Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/10041 E. 2024/12487 K. – İş Kazasından

Konu: İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/10041
Karar No
2024/12487
Karar Tarihi
Konu
İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/744 E., 2023/1116 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2014/960 E., 2023/105 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulü ile birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda,; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, 23.12.2013 tarihinde davalıya ait iş yerinde geçirdiği iş kazası nedeni ile kolunun koptuğunu, davalının, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili gereken önlemleri almaması nedeni ile kazanın vuku bulduğunu belirterek, belirsiz alacak davası olarak 250,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 2.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL efor kaybı zararının faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili birleşen dava dilekçesi ile fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 1.081,22 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.263.678,45 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.000.000,00 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iş yerinde gereken önlemlerin alındığını, kazanın davacının kendi kusuru ile vuku bulduğunu belirtilerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; Sosyal Güvenlik Kurumunun 17.05.2016 tarihli müzekkeresi ile olayın iş kazası olduğuna karar verildiğinin bildirildiği, Sosyal Güvenlik Kurumu Kurum Sağlık Kurulunun 11.05.2015 tarihli raporunda maluliyetin %77 olduğunun tespit edildiği, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun 21.05.2018 tarihli raporunda maluliyetin %77 olduğunun tespit edildiği, tarafların kusur durumlarının tespiti açısından A sınıfı iş güvenliği uzmanlarından oluşan üç kişilik heyetten alınan 13.02.2017 tarihli kusur raporunda, meydana gelen iş kazasında davalı işverenin %70, kazazede işçinin ise %30 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, davacının hükümlü ve cezaevinde olduğu görülmekle Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 2016/7716 Esas, 2017/1126 Karar sayılı ilamı doğrultusunda davacı hakkında düzenlenen müddetnamede belirtilen sürelerde çalışamayacağı dikkate alınarak maddi zararın hesaplandığı, 16.01.2023 tarihli aktüerya raporu doğrultusunda davacının 1.592.929,10 TL maddi zararı olduğu tespit edilmekle taleple bağlı kalınarak ıslah doğrultusunda 328.008,61 TL’ye asıl davada hükmedildiği, birleşen dava yönünden ise davacının (1.592.929,10-328.008,61=) 1.264.920,49 TL maddi tazminat alacağı olduğu resen hesaplanmakla taleple bağlı kalınarak hüküm kurulduğu, tarafların mali içtimai durumu, paranın alım gücü, olayın meydana geliş şekli, olay tarihindeki rayiçler, kusur durumu, manevi tazminatın niteliği dikkate alınarak takdiren 200.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığı gerekçesi ile asıl davanın kabulü ile 328.008,61 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 23.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, birleşen davanın kısmen kabulü ile 1.264.759,67 TL maddi tazminatın ve 200.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 23.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili kolunu kaybetmiş olmasına rağmen hükmedilen manevi tazminat miktarının çok düşük olduğunu, aktif dönem zararı hesaplamasında 30.04.2016-25.12.2032 arası dönemde davacının gelir getirici bir işte çalışamayacağından bahisle dışlanmasının hukuka aykırı olduğunu, hesap hatalarına itirazlarının da değerlendirilmediğini belirterek, Mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu olaya ilişkin Akyazı Asliye Ceza Mahkemesinin 05.11.2015 tarih ve 2014/441 Esas, 2015/506 sayılı kararında, davalı işveren yetkililerine %5'er (toplam %10) oranında kusurlu bulunmaları sebebiyle ceza verildiğini ve bu kararın Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2017/8232 Esas, 2019/4346 Karar sayılı ilamı ile 01.04.2019 tarihinde kesinleştiğini, ceza dosyasında keşif sonucu tanzim edilen bilirkişi raporunda davacıya asli kusur atfedilirken, daha sonraki tarihli eldeki tazminat dosyasında düzenlenen bilirkişi raporlarında %30 oranında kusurlu atfedilmesinin gerçeğe aykırılık oluşturduğunu, kusur raporlarında müvekkili işverenin %70 kusur oranının içerisinde dava dışı ... ve ... 'ye ait %5'er kusur oranlarının olduğunun belirtildiğini, ceza dosyasında işveren olarak tüzel kişilik cezalandırılamayacağı için işveren adına yetkililerinin şahıslarına bu kusur verildiğinden, kesinleşmiş olan ceza dosyasındaki toplam %10'luk kusur oranının, eldeki davada davalı olan müvekkili işverene izafe edilen kusur oranı olduğunu, kesinleşmiş ceza hükmündeki %10'luk kusur oranından uzaklaşılarak müvekkili işverene %70 oranında kusur yüklenmesinin hatalı olduğunu, ceza dosyasındaki kusur raporu ile eldeki dosyadaki rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi için yeniden bir kusur raporu alınması gerektirdiğini, maluliyet oranının belirlenmesi amacıyla Adli Tıp Üst Kurulundan rapor alınması gerekirken bu husus göz ardı edilerek hatalı hüküm kurulduğunu belirterek, Mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın kabulü ile birleşen davanın kısmen kabulüne dair İlk Derece Mahkemesi kararının tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü beyanlarını tekrarla Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi, 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı alınmayan temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/10041, K. 2024/12487, T. 05.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-10041-e-2024-12487-k-27de1c9e9660