Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2022/8379 E. 2022/14070 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/8379
- Karar No
- 2022/14070
- Karar Tarihi
Bölge Adliye Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi No : Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 11.Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesince verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. I-İSTEM Davacı, 06/03/2010 - 12/01/2017 tarihleri arasında davalıya ait ... isimli işyerinde günlük yevmiye ile bulaşıkçı olarak çalıştığını ancak işverence hizmetlerinin kuruma 08/07/2013 tarihinden itibaren yapıldığını, 3yıl sigortasız çalıştırıldığını, 12.01.2017 tarihinde işten çıkartıldığını, 03.06.2010-08.07.2013 arası da kesintisiz çalıştığını, işçilik alacaklarının da ödenmediğini iddia ederek davacının 06/03/2010 - 12/01/2017 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde kesintisiz olarak çalıştığının tespiti ile bir kısım işçilik alacaklarının ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II-CEVAP Davalı, davacının sigortasız çalıştırıldığı iddiasının doğru olmadığını, davacının davalı işveren yanında 08/07/2013 - 22/09/2015 ile 07/11/2015 - 31/10/2016 tarihleri arasında çalıştığını, bu süreler dışında çalışması bulunmadığını, istifa ederek ayrıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı Kurum vekili davanın reddini talep etmiştir. MAHKEME KARARLARI A-İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi, davanın reddine karar vermiştir. B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI ... Bölge Adliye Mahkemesi, davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esasdan reddine karar verilmiştir. IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ: Davacı vekili, davacının 03.06.2010-12.01.2017 tarihleri arasında davalıya ait iş yerinde kesintisiz olarak çalıştığının ispatlandığını, bordro tanıklarının da bunu doğruladığını, buna rağmen çalışma olgusunun ispat edilemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemenin davanın niteliği ve kamu düzeninden olduğunu nazara almadan, yeterli miktarda tanık dinlemeden ve yeterli araştırma yapmadan karar verdiğini ileri sürmüş, kararın bozulmasını talep etmiştir. V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME: Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/10 maddesi ile 5510 sayılı Kanunun 86/9 maddesidir. 506 sayılı Kanunun 6. maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzenine ilişkin olması nedeni ile özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanması gerektiği özellikle göz önünde bulundurulmalıdır. İnceleme konusu dosyada; Davacının 06.03.2010-12.01.2017 tarihleri arasında çalıştığının tespitini talep ettiği, davalı iş yerinden 08.07.2013-22.09.2015, 07.11.2015-31.10.2016 tarihleri arasında tam bildiriminin olduğu, dosyada dinlenen bir kısım tanıkların davacının çalıştığını beyan ettikleri, bir kısmının ise davacıyı tanımadıklarını belirttikleri anlaşılmaktadır. Somut dosyada; Davacı talebi bildirim öncesi, bildirim sonrası ve ara dönemlere ilişkin olup, davalı iş yerine ait tüm bordrolar celp edilmek suretiyle bordro tanıklarının hepsinin çalışma ile ilgili beyanları alınmalı, daha önce dinlenmiş ve dinlenecek tanık beyanları arasında oluşacak çelişkiler giderilmeli, elde edilecek sonuç değerlendirilmek suretiyle karar verilmelidir. Mahkemece yukarıda belirtilen hukuki ve maddi olgular göz önünde bulundurulmaksızın eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.