Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/10097 E. 2023/10881 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/10097
Karar No
2023/10881
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2016/568 E., 2023/468 K. KARAR : Ret Taraflar arasında görülen kurum işleminin iptali ile ölüm aylığının kesilme tarihinden itibaren yeniden bağlanması davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekilitarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Kurumdan emekli sandığına bağlı babası ... üzerinden 1987 yılından itibaren yetim aylığı aldığını, 01.03.2012 tarihinde üç aylık maaşını almak için bankaya gittiğinde maaşının kesildiğini öğrendiğini, Kurum tarafından yapılan incelemede eşiyle muvazaalı boşanma olduğundan bahisle 5510 sayılı Kanunun 56 ncı maddesine göre borç çıkarıldığına dair yazının tebliğ edildiğini, maaşın haksız yere kesildiğini, davacının 25 yıl önce 1987 yılında eşinden boşandıktan sonra bu süre içinde hiçbir zaman bir araya gelmediklerini ileri sürerek, kurumca kesilen yetim aylığının kesilme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tekrar bağlanarak ödenmesine karar verilmesini istemiştir. II.CEVAP Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu belirterek, reddini istemiştir. III.MAHKEME KARARI Mahkemenin 18.12.2013 tarihli ve 2012/267 - 2013/1027 E.K. sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili tarafından temyiz isteminde bulunması üzerine Dairemizin 20.05.2014 günlü ve 2014/7941 - 2014/11530 E.K. sayılı ilamı ile İnceleme konusu davada; davacı ve boşandığı eşinin MERNİS ve Muhtarlıktan gelen adreslerinin aynı bina farklı daireler olduğu, davacının 43 nolu dairede davacı boşandığı eşinin ise 21 numaralı dairede oturduğu, ancak sosyal güvenlik denetmen raporu ekindeki 20.09.2011 tarihli Muhtarlık yazısında ve davacının SGK'ya hitaben yazdığı 07.12.2005, 22.03.2010 tarihli dilekçelerde davacının kapı numarasının 21 olduğu, yine zabıta raporunda 30.07.2012 tarihli apartman görevlisi ...'nın imzalı ifadesi ile 43 numaralı dairede davacının hiç oturmadığını beyan ettiği anlaşıldığından, tutanak tanıkları ... ve ... dinlenmeli, davacı ve boşanılan eş adına kayıtlı su, elektrik ve telefon abonelik kayıtları celbedilmeli, MEDULA sistemi ile GSM kayıtlarında yer alan adres bilgileri tarihleri ile birlikte istenilmeli bu suretle “Boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama” olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği, toplanan kanıtlar ışığı altında değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre hüküm kurulması gerektiği belirtilerek, eksik inceleme ve araştırma ile verilen hüküm bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 04.02.2016 tarihli ve 2014/598-2016/89 E.K. sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, tüm dosya kapsamı, 26.12.2013 tarihli sosyal güvenlik kontrol memuru raporu, davacıya ait form 5 belgesi, toplanan deliller ve dinlenen tanık beyanlarına göre; davacının ... Mah... Sok N:36/21 Şişli-..., boşandığı eski eşi ...'ın ... İtfaiye Cad .. Mah N:18 (...Mah) ... adresinde ikamet ettikleri, dolayısıyla davacı ile eski eşinin boşandıktan sonra fiilen birlikte yaşamalarının söz konusu olmadığı, tutanak içeriğinin aksinin ispatlandığı anlaşıldığından, davanın kabulüne karar verilmiştir. C. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili tarafından temyiz isteminde bulunması üzerine Dairemizin 30.05.2016 günlü ve 2016/8397-2016/8852 E.K. sayılı ilamı ile "...uyuşmazlık konusu dönem bakımından, seçmen bilgi kayıtlarının tamamı getirtilmeli, MEDULA sisteminde kayıtlarda görülen adresler ilgili sağlık kuruluşlarından araştırılmalı, ilgili Nüfus Müdürlüklerinden sağlanan nüfus kayıt örnekleri ile yerleşim yeri ve diğer adres belgelerinden yararlanılmalı, adres değişiklik ve nakillerine ilişkin bilgilere ulaşılmalı, bildirilen ve dinlenilmesi istenilen tanıkların ifadeleri alınmalı, özellikle 22.03.2010 tarihli davacının kuruma aylık bağlanması için vermiş dilekçede kapı numarasını 21 olarak beyan etmesi ve bozma sonrası dinlenen ve komşu olan tanığın, davacının binanın 21 numaralı dairesinde (davacının boşandığı eşinin mernis adresi) oturduğunu beyan etmesi de dikkate alınarak, “boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama” olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği, toplanan kanıtlar ışığı altında değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır" şeklindeki gerekçeyle eksik inceleme ve araştırma sonucu verilen karar bozulmuştur. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 30.05.2023 tarihli ve 2016/568-2023/468 E.K. sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ile dosya içerisine alınan adres bilgileri, MEDULA kayıtları, GSM kayıtları ve diğer kurum kayıtları birlikte değerlendirildiğinde, davacı ile davacının eski eşinin sadece kayden değil fiilen de aynı adreste birlikte yaşadıkları kanaatine varıldığından, davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, soyut karinelere dayanıldığını, tanık olarak dinlenen müşterek çocukların beyanlarına itibar edilmediğini, seçmen kayıtları ve medula kayıtlarının fiili birlikteliğin kabulü için yeterli olmadığını, bozma ilamı sonrası verilen beyan dilekçesinin dikkate alınmadığını, dosya kapsamı itibariyle muvazaalı boşanma ve fiili olarak birlikte yaşama olgusunun ispatlanamadığını belirterek, kararın temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hak sahibi konumundaki davacıya bağlanan ölüm aylığının 5510 sayılı Kanun hükümleri gereğince kesilmesine dair kurum işleminin iptali ile aylığın kesilme tarihi itibarıyla yeniden bağlanmasına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 ncü maddesinin 2 nci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin 7, 8, 9 uncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrası, 5510 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi. 3. Değerlendirme 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 07.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/10097, K. 2023/10881, T. 07.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-10097-e-2023-10881-k-ee09ff501e58