Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2022/2924 E. 2023/7014 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/2924
Karar No
2023/7014
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında Mahkemece görülen iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, (kapatılan) 21. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 13.11.1997 günü meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek 5.000,00 TL maddi, 9.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili yargılama sırasında 09.11.2007 tarihli dilekçe ile maddi tazminat talebini toplam 49.000,00 TL'ye çıkarmıştır. II. CEVAP Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; olayın oluş tarihi ile davanın açılış tarihi sonrasında geçen süreye göre davacının tazminat davasını açma hakkının zaman aşımına uğradığını, bu nedenle öncelikle davanın zaman aşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davacının davasında istediği maddi tazminatı ne için istediğini belirtmediğini, davacının sürekli iş göremezlik mi yoksa geçici işten kalma tazminatını istediği, her ikisini istiyorsa bunların miktarlarını dava dilekçesinde açıkça belirtmesi gerekirken bu hususu belirtmediğini, mahkemece bu hususun davacıya açıklattırılmasının gerektiğini belirterek davanın zaman aşımı nedeniyle reddine, bu husus kabul edilmediği takdirde esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 04.06.2010 tarihli ve 2003/49 Esas, 2010/412 Karar sayılı kararı ile; Taleple bağlı kalınarak 49.000,00 TL maddi tazminattan kurumca karşılanan peşin sermaye değeri 4.093,30 TL'nin mahsubu ile 44.906,70 TL'nin olay tarihi olan 13.11.1997 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (davalı işverenliğin 8/8, ...'in 1/8, ...'ın 1/8, ...'un 1/8, ...'in 1/8, ...'ın 2/8 oranındaki kusurları dahilinde) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, 4.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 13.11.1997 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (davalı işverenliğin 8/8, ...'in 1/8, ...'ın 1/8, ...'un 1/8, ...'in 1/8, ...'ın 2/8 oranındaki kusurları dahilinde) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, Taşınmazlara dava aşamasında konulan tedbirlerin karar kesinleşinceye kadar devamına, karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ile davalı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 22.03.2012 tarih ve 2010/8921 esas ve 2012/4284 karar sayılı ilamında özetle; yerel mahkemece kazalıya kusur vermeyen, işverene 8/8 oranında kusur verilerek, cezaların şahsiliği prensibi gereğince, davalı ...’ın 2/8, davalı ...’in 3/8, davalı ...’in 1/8, davalı ...’ın 1/8 ve davalı ...’un 1/8 oranında kusurlu olduğuna ilişkin, ceza yargılamasındaki değerlendirme ve dayanağı olan kusur raporu esas alınarak davacıların maddi ve manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile tüm davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesinin hatalı olduğu, davacının davalılardan Hazır Beton İnş. San. Tic. Ltd. Şti.’ne ait hazır beton santralinde çalıştığı, olay tarihinde beton santralinin iç temizliğini yapmakta iken karıştırıcının çalıştırılması ile meydana gelen kazada sol dizinden yaralandığı, hukuk yargılamasında İş Kanunu'nun 77 nci maddesi ile işçi sağlığı ve iş güvenliği tüzüğü hükümleri göz önünde tutularak tarafların kusur durumlarının belirlenmesi gerekirken, ceza yargılaması sırasındaki kusur dağılımının karara esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesinin isabetsiz olduğu, kabul ve uygulamaya göre de, asgari ücretin kamu düzenine ilişkin olduğu göz ardı edilerek hükme en yakın tarihte belli olan ücretlerle hesap yapılması gerektiğinin göz ardı edilmesinin isabetsiz olduğu gibi, olayın oluş şekline, müterafik kusur oranlarına, husule gelen elem ve ıstırabın derecesine, tarafların sosyal ve ekonomik durumuna, paranın alım gücüne, özellikle 26.06.1966 gün ve 1966/7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme kararının içeriğine ve öngördüğü koşulların somut olayda; gerçekleşme biçimine, oranına, niteliğine hak ve nesafet kurallarına aykırı biçimde manevi tazminatın az takdiri suretiyle hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek mahkeme kararı bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Yargıtay incelemesi sırasında davalı Bilecik Hazır Beton Şirketinin nevi değiştirmek sureti ile A.Ş. olduğu ve akabinde İpek İnşaat A.Ş. ile birleştiği, birleşen şirket İpek İnşaat A.Ş.'nin ise yargılama aşamasında Osmaneli Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/203 E. 2015/190 K. sayılı 10.07.2010 tarihli ilamı ile iflasına karar verildiği, davalı şirkete münferiden üç iflas idare memurunun atandığı ve kesinleştiği görülmüş, davalılardan ...'