Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/10165 E. 2024/2887 K. – İş Kazasından
Konu: İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/10165
- Karar No
- 2024/2887
- Karar Tarihi
- Konu
- İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2531 E., 2023/1052 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Çan Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2021/481 E., 2022/310 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmek ve de duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 19.03.2024 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü murafaalı temyiz eden davalı adına Avukat .... ile davacı adına Avukat ... geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava özetle; müvekkilinin davalıya ait iş yerinde çalışmakta iken 21.10.2015 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğrayacak şekilde yaralandığından bahisle 760.488,86 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili özetle; iş kazasının davacının kendi kusurundan kaynaklandığını bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kazanın meydana gelişinde davacının %25, davalının %75 oranında kusurlu olduğu, kaza nedeniyle davacının %38,20 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığından bahisle maddi tazminat isteminin kabulüne, davacı lehine 40.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, dava konusu kazanın meydana gelmesinde davalının herhangi bir kusuru olmadığını, PMF tablosuna göre de hesaplama yapılması için ek rapor aldırılmadan verilen sosyal ve ekonomik barışı bozacak nitelikteki hükmün hukuka açıkça aykırı bulunduğunu, davalıyı sorumlu tutacak illiyet bağından yoksun iş kazası sonrası davalının yaptığı dekontlu 146.837,74 TL ödemenin değerlendirilmemesinin ve mahsup edilmemesinin hatalı olduğunu istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından bahisle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, hüküm altına alınan manevi tazminatın fazla olduğunu, kusur oranlarının hatalı tespit edildiğini, davacı işçinin kazanın meydana gelmesinde ağır kusuru olduğunu, İlk Derece Mahkemesinde yapılan yargılama sırasında 31.05.2022 tarihli ikinci duruşmada kusur rapoaruna karşı beyan ve itiraz süresi dolmamışken, mahkemece dosyanın hesap bilirkişisine gönderilmesine karar verildiğini, davacının dava dilekçesinde müvekkilinin %27,00 oranında malul olduğunu ileri sürdüğünden talebin aşıldığını, prosedür işletilmeden sürekli iş göremezlik oranının tespit edilmesinin doğru olmadığını, PMF yaşam tablosu yerine TRH 2010 tablosunun kullanılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, maddi zarar hesabının asgari geçim indirimi dahil edilerek yapılmasının da bozma nedeni olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe a. Davalı vekilinin manevi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Dosya içeriğine göre davacı vekilinin 760.488,86 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince davacının maddi tazminat isteminin kabulüne, davacı lehine 40.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine hükmedildiği, Bölge Adliye Mahkemesi'nin 08.06.2023 tarihli kararı ile istinaf yoluna başvuran davalının istinaf istemlerinin esastan reddine karar verildiği gözetildiğinde, hüküm altına alınan manevi tazminat miktarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir. b.Davalı vekilinin diğer hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369'uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371'inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 417 inci maddesi, 5510 sayılı Kanunun 13, 16 ve 20 inci maddeleri ile 492 sayılı Harçlar Kanunun 8 inci ve 31 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamından davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvururken hüküm altına alınan manevi tazminatın miktarı yönünden açık bir itiraz ileri sürmediği halde davalı tarafın istinaf başvurusunu esastan reddeden Bölge Adliye Mahkemesince istinaf karar harcı ile ilgili hüküm kurulurken manevi tazminat üzerinden de harç alınması yerinde görülmemiştir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370'inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1.Davalı vekilinin manevi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine, 2. Bölge Adliye Mahkemesi kararı hüküm fıkrasının istinaf karar harçlarına ilişkin ikinci paragrafının tamamen silinerek yerinde geçmek üzere "Alınması gerekli harç 51.948,99 TL olduğundan, yatırılan 13.670,35 TL harcın mahsubu ile bakiye 38.278,64 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına," ibarelerinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Davalı yararına takdir edilen 17.100 TL duruşma avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.