Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2022/1840 E. 2023/3227 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1840
Karar No
2023/3227
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2017/409 E., 2021/54 K. Taraflar arasında mahkemece görülen sigortalının iş kazasından iş göremezliğe uğraması nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesince kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalı işveren... Otomotiv San. ve Tic. AŞ.'nin yapmış olduğu... Residence isimli inşaatta demir bağlama ustası olarak çalışmakta iken, 09.10.2012 tarihinde saat 11.30 sularında inşaat asansörü ile 14. kata demir çıkarmaya çalıştığı sırada üst katlardaki kalıplardan boşalan demir direk parçasının üzerine düşmesi sonucunda ağır bir şekilde yaralandığını, iş kazasının meydana gelmesinde kusurunun olmadığını beyanla 30.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle tahsilini talep etmiş, yargılamanın devamında bozmada sonra (28.07.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7251 sayılı Kanun ile HMK'nun 177/2 inci maddesine eklenen düzenleme gereğince) 06.11.2020 tarihinde maddi tazminat isteminin 40.822,41 TL'ye artırıldığı anlaşılmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının çeşitli zamanlarda en son olarak da 14.01.2012-21.02.2013 tarihleri arasında demir doğramacı olarak çalıştığını, 09.10.2012 tarihinde müvekkiline ait inşaatta 14. kattan 7 cm çapında 2,60 metre boyunda kalıp çakılmasında kullanılan içi boş demir direğin düşmesi akabinde demir direğin sekmesi sonucu makaralı asansörle yukarı elini çektiği sırada yaralandığını, kazanın oluşumunda ağır kusurunun bulunduğunu, davacının kaza sonrası çeşitli işyelerinde çalışmaya devam ettiğini, müvekkili şirketin iş güvenliğine yönelik tüm tedbirleri aldığını, davacının psikolojik sorunları ile iş kazası arasında nedensellik bağı olmadığını psikolojik sorunlarının akrabaları tarafından bıçaklanması olayı olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. BOZMA ÖNCESİ VE BOZMA KARARI 1.Mahkemenin 02.11.2015 tarih ve 2014/301 E- 2015/636 K sayılı ilk kararında özetle; meydana gelen kaza sonucunda alınan işgöremezlik raporuna göre davacıda meydana gelen yaralanmaların meslekte kazanma gücünden azalma olmadığı, davacının maluliyet oranının %0 olduğu, bu nedenle kalıcı işgöremezlik zararının bulunmadığı, geçici iş göremezlik zararının ise 3.0002,00 TL olduğu, davalı şirketin kusur oranının %70 olması ve bu durumda davacıya (3.002,63x70/100=2.101,84 TL) 2.101,84 TL iş göremezlik tazminatı ödemesi gerektiği ancak SGK tarafından davacıya 2.568,49 TL iş göremezlik ödemesi yapıldığı anlaşılmakla; davacının maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiş, meydana gelen iş kazasında davacının yaralandığı, mahkememizce yapılan gözlemde de davacının kolunda kalıcı izlerin kaldığı, bu hususta bilirkişi aracılığıyla davacının kollarının fotoğraflarının çekildiği, fotoğraflarda da görüldüğü üzere davacının kolunda günlük hayatını ve psikolojisini etkileyecek izler kalmadığı ancak davacının dava konusu kaza nedeniyle manevi çöküntü yaşadığı bir gerçektir. Tarafların ekonomik ve sosyal durumları, meydana gelen yaralanmalı iş kazası nedeniyle, davacının duyduğu üzüntü, yaralanmanın davacının hayatına etkisi, olay tarihindeki ekonomik koşullar, davalı tarafların kazadaki kusur oranları, fiille tazminat arasında makul ve muhik bir orantı bulunması gerektiğinden davacı lehine 5.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir. 2.Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 12.09.2017 tarih ve 2016/3222 E- 2017/6122 K sayılı ilamında özetle; Somut olayda, davacının prosedüre göre maluliyetinin tespitine ilişkin herhangi bir rapor alınmaksızın %0 oranında malul olduğu kabul edilerek karar verilmesinin hatalı olduğuna işaretle karar bozulmuştur. IV. BOZMA SONRASI YARGILAMA SÜRECİ VE KARAR Bozma kararına uyan mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen son kararda özetle; dosyaya sunulan kusur raporu ve maluliyet raporu (%8,3) birlikte değerlendirilmek üzere maddi tazminat konusunda davacının alabileceği miktarın hesaplanması için dosya aktüer bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından dosyaya sunulan 14.10.2020 tarihli raporda davacının tazminat miktarı 40.822,41 TL olarak tespit edilmiş olup, mahkememizce aktüerya bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın bu miktar üzerinden kabulüne karar verilmiştir. Tarafların kabul edilen kusur oranı, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, olayın oluş şekli, işgöremezlik oranı, meydana gelen yaralanmalı iş kazası nedeniyle davacının duyduğu üzüntü, yaralanmanın davacının hayatına etkisi, fiille tazminat arasında makul ve muhik bir orantı bulunması gerektiği hususu da dikkate alınarak, davacı lehine 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilin meydana gelen olayda hiçbir kusuru olmadığını, müvekkilinin işgöremezlik oranının tespit edilenden çok daha fazla olduğunu, manevi tazminatın kısmen reddine dair verilen kararın açıkca hukuka aykırı olduğunu, ilk derece Mahkemesince müvekkili için takdir edilen manevi tazminat miktarının çok az olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasında iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminata hak kazanıp kazanamadığına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı HMK Geçici 3/2 maddesi delaletiyle uygulama imkanı bulan 26.9.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 1086 sayılı HUMK’nun 427 ilâ 444 üncü maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 51,52, 54, 55, 56, 114 ve 417 inci maddeleri, 4857 sayılı İş Kanunun 77 inci maddesi ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu maddeleri ve 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararıdır. 3. Değerlendirme 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı özellikle kusurun olayın gerçekleşme şekline uygun şekilde belirlenmesine ve sürekli iş göremezlik oranlarının bozma kararında işaret edilen şekilde Adli Tıp Kurumundan alınan raporlarla belirlenmiş olmasına, bu kapsamda davacı lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminatın uygun olarak belirlenmesine göre; davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle 1.Davacı vekillinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, 2. Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 3. Dosyanın kararı verene Mahkemeye gönderilmesine, 28.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/1840, K. 2023/3227, T. 28.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2022-1840-e-2023-3227-k-6dbe0be66a71