Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2022/4281 E. 2023/9413 K. – İş Kazasından

Konu: İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/4281
Karar No
2023/9413
Karar Tarihi
Konu
İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/15 E., 2022/76 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Anadolu 8. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/14 E., 2021/803 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalı ... yönünden husumetten reddine, diğer davalılar yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, bitmiş durumdaki villanın tadilatını yapan davalı şirketlere ait iş yerinde çalışmaktayken iskeleden düşerek iş kazası geçirdiğini belirterek, 20.000 TL maddi tazminat ve 50.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, yargılamanın devamında talebini 378.503,30 TL ye arttırmıştır. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, ...'ın yalnızca taşınmaz maliki olduğunu, tüm sorumluluğun taşınmazın tadilatını yapmak üzere eser sözleşmesi akdedilen diğer davalı AB İnşaat ve Müh. Ltd. Şti.'ye ait olduğunu, taşınmaz maliki olarak davacıya karşı hiçbir yükümlülüğünün bulunmadığını beyan ederek davanın reddini istemiştir. Diğer davalılar cevap dilekçesi vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ,davalılar Tür A.Ş. İle AB İnşaat şirketi arasında organik bağ bulunduğu, iş ilişkisinin tarafı olmadığı anlaşılan ... yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verildiği, davacının davalılar nezdinde ...'a ait villada çalışırken iskeleyi kurduğu sırada bulunduğu yerden düşmesi sonucu yaralandığı, olay nedeni ile davacının % 65 maluliyetinin oluştuğu, kusur durumunun tespiti için alınan heyet raporunda; davalıların %80 oranında, davacı işçinin de %20 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, davacının karşılanmamış zararını belirleyen bilirkişi raporunda; yaş, bakiye ömür, ücret, işlemiş kazanç dönemi geliri, iskontolu kazanç dönemi geliri ve emeklilik geliri, maluliyet oranı ve kusur durumları gibi tazminat unsurlarının gözönüne alındığı ve ilk peşin sermaye değerinin işveren kusuruna isabet eden kısmının tenzili sureti ile maddi tazminatın belirlendiği, bilirkişi tarafından aktif hayatın malülen emekli olması sebebiyle 2015 yılında sona erdiği kabulüne göre yapılan hesaplamanın mahkemece hükme esas alındığı, hesap bilirkişi raporunda davacının karşılanmayan maddi zararının 279.990,96 TL olarak hesaplandığı anlaşıldığından bu miktar üzerinden maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verildiği; tarafların kusur durumu, çalışma gücü kaybı oranı, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, paranın satın alma gücü, kaza tarihi, davacının yaşı, kazanın ağırlığı, olayın oluş şekli, işleyecek faiz tutarı, kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi dikkate alınarak manevi tazminat miktarının belirlendiği gerekçeleri ile davalı ... aleyhine açılan davanın husumet yokluğundan reddine, davalılar Türk Uluslarası Ticaret AŞ ve AB İnşaat ve Müh.Ltd.Şti. Aleyhine açılan davanın kısmen kabul kısmen reddine, maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne, hesaplanan 279.990,96 TL'nin kaza tarihi olan 19.02.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat talebinin kabulüne, takdir olunan 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 19.02.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili; davalı ...' ın yapı maliki olması nedeniyle kusursuz sorumlu olduğunu, davalı şirketlerin üstlendiği işin iş sahibi davalı ...'ın istek ve talimatları doğrultusunda, onun kontrol ve denetiminde sürdürüldüğünü, husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının aktif hayatının 60 yaşına kadar devam edeceği dikkate alınarak tazminat hesabı yapılması gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesinin kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılması talep edilmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ,davacının yaralanması ile sonuçlanan olayda %65 oranında maluliyete uğradığı, kazada davalı şirketlerin %80 oranında, davacı işçinin %20 oranında kusurlu olduğu, davalı ...' ın kusuru bulunmadığının belirlendiği görülmekle bu kusur raporunun gerekçeli, açıklayıcı ve olaya uygun olduğundan hükme esas kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı tarafça dosyaya sunulan protokollerde müşteri olarak ... isminin yer aldığı, taşeron olarak AB İnşaat isminin yer aldığı, davalının protokollerde imzasının olmadığı, bilirkişi raporunda ...'a herhangi bir kusur yüklenmediği, davalı ... ın işveren sıfatı olmadığı tespit edilmekle bu davalı açısından husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesinde hata olmadığı davacının 01.12.2015 tarihinde emekli olduğu, aktif dönemin emekli olduğu döneme kadar hesaplanmasında ve bu hesaplamaya göre karar verilmesinde hata olmadığı gerekçesi ile davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, ... bakımından davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, söz konusu tadilat işinin bina maliki ...'ın talimatı ile diğer davalılar tarafından yapıldığını, bina maliki olarak ...'ın işveren olarak kabul edilmesi gerektiğini, dosyaya ibraz edilen sözleşmelerde ...'ın eşinin işveren olarak göründüğünü, yapı malikinin kusursuz da olsa sorumlu tutulması gerektiğini belirterek temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun'un 4 üncü maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere,temyiz edenin sıfatına göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine , Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/4281, K. 2023/9413, T. 09.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2022-4281-e-2023-9413-k-be8f48d0d4b2