Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2022/7688 E. 2023/12064 K.

Konu: İş Kazasına Dayalı Maddi Manevi Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/7688
Karar No
2023/12064
Karar Tarihi
Konu
İş Kazasına Dayalı Maddi Manevi Tazminat

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1859 E., 2022/331 K. KARAR : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/122 E., 2021/558 K. Taraflar arasındaki iş kazasına dayalı maddi manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne ek davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA 1.Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde fabrikada değirmen bölümünde iş makinasında operatör olarak çalışırken 09.01.2015 tarihinde iş kazası geçirdiğini, sol el 4. parmağında amputasyon oluştuğunu belirterek davalıdan 5.000,00 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini talep etmiştir. 2.Davacı vekili 13.07.2018 tarihli dilekçe ile maddi tazminat talebini 81.604,76 TL ye çıkarmıştır. 3.Davacı vekili 22.06.2021 tarihli birleşen dava ile 39.154,05 TL maddi tazminatın tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili, davacı ...'nın müvekkili işveren tarafından 14.07.2012 tarihinde belirli süreli hizmet sözleşmesi ile dönemsel olarak çalıştırılmak üzere işe alındığını sonrasında belirsiz süreli hizmet akdi imzalandığını, davacının görevinin değirmen bölümünde Vals makinasında operatör yardımcılığı olup, 31.01.2014 tarihinde davacının tüm özlük hakları korunarak atama nedenli çıkışı 01.02.2014 tarihi ile de müvekkilinin diğer işletmesine giriş yapılmış olup, 14.07.2012 tarihinden 14.10.2015 tarihine kadar müvekkiline ait iş yerinde SGK'lı olarak çalıştırıldığını. tamamen kendi kusuru ile iş kazasına sebebiyet verdiğini, olayın oluş biçimi dikkate alındığında müvekkili işverene izafe edilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, davacıya rahatsızlığı döneminde gerek maddi gerek manevi her türlü desteğin davalı müvekkili işveren ve çalışanları tarafından sağlandığını beyanla davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, "Asıl davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, 1) 81.604,76 TL net maddi tazminatın, iş kazası tarihi olan 09.01.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2) 100.000,00 TL net manevi tazminatın, iş kazası tarihi olan 09.01.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ek davanın kabulüne, Net 39.154,05 TL maddi tazminatın, iş kazası tarihi olan 09.01.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine," karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının maluliyet oranı, tarafların ekonomik sosyal durumları dikkate alındığında manevi tazminat miktarının düşük olduğunu, hükme esas alınan kusur raporuna itiraz ettiklerini, müvekkilinin kazanın oluşumunda kusurunun olmadığını, kaldırma kararı öncesi alınan kusur raporunun hükme ve denetime daha elverişli olduğunu, hükme esas alınan hesap raporuna itiraz ettiklerini, müvekkilinin hak ettiği maddi tazminat miktarının daha yüksek olduğunu belirterek Yerel Mahkeme kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin kazada kusurunun olmadığını, gerekli tüm tedbirlerin kaza öncesi alındığını ve davacıya iş güvenliği eğitimi verildiğini, mahkemece keşif taleplerinin kabulü gerekirken reddedildiğini, kazada davacının asli ve tam kusurlu olduğunu, ek davanın reddi gerektiğini, derdestlik itirazında bulunduklarını, Yargıtayın yerleşik kararlarına göre usulden bozulan dosyanın ıslah edilmesinde hukuki bir engel bulunmadığını, bozmanın usüli bir eksiklikten kaynaklandığını ve ıslaha engel olmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesince, "...Mahkemece Dairemizin ortadan kaldırma kararına uygun şekilde üç kişililik iş güvenliği uzmanından oluşan yeni bir bilirkişi heyetinden alınan kusur raporunda dosyada mevcut tüm raporlar ve rücu davasındaki kusur raporu birlikte değerlendirilerek işverene %50, işçiye %50 kusur izafe edildiği, bu şekilde çelişkinin giderildiği anlaşılmış alınan raporun oluşa uygun, denetime elverişli nitelikte olduğu, iş güvenliği mevzuatına göre hangi önlemlerin alınması gerekeceği belirtilerek kusur aidiyet ve oranlarını gerekçeleriyle ortaya koyduğu anlaşıldığından son kusur raporunun hükme esas alınması yerinde olduğundan taraf vekillerinin kusura yönelik istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Öte yandan, her ne kadar maluliyet oranı, olayın oluş biçimi ve tarafların kusur durumu, sosyal ve ekonomik durumları gözetildiğinde manevi tazminat miktarı yüksek belirlenmiş ise de davalı tarafça bu konu istinafa getirilmediğinden eleştirilmekle yetinilmiştir. Aynı nedenlerle, davacının manevi tazminat miktarının düşük belirlendiğine yönelik istinaf itirazının ise reddine karar verilmiştir." gerekçesiyle istinaf istemlerinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasına dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve devamı maddeleri ile 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13 ve 16 ncı maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4 üncü maddesi hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.Dosya kapsamı incelendiğinde, davalı işverenin %70, sigortalının %30 oranında kusurlu olduğuna dair alınan bilirkişi raporuna dayanan 09.07.2018 tarihli hesap raporu sonrası davacının ıslah dilekçesi adı altında talebini artırırken, aleyhe olan hususları kabul etmemekle birlikte raporun yasalara uygun olduğunu, ileride alınacak yeni kusur, maluliyet ve hesap raporlarından doğacak haklarını saklı tuttuğunu belirterek talebini 81.604,76 TL'ye çıkardığı, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılıp iade edildikten sonra alınan kusur raporunda davalı işverenin %50 sigortalının %50 kusurlu olduğunun belirtilmesi üzerine alınan 15.06.2021 tarihli hesap raporunda bu kusur üzerinden hesaplama yapılmakla birlikte hesap tarihindeki asgari ücret ile işlemiş aktif dönemin 2021 yılı sonuna kadar hesaplanması üzerine 120.758,81 TL lik maddi tazminat hesaplandığı, davacının bakiye 39.154,05 TL lik alacak için birleşen davayı açtığı, İlk Derece Mahkemesince maddi tazminat yönünden asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verildiği, ne var ki, davacının ilk hesap raporuna esaslı bir itirazının bulunmaması nedeniyle davalı lehine oluşan kazanılmış hakkın gözetilmediği anlaşılmıştır. 2.İlk Derece Mahkemesince, 09.07.2018 tarihli hesap raporuna Dairemizce yerinde görülen yeni kusur oranları uygulanmak suretiyle (davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar kapsamında, tespit edilen ücret katında ve işlemiş/bilinen devre sonu olarak esas alınan tarihten değişikliğe gidilmemesi özellikle işlemiş/bilinen devre sonrasında yürürlüğe giren asgari ücret değişiklikleri rapora yansıtılmadan) hesap raporu alınıp sonucuna göre hüküm kurulması ile işbu dava dosyası ile birleşen ek davada da bunun sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, eksik incelemeyle yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/7688, K. 2023/12064, T. 29.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2022-7688-e-2023-12064-k-4c101a6b96ed