Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2022/3273 E. 2023/9681 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/3273
- Karar No
- 2023/9681
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1719 E., 2021/1898 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 22. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/93 E., 2019/175 K. Taraflar arasındaki davacının 1479 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılığının 26.06.1998 tarihindeki tescil tarihi itibari ile ilk basamaktan başlatılması gerektiğinin ve buna göre isteğe bağlı sigortalı olduğunun tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından, istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ...numarasıyla Bağ-Kur üyesi olduğiunu, sigortalılığının 24.06.1998 tarihinde 12. basamaktan başladığını, Bağ-Kur'a tabi sigortalılığının 26.06.1998 tarih ve 1. basamaktan girişinin olduğunun tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı SGK vekili, davacı hakkında yapılan işlemlerde herhangi bir hata olmadığını ve kuruma başvurunun şart olduğunu bu eksikliğin yerine getirilmeden davanın açıldığını belirterek bu nedenlerle, davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk derece Mahkemesince, Dosya kapsamında; davacı sigortalının 26.06.1998 tarihinde davalı kuruma ...4/b sicil no ile isteğe bağlı giriş bildirgesi vererek talepte bulunduğu ve ödemek için tercih edilen basamak olarak 12 nin seçildiği anlaşılmıştır. Yine davacı sigortalı 23.01.2018 tarihinde davalı kuruma basamak yükseltme talebinde bulunmuş ve 12. basamaktan 13. basamağa yükseltme işleminin yapıldığı anlaşılmıştır. Davacı sigortalının basamak tespiti yapılırken 1479 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesi gereği tescil işlemleri yapılmıştır. Söz konusu yasa maddesinde "En az 2 tam yıl bu kanuna göre sigortalı bulunanlar, kendilerine, daha önce malullük veya yaşlılık aşlığı bağlanmamış olmak şartıyla 24 üncü maddede belirtilen sigortalılık niteliğini kaybettiklerinde, kuruma yazılı olarak istekte bulunmak suretiyle, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalılarına isteğe bağlı olarak devam edebilirler. İsteğe bağlı sigortanın hangi esaslar dairesinde yapılacağı Çalışma Bakanlığınca hazırlanacak bir tüzükte belirtilir. " hükmü amirdir. Hal böyle olunca; sigortalı ve SGK arasında 26.11.1998 tarihli Bağ-Kur isteğe bağlı sigortalı giriş bildirgesinde basamak sayısının 12 olarak davacı tarafından seçildiği sigortalı giriş bildirgesinin davacı tarafından imazlandığı, sehven yapılan bir hata olması durumunda o dönemde fark edilmiş olunması gerektiği, davacının kendiği isteğiyle 12. basamaktan bir üst basamak olan 13. basamağa yükselme yapılmasını 23.01.2008 günü talep ettiği, davalı Kurumun işleminin yerinde olduğu anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Bilirkişi Raporunun basamak sisteminin kalkmış olduğunu gözönüne alınmadan düzenlendiğini, müvekkilinin yapmış olduğu ödemelerin 1. basamağa uygun ödemeler olup, 1. basamak olarak kaydı düzeltildiği takdirde mağdur olmayacağını belirttiği, Şu anda tüm basamak sistemide kalkmış bulunmakta olup, bu konuda kurumun bir mağduriyetide olmayacağını belirterek, istinaf kanun yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 1479 Sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun Yürürlükten Kaldırılmış Hükümleri Madde 79- “(02.09.1971 tarih ve 1479 sayılı Kanunun hükmüdür.) En az 2 tam yıl bu Kanuna göre sigortalı bulunanlar, kendilerine, daha önce malullük veya yaşlılık aylığı bağlanmamış olmak şartiyle, 24 üncü maddede belirtilen sigortalılık niteliğini kaybettiklerinde, Kuruma yazılı olarak istekte bulunmak suretiyle, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına isteğe bağlı olarak devam edebilirler. İsteğe bağlı sigortanın hangi esaslar dairesinde yapılacağı Çalışma Bakanlığınca hazırlanacak bir tüzükte belirtilir” hükmü gereği; Davacının basamak yükseltmeye dair dilekçesini 23.01.2008 de yaptığı ve 13.basamağa yükseltildiği, Davacının Bağ- Kur basamak giriş sayısının 12. basamak olduğu, sigortalı giriş bildirgesi davacı tarafından 12, basamak olarak imzalandığı,, davacı ve davalı SGK Kurumu arasında 26.11.1998 tarihli Bağ-Kur İsteğe Bağlı Sigortalı Giriş