ın vefat ettiği, davacı vekilince mirasçısının davaya dahil edildiği, bozmadan sonra iş kazası dolayısıyla tarafların kusur durumuna ilişkin bilirkişi heyetinden 01.03.2013 tarihli rapor alındığı, rapora göre ceza mahkemesince yapılan kusur nitelemesindeki şirket ortakları yetkilileri olan ..., ..., ..., ...'a izafe edilen kusur nitelemesinden farklı olarak davalı şirketin %70 davacı işçinin %15 ve davalı ...'in %15 kusurlu olduğunun tespit edildiği, davacının iş göremezlik oranına ilişkin SGK ile aynı oranda iş göremezlik oranı belirten ATK raporu doğrultusunda %23,20 iş göremezlik oranına göre davacının maddi zararına ilişkin son olarak 31.03.2016 tarihli hesap uzmanı bilirkişiden rapor alındığı, raporda ki hesaplamanın yöntemince yapıldığı, kusur tenzili ile ilk peşin sermaye değerinin davacının maddi zararından indirildiği, davacının maddi zararının 86015,60 TL olduğunun belirlendiği, davacı tarafça son olarak 09.11.2007 tarihinde maddi tazminat talebinin 49000 TL olarak ıslah edildiği görülmekle taleple bağlı kalınarak bu miktar üzerinden davanın, kaza dolayısıyla kusur izafe edilen şirket ile diğer davalı yönünden kabulüne karar verildiği, diğer davalılara izafe edilecek bir kusurun bulunmadığı salt şirket ortağı olmakla ve ceza mahkemesince belirlenen kusur oranı ile hukuk mahkemesince bağlı olunmayacağından diğer davalılar aleyhine açılan davanın reddi gerektiği, iflas idare memurlarınca davanın İİK 194 üncü maddesi gereği ikinci alacaklılar toplantısının yapılmasından 10 gün sonrasına kadar durdurulmasına karar verilmesi gerektiği savunulmuş ise de madde de belirtildiği şekli ile "Acele haller müstesna olmak üzere müflisin davacı ve davalı oldugu hukuk davaları durur ve ancak alacaklıların ikinci toplanmasından on gün sonra devam olunabilir. Bu hüküm seref ve haysiyete tecavüzden, vücut üzerinde ika olunan zararlardan dogan tazminat davaları ile evlenme, ahvali sahsiye veya nafaka islerine müteallik ihtilaflara, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takiplerle ilgili olarak açılmıs olan hukuk davalarına tatbik olunmaz" düzenlemesi nedeniyle vücut bütünlüğünün bozulmasına dayalı eldeki davanın durdurulması gerekmediğinden bu savunmaya itibar edilmediği, davacının manevi tazminat istemi yönünden yapılan değerlendirmede; ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği, somut olayda iş kazasının meydana geldiği tarihten bu yana geçen süre, davacının %23,2 oranındaki maluliyet oranı, iş kazası dolayısıyla geçici iş göremezlik süresi nazara alınarak, kabul kararı verilen davalıların kusur oranı da kendi içinde gözetilerek takdiren 70.000,00 TL manevi tazminatın kabulüne dair gerekçe ile; Davalılar ..., ..., ... ve ... mirasçısı ... aleyhine açılan davanın reddine, Davalı ... aleyhine açılan davanın vefat ettiğinden karar verilmesine yer olmadığına, Davalılar ... ile davalı müflis İpek İnşaat San. ve Tic. A.Ş. (İflas Masası) aleyhine açılan maddi tazminat davasının kabulü ile, 49.000,00 TL.maddi tazminatın olay tarihi olan 13.11.1997 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte (davalı ...'in kusur durumuna göre 16.776,11 TL.,asıl alacak miktarı ile sınırlı olmak üzere) davalılardan alınıp davacıya verilmesine, Davalılar ... ile davalı müflis İpek İnşaat San. ve Tic. A.Ş. (iflas masası) aleyhine açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 7.000,00 TL.manevi tazminatın olay tarihi olan 13.11.1997 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte (davalı ...'in kusur durumuna göre takdiren 2.000,00 TL.si ile sorumlu olmak üzere) davalılardan alınıp davacıya verilmesine, Manevi tazminata yönelik fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dosyada mevcut olan 23.11.2012 günlü Bilecik Devlet Hastanesi Sağlık Kurulu Raporunda da açıkça yazdığı üzere 23.11.2012 günü itibari ile müvekkilinin özür oranının %41'e yükseldiğini, Mahkeme tarafından verilmiş maddi ve manevi tazminat belirlemelerinde bu durumun göz ardı edildiğini, manevi tazminat miktarının müvekkilinin bir ömür yükselerek devam edeceğini, bacağındaki özürüne ve ileride de yürüyemez hale gelmesi durumuna göre belirlenmesi gerekmekte iken, Mahkeme tarafından bu durumların tamamen göz ardı edildiğini ve manevi tazminatın çok az belirlendiğini, kanuna aykırı olarak verilmiş olan hükmün tüm yönleri ile bozulmasını ve maddi tazminat talebinden yapılan tenzilin yanlış olduğunu, manevi tazmınatın çok düşük belirlendiğini ve ..., ..., ... ve ... (mirasçısı) açısından kanuna aykırı olarak verilen red kararının bozulmasını beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı HMK Geçici 3/2 maddesi delaletiyle uygulama imkanı bulan 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 1086 sayılı HUMK’nun 427 ilâ 444 ncü maddeleri, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun 2 nci maddesi gereğince uygulanma olanağı bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 5 nci maddesi ve iş kazasının tespit tarihi itibariyle yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alındığında 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41,42,43,44,46 ve 47 nci maddeleri ile 332 nci maddesi, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 21 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz edenin sıfatına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, 2. Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgilisine yükletilmesine,3. Dosyanın kararı verene Mahkemeye gönderilmesine, 20.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/2924, K. 2023/7014, T. 20.06.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2022-2924-e-2023-7014-k-61c45c648b56