Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/669 E. 2023/2313 K. – Rücuen Tazminata
Konu: Rücuen Tazminata Dayalı İcra Takibine, İtirazın İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/669
- Karar No
- 2023/2313
- Karar Tarihi
- Konu
- Rücuen Tazminata Dayalı İcra Takibine, İtirazın İptali
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/4990 E., 2022/1211 K. HÜKÜM/KARAR : Davacının istinaf başvurusunun kısmen, davalıların istinaf başvurusunun tam kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2017/947 E., 2019/371 K. Taraflar arasındaki rücuen tazminata dayalı icra takibine, itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine, davalı tarafın kötü niyet tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ile davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı başvurusunun kısmen davalılar başvurusunun tam kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine, davalı tarafın kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ... şirketine trafik sigortalı, davalıların sürücüsü ve işleteni olduğu aracın, alkollü sürücünün sevk ve idaresinde iken başka bir araca çarparak bu araçta bulunan yolcunun ölümüne neden olduğunu, davacı ... tarafından ölen yolcunun yakınları tarafından açılan tazminat davası neticesinde verilen karar gereğince destekten yoksun kalma tazminatı için 210.315,00 TL ödeme yapıldığını, müvekkilinin rücu hakkının doğduğunu, bu nedenle ödenen bedelin rücuen tahsili için davalılara yönelik başlatılan icra takibine davalıların itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve alacağın asgari %20'si kadar icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın davacıya sigortalı araç sürücüsü ...'ın alkollü olmadığını bilmesine rağmen kötü niyetli bir şekilde icra takibi başlattığını, ...'ın kanında çıkan etanol miktarının sadece alkolden dolayı meydana gelmediğini, bu etanolün kanda çıkmasına bir kısım yiyecek ve içeceklerin de sebebiyet verebileceği hususu ve dahası kanda çıkan 13,3 etanolün promil değerinin yasal sınırların çok altında olduğunu, bu nedenle davalı müvekkili ... yararına % 20 den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalı ...'ın kanında 13.3 pozitif etanol tespit edildiği ancak 13.3 etanol miktarı promile çevrildiğinde 0.13 promil olup yasal sınırın çok altında olduğunu, etanol miktarının sadece alkolden dolayı meydana gelmediği, bu etanolün kanda çıkmasına bir kısım yiyecek ve içeceklerin de sebebiyet verebileceğini, ayrıca Ceyhan Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılamada alkol tespitine dayalı ceza artırımı uygulanmadığını, davacının haksız takibinden dolayı asıl alacağın asgari % 20'si oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; toplanan delillere göre kazanın münhasıran sigortalı araç sürücüsünün alkollü olmasından kaynaklanmadığı, rücu koşullarının somut olayda gerçekleşmediği, bu suretle davacının davasının reddinin gerektiği, ayrıca Ceyhan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/351 Esas, 2014/517 Karar sayılı dosyası kapsamında davacının rücu koşullarının gerçekleşmediğini bilmesi nedeniyle takip başlatmakta kötüniyetli olduğu gerekçesiyle davanın reddine, davacı alacaklı takibi başlatma da kötüniyetle bulunmakla dava konusu alacağın (214.624,17 TL) % 20 si oranında 42.924,83 TL kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalılara verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili sigorta şirketi yararına rücu koşullarının gerçekleşmesi nedeniyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ve koşulları gerçekleşmemesine rağmen kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalılar vekilleri istinaf dilekçesinde; konusu para veya para ile değerlendirilebilen davalarda nispi vekalet ücretinin dava değeri üzerinden hesaplanması gerekirken, İlk Derece Mahkemesince kötüniyet tazminatı üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, dava dosyasında iki adet davalı bulunduğu ve her bir davalının kendisini farklı vekil ile temsil ettirmesine rağmen tek vekalet ücretine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda, aralarında nöroloji uzmanı doktor bilirkişinin de bulunduğu bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 31.01.2019 tarihli raporda, davacıya sigortalı araç sürücüsü ...'ın kazanın gerçekleştiği sırada 0,13 promil alkollü olduğu, alkol düzeyinin yasal sınırın çok altında olması nedeniyle kazanın münhasıran alkolün etkisi altında meydana gelmediği yönünde görüş açıklandığı, meydana gelen kazanın münhasıran sigortalı araç sürücüsünün, alkolün etkisiyle güvenli sürüş yeteneğini kaybetmiş olmasından kaynaklandığı kabul edilemeyeceğinden bu husustaki istinaf başvurusunun yerinde olmadığı; davanın sürücü ... yönünden pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi ve davalı yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile sürücü aleyhine açılan davanın esastan reddine karar verilerek nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu; Ceyhan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2013/351 Esas, 2014/517 Karar sayılı dosyasında, davacı yararına rücu koşullarının gerçekleşmediği, kazanın münhasıran sigortalı araç sürücüsünün alkolün etkisiyle güvenli sürüş yeteneğini kaybetmiş olmasından kaynaklanmadığı yönünde kesinleşmiş bir tespit bulunmadığı, davacının rücu koşullarının gerçekleşmediğini bildiğinden ve başlattığı icra takibinde kötüniyetli olduğundan ve davalı tarafça davacının kötüniyetli olduğunun ispat edildiğinden söz edilemeyeceği, bu durumda davalı tarafın kötüniyet tazminatı isteminin koşullarının gerçekleşmemesi nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile istemin kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu; davanın esastan reddine karar verildiği hallerde, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince dava değeri üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, somut olayda ise İlk Derece Mahkemesince hatalı değerlendirme ile dava değeri üzerinden değil, hükmedilen kötü niyet tazminatı üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedildiği, davalı tarafın bu hususa temas eden istinaf başvurusunun yerinde olduğu gerekçeleriyle, davacının istinaf başvurusunun kısmen ve davalıların istinaf başvurusunun tam kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle, davalı ... ile ilgili davanın pasif husumet yokluğundan reddine, davalı ... yönünden davanın reddine, davacı alacaklının takip başlatmada kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından davalı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; icra takibinde borçlu olan davalı ... kazaya karışan aracın sürücüsü olması nedeni ile rücuen alacak davasının tarafı olup davanın esastan reddi yerine pasif husumetten reddedilerek davalı lehine nispi yerine maktu vekalet ücreti hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davacı tarafın dava konusu kazanın münhasıran alkol etkisi ile oluşmadığını bilebileceği halde kötüniyetli olarak davalılar aleyhine icra takibi başlatmış olduğunu, davalı taraf yararına alacağın %20'si oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmemiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafın dava konusu kazanın münhasıran alkol etkisi ile oluşmadığını bilebileceği halde kötü niyetli olarak davalılar aleyhine icra takibi başlatmış olduğunu, davalı taraf yararına alacağın %20'si oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmemiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosyanın görevsizlikle geldiği İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/52 Esas sayılı dosyası bakımından görevsizlik vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi nedeniyle, karşı araçta ölen yolcu yakınlarının zararını ödeyen sigorta şirketinin kendi sigortalısına ve araç sürücüsüne karşı açtığı rücuan tazminat istemine dayalı icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 48 inci maddesi, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 97 nci maddesinin 1 inci fıkrası. 3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Değerledirme bölümünde açıklanan sebeplerle, davalı ... vekili ile davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ... ve davalı ...'a yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.