Bildirgesinde basamak sayısının 12 olarak davacı tarafından seçildiği sigortalı giriş bildirgesinin davacı tarafından imzalandığı, davalı SGK Kurum işleminin yerinde olup İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, davacı vekili istinaf başvurusunun oy birliği ile esastan reddine, karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından, temyiz isteminde bulunulmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bu şekilde kararın kesinleşmesi halinde mağduriyetinin artacağını, müvekkilinin sehven sistemde 1. basamak üzerinde kayıt ve tescilinin yapıldığını, buna göre esasen yapılan ödemelere göre sigortalı olması gerektiğini belirterek verilen kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 1479 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılığının 26.06.1998 tarihindeki tescil tarihi itibari ile ilk basamaktan başlatılması gerekip gerekmediği ve davacının sigortalılık durumunun nasıl anlaşılması gerektiği hususuna ilişkindir. 2. İlgili Hukuk .6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 1479 sayılı Kanun'un 79 uncu ve geçici 23 üncü maddesi hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114 üncü maddesinin 2 nci fıkrasında, “Diğer Kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır.” şeklinde düzenleme gözetildiğinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu dışındaki Kanunlar ile de dava şartı düzenlenebileceği anlaşılmaktadır. 2.Dava şartları, mahkemenin davanın esası hakkında yargılamanın devamı için gerekli olan şartlardır. Diğer bir anlatımla; dava şartları, dava açılabilmesi için değil mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır. HMK’nın 115/2 nci maddesindeki kurala göre, “Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder”. Düzenleme gereğince, eksik olan bir dava şartı, belirli bir süre verilerek giderilebilecek ise hâkim tarafından eksikliğin giderilmesi için kesin süre verilmesi gerekir. Bu süre içinde dava şartı eksikliği tamamlanmaz ise dava, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilmelidir. 3.7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunun 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasında, " 31.05.2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile diğer sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklarda, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talepleri hariç olmak üzere, dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna başvurulması zorunludur. Diğer kanunlarda öngörülen süreler saklı kalmak kaydıyla yapılan başvuruya altmış gün içinde Kurumca cevap verilmezse talep reddedilmiş sayılır. Kuruma karşı dava açılabilmesi için taleplerin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması şarttır. Kuruma başvuruda geçirilecek süre zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmaz." düzenlemesi mevcuttur. 4.Eldeki davada, 25.10.2017 tarihinde yürürlüğe giren 7036 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasındaki düzenleme gereği, dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaatın olması ve Kurumca müracaata konu istemin zımnen ya da açıkça reddedilmesi gerektiği dava şartı olarak düzenlenmiş olup, eldeki davada, davacı tarafından Kanuna uygun bir şekilde, davaya konu istem hakkında, Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat ve Kurum tarafından bu müracaata konu istemin reddine ilişkin bir işlem veya eylem bulunmadığı görülmekle, mahkemece, davacı tarafa 6100 sayılı HMK.'nın 115 inci maddesinin 2 nci fıkrası uyarınca, 7036 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasında yer alan düzenleme doğrultusunda, davaya konu istemi hakkında Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat etmesi ve bu müracaat hakkında anılan yasal düzenleme uyarınca Kurumun red iradesini gösterir işlem veya eyleminin olduğunun belgelenmesi için kesin süre ihtaratlı önel verilmeli, bu süre içerisinde dava şartı eksikliğinin tamamlanmaması halinde, dava, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilmeli, Kuruma müracaat ve müracaatın reddine dair Kurum işlem veya eylemine ilişkin dava şartının tamamlanması halinde ise davanın esasına girilerek, varılacak sonuca göre karar verilmelidir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.