Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2022/9279 E. 2023/515 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/9279
- Karar No
- 2023/515
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/169 E., 2021/2263 K. DAVACI-BİR. DAVALI : ... vekili Avukat ... DAVALI-BİR.DAVACI : ... Başkanlığı vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 16.12.2016 KARAR : Asıl Davanın Kabulü/Birleşen Davanın Kısmen Kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 25. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/1473 E., 2019/201 K. Taraflar arasındaki asıl davada davalı Kurumca davacıya ödenen yersiz ödeme miktarının tespiti, birleşen davada itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın asıl dava davalı-birleşen dava davacısı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına yeniden hüküm kurmak suretiyle asıl davanın kabulüne birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl dava davacı/birleşen dava davalı vekili ile asıl dava davalı/birleşen dava davacısı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA 1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya 01.01.1994 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığını, daha sonra yurt dışında bir süre çalışmaya devam ettiğinden bağlanmış olan aylıkların 17.06.2009 tarihinde iptal edildiğini, 01.01.1994 - 17.06.2009 tarihleri arasında ödenmiş olan 37.292,32 TL tutarındaki yaşlılık aylığı ve 43.442,69 TL tutarındaki yasal faizi olmak üzere toplam 80.735,01 TL tutarındaki yersiz ödeme borcunun tahsili için kurumun icra takibine geçtiğini, müvekkilinin yurt dışında çalışmadığı dönemlerde yaşlılık aylığına hak kazandığı iddiasıyla dava açıldığını ve kesinleşen mahkeme kararı ile 16.06.1995 - 31.03.1999 tarihleri arasında yurt dışında çalışmadığı sabit olduğundan müvekkiline 01.11.2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığını, 01.11.2008 - 16.04.2011 tarihleri arasında hak kazandığı 24.570,29 TL tutarındaki yaşlılık aylıklarının 16.04.2011 tarihi itibarı ile geçmiş dönem borcuna karşılık mahsup edildiğini, 02.06.2011 tarihinde haricen 429,71 TL ödeme yapıldığından davalı kuruma "yersiz ödeme borcu sebebiyle'' toplam 25.000,00 TL ödendiğini, davalı kuruma, yapılan 25.000,00 TL'lik ödemenin değerlendirilmesi ve müvekkilinin sorumlu olduğu yersiz ödeme borcunun yeniden hesaplanması istenmesine karşılık kurumca isteklerinin cevaplandırılmadığını, kurumun yeni bir hesaplama yapmadan başvuruya bırakılan ... 5. İcra Müdürlüğünün 2016/14019 esas sayılı dosyası üzerinden 80.735,01 TL nin ödenmesi için müvekkiline ödeme emri tebliğ ettiğini ve itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek sorumlu oldukları borç aslı ve faizlerini tespiti suretiyle fazladan talep edilen kısmın iptaline karar verilmesini talep etmektedir. 2.Birleşen davada davalı-davacı SGK vekili dava dilekçesinde; davalı aleyhine açılan ... 5. İcra Dairesinin 2016/14019 Esas sayılı takip dosyasında vaki borca itirazın iptali ile takibin devamına ve %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 21.09.1998 - 16.10.2008 tarihleri arasında yurt dışında sigortalı çalıştığı için davacıya 50.244,92 TL yersiz ödeme yapıldığı ve işten ayrıldığı 01.11.2008 tarihinden itibaren yeniden aylık ödenmeye başlandığını, ... 1. iş Mahkemesinin kararı ile 16.06.1995 - 31.03.1999 tarihlerinde yurt dışında işsisizlik, hastalık ve sosyal vardım almadığı anlaşıldığından ve yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine karar verildiğinden 01.04.1999 - 16.10.2008 tarihleri arası yersiz aylık ödemesinin yeniden hesaplandığını ve davacıya 50.809,43 TL yersiz ödeme yapıldığını belirlendiğini, davacı tarafından açılan davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir. 2. Birleşen davada, davalı vekili ise bu dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde iş bu dosya dava dilekçesindeki beyanlarını yenileyerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile asıl dava yönünden; davanın kabulü ile; davacının dava tarihi itibariyle davalı kuruma 7.861.34 TL asıl alacak ve 2.519,94 TL yasal faiz olmak üzere toplam 10.381,28 TL borçlu olduğunun tespitine, birleşen dava yönünden; 1-Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davalı tarafın ... 