Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/10055 E. 2023/10816 K. – Kurum İşlemin
Konu: Kurum İşleminin İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/10055
- Karar No
- 2023/10816
- Karar Tarihi
- Konu
- Kurum İşleminin İptali
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1306 E., 2023/1581 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Devrek 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2022/126 E., 2023/34 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının yurtdışı borçlanması yaptığını ve 01.09.2017 tarihinde emekli olduğunu, SGK Başkanlığının 13.07.2021 tarihli yazısı ile, davacının emekli aylığının durdurulduğunu tebliğ ettiğini, davacının 19.08.2015 tarihinde ... nolu iş yerinde 1 gün çalıştığının tespiti ile yaşlılık aylığının tekrar bağlanmasını, alamadığı maaşlarının yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının çalıştığını iddia ettiği 19.08.2015 tarihinde ...'e ait işyerinde bordrolu çalışanların yurt dışında ikamet ettiği, aynı zamanda SGK denetim raporu incelendiğinde bordrolu çalışanların fiili çalışması olmadığından hizmet bildirimlerinin iptal edildiği, bu nedenle bu kişilerin tanık olarak dinlenmediği, davalının çalıştığını iddia ettiği işyerine komşu işyerlerinin bordrolu çalışanlarının kamu tanığı olarak dinlenildiği, işyeri sahibi olan ...'in davacının kendi işyerinde çalışmadığını beyan ettiği, komşu işyeri tanıklarının davacının çalışmasına dair bilgileri olmadığını beyan ettiği, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının ...'e ait işyerinde çalıştığının ispatlanamadığı, SGK denetim raporunun aksinin ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili; denetim raporunun mevzuata uygun olarak düzenlenmediğini, süresinde sonuçlandırılmadığını, iş yerinde çalışanların ifadelerinin eksik alındığını, birçok çalışanın ifadesinin ise fiili çalışmadan yıllar sonra alındığını, davacının zaten 1 gün sigortalı olarak işyerinde çalışığını, işverenin kendisini işyerinde görmemesinin onun o gün işyerinde çalışmadığını göstermediğini, sürekli birbiriyle çelişen ifadeler veren tanık Raşit Kökenin beyanlarının karara esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, 8 yıl önce yapılan bir günlük kısa süreli çalışmaların sadece komşu işyerleri tanık beyanları ile tespitinin mümkün olmadığını, işyerinde çalışan tek bir bordro tanığı dahi dinlenmediğini, dinlenen komşu işyerleri tanıklarının işyerinde sadece 1 gün çalışan davacıyı tanımamasının normal olduğunu, davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını belirterek istinaf talebinde bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava dışı ... adına tescilli iş yerinden 4-a kapsamında 19.08.2015 tarihinde bir gün çalışmasının bildirildiği, yurt dışı borçlanmasının da 4-a kapsamında tescili bulunması nedeniyle 4-a kapsamında yapıldığı, davacının yurt dışı borçlanması sonrasında 4-a kapsamında yaşlılık aylığı bağlandığı, Kurum denetimi sonrasında bildirimi yapılan bir günlük çalışmanın gerçek çalışma olmaması nedeniyle iptal edildiği, iptal edilen 4-a kapsamındaki bildirimi nedeniyle davacının yurt dışı borçlanmasının 4-a kapsamında değerlendirilemeyeceğinden yaşlılık aylığının durdurularak borç kaydedildiği, dinlenen komşu iş yeri tanık beyanları, işverenin beyanları, denetim raporundaki iş yerinin kapsam ve kapasitesine göre davacının çalışmalarının fiili ve gerçek bir çalışma olmadığı, davacı gibi aynı iş verenden bir günlük bildirimi yapılan ve seri halde kuruma karşı dava açan sigortalıların bir günlük bildirimlerinin yapıldıktan kısa bir süre sonra 4-a kapsamında yurt dışı borçlanmasını yaparak yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunduğu, dava dışı işverene ait iş yerinden aynı günde birden çok Almanya'dan kısa süreli yurda gelen vatandaşların bildirimin yapıldığı, iş yerinin kapsam ve kapasitesine göre bildirimi yapılan ve sürekli çalışması olan işçiler bulunduğundan bunlar dışında da aynı gün birden fazla sigortalı çalıştırılacak mahiyette bulunmadığı, çalışmanın fiili ve gerçek bir çalışma olmadığı, davacının 4-a kapsamında tahsis talep tarihi itibari ile yaşlılık aylığına hak kazanamadığı, Kurum işleminin yerinde olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, Mahkemece dönem bordrosundan tek tanığın dahi dinlenmediğini, davacının 1 gün sigortalı olarak çalıştığını, primlerinin ödendiğini, Mahkemece yeterli araştırma yapılmadan karar verildiğini belirterek temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 19.08.2015 tarihindeki 1 günlük hizmetinin Kurumun denetim raporuna dayalı olarak fiili olmadığı gerekçesi ile iptali sonucu, davacının yurt dışı borçlanma statüsünün değişmesi nedeniyle yaşlılık aylığının iptal edilmesine ilişkin kurum işleminin iptali, aylığın tekrar bağlanması ve faizi ile ödenmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanunun 86 ncı maddesidir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.