazminata hükmolunmasına karar verildiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, "318.203,58 TL maddi tazminatın 23.10.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 40.000,00 TL manevi tazminatın 23.10.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmese, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili, maluliyet, kusur ve hesap raporlarına yaptıkları itirazların dikkate alınmadığını, çelişkilerin giderilmediğini, kusur raporunda işçinin zimmetinde gözlüğün bulunduğu hususu değerlendirilmeyerek maddi hata yapıldığını, rücuan tazminat davasında davalıya % 90 kusur izafe edildiğini, davacıya toplam 16.400 TL tazminat ödemesi yapıldığını, yapılan ödemenin güncellenerek mahsubunu talep etmelerine rağmen bu hususun dikkate alınmadığını, davacının kazadan sonra işyerinde gelir kaybı olmadan çalıştığını, hesaplamanın bu nedenle dava tarihi itibariyle yapılması gerektiğini, SGK ödemelerinin mahsup edilmediğini bildirmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile SGK tahkikatı ile meydana gelen kazada işverenin % 100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, tahkikatta ayrıca savcılık soruşturmasında davacının kavak parçasını ağaçta ikiye bölerken ağaç parçasının fırlaması sonucu yaralandığı bu sırada gözünde bulunan plastik gözlüğün parçalandığı tespiti yapıldığı, biri aynı zamanda iş güvenliği uzmanı olan 3 makine mühendisi bilirkişiden oluşan heyet tarafından aynı yönde tespitte bulunulduğu ve meydana gelen kazada davalı işverenin % 100 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği, SGK tahkikat raporunda ve bilirkişi raporunda davacıya işveren tarafından koruyucu ekipman olarak temin edilen gözlüğün kırıldığı tespitinin söz konusu olduğu, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan soruşturmada da aynı husus tesbit edilmiş olup, koruyucu olarak teslim edilen gözlüğün ayrıca yaralanmaya neden olduğu, davalı tarafça kusura ilişkin yapılan istinaf talebinin reddi gerektiği, SGK Yüksek Sağlık Kurulu ve Adli Tıp 3. İhtisas Dairesi tarafından aynı oranda maluliyet belirlendiğinden ve çelişki söz konusu olmadığından maluliyete ilişkin istinaf talebinin de reddi gerektiği, tanık beyanları ile işveren tarafından yapılan ödemelerin ifa amacı taşımayan ödemeler olduğunun sabit olduğu, aksi yönde davalı işveren tarafından ispat olmadığı, davacının kazadan sonra çalışmaya devam ettiği ve kaybının olmadığı yönündeki savunmanın da davacının aynı işi maluliyetinden önceki halinden daha fazla efor sarf ederek yapabiliyor olması dikkate alındığında kabul edilebilir bir savunma olmadığı gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili kusur raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, kusur raporunda işçinin zimmetinde gözlüğün bulunduğu hususu değerlendirilmeyerek hata yapıldığını, sürekli iş göremezlik oranının yüksek belirlendiğini, davacı kazadan sonra da iş yerinde çalışmaya devam ettiğinden geçici ve sürekli iş göremezlik zararı hesaplanmasının hatalı olduğunu belirterek temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13, 16 ve 20 nci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4 üncü maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, temyiz kapsam ve sebeplerine göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/10357, K. 2024/11230, T. 18.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-10357-e-2024-11230-k-0e52c886d149