5. İcra Dairesinin 2016/14019 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin 7.861.34 TL asıl alacak, bu alacağa 26.05.2013 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak kaydı ile devamına, %20 icra inkar tazminatı talebinin kabulüne, 1.572,27 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı-birleşen davanın davacısı olan SGK vekili istinaf başvurusunda; 3201 sayılı yasa kapsamında yurt dışı hizmetlerinin borçlanarak yaşlılık aylığı bağlanan davacının 21.09.1998 ile 16.10.2008 tarihleri arasında yurt dışında çalıştığı ve sosyal yardım alması nedeniyle aylıklarının bu dönem bakımından kesilerek 01.11.2008 tarihi itibariyle yeniden bağlandığını, buna ilişkin olarak ... 1. İş Mahkemesinde açılan 2013/477 esas ve 2015/309 karar sayılı kararı ile davacının 16.06.1995 ile 31.03.1999 tarihleri arasındaki dönem hariç olmak üzere aylık alamayacağının belirlendiğini, aylık alabileceği dönem dışlanmak suretiyle 37.291,32 TL asıl alacak ve 43.442,69 TL işlemiş faiz olmak üzere yersiz ödemenin tahsili için icra takibi yaptıklarını, davacının 96/a maddesi uyarınca iade ile yükümlü olduğunu, bu konuda mahkemenin aldığı 25.05.2017 tarihli ilk bilirkişi raporunun yerinde olması nedeniyle mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Toplanan deliller, Dairemizce alınan 26.10.2021 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; kesinleşen mahkeme kararına göre yersiz aylık dönemi 01.04.1994-15.06.1995 ile 01.04.1999-31.10.2008 arası olup, Kurumun yetkili organının yersiz aylık tespit tarihinin aylığın 28.05.2009 tarihinde durdurulması, 25.09.2008 tarihli Alman Sigorta Merciinin hizmet cetveli ve Kurumun 14.04.2011 tarih ve 6924649 sayılı yazısı da dikkate alındığında 13.10.2008 tarihi olduğu, davacının tekrar çalışmaya başladığını bildirmeyerek kötü niyetli olduğu ve 96/a maddesi uyarınca iade ile yükümlü olduğu kabul edildiğinde 13.10.2008 tarihinden geriye doğru 10 yıllık süreye ait yersiz ödemeleri iadesi gerektiği, buna göre 01.04.1999 ile 31.10.2008 tarihleri arasında yersiz ödenen aylıkların ödeme tarihlerinden işleyen faiz tutarından sorumlu olduğu, 01.11.2008 tarihinden itibaren tekrar aylık bağlanması nedeniyle hak edilen aylıkların 16.04.2011 tarihinde asıl alacak borcundan mahsubu gerektiği, ayrıca 02.06.2011 tarihinde ödenen 429,71 TL de mahsup edildiğinde, asıl dava yönünden dava tarihi itibariyle davacının 19.821,46 TL asıl, 56.104,60 TL işlemiş faiz borcunun bulunduğu, birleşen dava yönünden ise; ... 5. İcra Müdürlüğünün 2016/14019 sayılı icra takibinin 19.821,46 TL asıl alacak ve 43.442,69 TL işlemiş faiz yönünden (taleple bağlı kalınarak) devamı gerektiği sonucuna varıldığı belirtilerek, 1.6100 sayılı HMK'nın 356 ve 359. maddeleri uyarınca asıl davanın davalısı/birleşen davanın davacısı Kurum vekilinin istinaf isteminin kabulü ile, 2.... 25. İş Mahkemesine ait 17.10.2019 gün ve 2016/1473 Esas 2019/201 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, yerine; 3.Asıl davanın kabulü ile, davacının dava tarihi itibariyle davalı Kuruma 19.821,46 TL asıl ve 56.104,60 TL yasal faiz olmak üzere toplam 75.926,06 TL borçlu olduğunun tespitine, 4.Birleşen ... 9.İş Mahkemesinin 2017/407 Esas sayılı dava dosyası yönünden davanın kısmen kabulü ile, ... 5. İcra Dairesine ait 2016/14019 takip sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin 19.821,46 TL asıl alacak ve 43.442,69 TL işlemiş yasal faizi üzerinden devamına, fazla istemin reddine, Asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı SGK vekili temyiz dilekçesinde; müvekkil kurum alacağının eksik hesaplama sonucu eksik tayin edildiği, yerel mahkemece aldırılan 25.05.2017 tarihli bilirkişi raporunun hem yerel mahkemece hem istinaf mercii tarafından dikkate alınmadığı, anılan raporun yerinde tespit ve doğru hesabı içerdiği, davacısı oldukları birleşen dava dosyasında, davacı/birleşen davalının itirazının bütünüyle kaldırılarak takibin devamına karar verilmesi gerekmekteyken , yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek kararın bozulması istenmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl davada davalı Kurumca davacıya ödenen yersiz ödeme miktarının tespiti, birleşen davada itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 96. maddesidir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı SGK vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...