Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2022/9288 E. 2022/12130 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/9288
- Karar No
- 2022/12130
- Karar Tarihi
Bölge Adliye Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi No : Dava, hizmet ve prime esas kazancın tespiti istemine ilişkindir İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesince taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi kararının davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. I-İSTEM: Davacı vekili, davacının davalı şirkete ait ... ... isimli işyerinde 20.07.2015-19.12.2015 tarihleri arasında aylık 2.750,00 TL net ücretle aşçı olarak çalıştığını, ancak davacının sigortasının yapılmadığını belirterek, davacının 30.07.2015-19.12.2015 tarihleri arasında sigortalı olarak gösterilmeyen tüm günlerin tespitine, primlerin o tarihte aldığı maaş üzerinden hesaplanarak toplam kazanca dahil edilmesine karar verilmesini istemiştir. II-CEVAP: Davalı şirket, davanın reddini istemiştir. Davalı Kurum vekili, davanın reddini istemiştir. III-MAHKEME KARARI: A-İLK DERECE MAHKEME KARARI Mahkemece, “her ne kadar davalı davacı ile aralarında hizmet akdi olmadığını, davacının dışarıdan aldıkları yemeği getiren firma adına çalıştığını beyan etmiş ise de, buna ilişkin herhangi bir delil sunamadığı, yemeğin dışarıdan alındığına ilişkin herhangi bir fatura, irsaliye gibi ticari kayıt sunulmadığı, ... tanığı, ... ve ... beyanlarından; davacının gece yarısı işyerine gelip diğer çalışanların mesai başlangıcına kadar işyerinde çalıştığı, aşçı olarak yemekleri hazırladığı, bu şekilde çalıştığı anlaşıldığından ... tanıklarının beyanları ile iddianın ispat edildiği kanaati ile davalı işyerinde 30.07.2015-19.12.2015 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak çalıştığının tespitine karar vermek gerekmiş, davacı bilirkişi raporuna beyan dilekçesi ile hizmet başlangıcı yönünden maddi hata talebinde bulunmuş ise de, talep sonucuna göre yargılama yapıldığı, ayrıca davacı vekilinin de katıldığı ön inceleme duruşmasında uyuşmazlık konusunun davacı vekilinin de imzası alınarak talep sonucua göre tespit edildiği anlaşıldığından davacının maddi hataya ilişkin beyanına itibar edilmemiş, prime esas gerçek ücret tespiti talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise, davanın niteliği gereği, çalışma olgusunun her türlü delille ispatlanabilmesine karşılık ücretin ispatında bu denli bir serbestlik söz konusu olmadığı, çalışma olgusunun her türlü delille kanıtlanması olanağı bulunmakla birlikte; Hukuk Genel Kurulu’nun 2005/21-409 E., 2005/413 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 288. maddesindeki yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunduğu, somut olay incelendiğinde dosyada davalı işveren tarafından davacıya ücret ödemesine ilişkin herhangi bir belge bulunmadığı, iddianın ispatı yönünde yazılı delil ve yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler olmadığından iddianın usule uygun deliller ile kanıtlanamadığı” gerekçesiyle Davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi ile, 1-a) Davacının ....06 sicil sayılı davalı işyerinde 30.07.2015-19.12.2015 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak asgari ücret ile sürekli ve kesintisiz olarak çalıştığının tespitine, b) Fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesi, “ davalı şirket adına lokanta işinden tescilli ... sicil numaralı işyerinin 25/02/2015-17/02/2017 tarihleri arasında yasa kapsamında olduğu, davacının davalı işyerinden ihtilaflı dönemde bildirilen hizmetinin bulunmadığı, davacı ve davalı tanıklarının yanı sıra ... tanıklarının beyanlarına başvurulduğu, davacının, davalı işyerinde, davacı vekilinin, dava dilekçesinde ve ön inceleme celsesinde beyan ettiği tarihlerde çalışma iddiası ispatlandığı gibi mahkemenin prime esas kazanca dair herhangi bir yazılı delilin bulunmaması sebebi ile bu talebin reddine dair kararında, maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık olmadığı” gerekçesiyle Davacı vekili, davalı .... Tic. Ltd. Şti. vekili ile davalı Kurum vekilinin istinaf istemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca sastan reddine karar vermiştir. IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ: Davalı şirket vekili, tek tanığın beyanıyla davacının 30.07.2015 tarihinde işe başladığı yönünde hüküm kurulmasının yasaya aykırı olduğunu, davacının kendisine ait yemek firması bulunduğunu, davalı işyerinin yeni açıldığı dönemde davalı işyerine dışardan yemek verdiğini ve dava konusu olan dönemde (toplamda) yalnızca 1-2 gün işyerine geldiğini, yeni işe başlayan aşçılara eğitim verdiğini, davacının hizmet akdine tabi herhangi bir çalışması olmadığını, davacının işyerinin kendisi adına kayıtlı olmadığını, ancak resmi kayıtların eşinin adına olduğunu haricen öğrendiklerini belirterek temyiz kanun yoluna başvurmuştur. Davalı Kurum vekili, davanın reddi gerektiğini belirterek temyiz kanun yoluna başvurmuştur. V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME: Davanın yasal dayanağı, 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesi ile 5510 sayılı Yasa’nın 86. maddesidir. Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır. Yukarıdaki yasal düzenlemeler ve açıklamalar ışığında, dava değerlendirildiğinde; Mahkemece, öncelikle HMK 31. maddesi kapsamında davacıdan, işyerinde kimlerle çalıştığı, davalı işyerinde hangi işleri yaptığı, kendi nam ve hesabına çalışması olup olmadığı, ne kadar süre çalıştığı sorulup talebi açıklattırılarak dava konusu talep somutlaştırılmalı, davacının davalı işyerinde tek aşçı olarak mı çalıştığı, uzmanlık alanının ne olduğu, başka aşçılar olup olmadığı, bölümü tam olarak belirlenip, kendisinden önce ve sonra çalışan aşçılar ve diğer işçilerin tespiti ile bilgi ve görgüsüne başvurulmalı, davacının vergi kaydı, meslek odası ve esnaf sicil kaydı bulunup bulunmadığı geniş kapsamlı olarak araştırmalı, davalı işyerindeki çalışmaları haricinde başka işler yapıp yapmadığı araştırılarak yapıyorsa, mahkemece re'sen araştırma ilkesi doğrultusunda kısmi zamanlı çalışma hususu irdelenmeli; davacının, davalı işyerinde yaptığı aşçılık faaliyetini periyodik olarak hangi sıklıkta (saat/gün/ay) yaptığı ve bunun için ne kadar zaman harcadığı araştırılmalı, günde kaç saat hizmet verildiği, haftalık ve aylık çalışma süreleri belirlenmeli, sonrasında değinilen 63. madde kapsamında 7,5 saatlik çalışmanın 1 iş gününe karşılık geldiği nazara alınarak hüküm altına alınması gereken aylık çalışma süresi belirlenmelidir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi kararının HMK'nın 373/1. Maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 10.10.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.