Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2022/1489 E. 2023/2871 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/1489
- Karar No
- 2023/2871
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2020/367 E., 2020/873 K. vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 02.10.2014 KARAR : Kısmen Kabul
Taraflar arasında Mahkemece görülen iş kazasından sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının manevi tazminat istemi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.
Mahkemesi kararı davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmekle noksanın ikmali için dosya mahalline geri çevrilmek ve noksanların ikmali ile dosya dairemize gönderilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkkilinin davalıya ait işyerinde çalışmakta iken 31.03.2012 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu yaralanarak sağ ayak kaval kemiğine platin takıldığını ve ayak tarağında kemik erimesinin oluştuğunun belirlendiğini ve davacı meydana gelen bu iş kazası sonucu % 15,20 oranında sürekli iş göremez hale gelmiş olması davacının yaşadığı ve bir ömür sürecek elem ve ızdırabı karşılığı 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının el yazısı ile yazmış olduğu ibranamenin olduğunu, o ibranamede maddi ve manevi herhangi bir hak talep etmeyeceğini beyan ettiğini, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. BOZMA ÖNCESİ VE BOZMA KARARI 1.Mahkemenin 21.05.2015 tarihli ilk kararında özetle; davacının 12.03.2013 tarihli ibranamesi ile iş yerinde kanun ve hizmet akdinden doğan hiçbir şekil ve nam altında herhangi bir alacağının kalmadığını, maddi ve manevi herhangi bir hak talebinde bulunmayacağını iş yerine geçmişe dönük olarak ibra ettiğini beyan ettiği anlaşıldığından davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
2.Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) 21.Hukuk Dairesinin 09.02.2016 tarih ve 2015/15810 Esas - 2016/1533 Karar sayılı ilamında özetle; Somut olayda davacıdan alınan ibranamenin miktar içermediği gibi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 420 inci maddesinde yazılı şartları da taşımadığı için geçersiz kabul edilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek karar bozulmuştur.
3. Bozma kararına uyan mahkemece verilen 04.04.2019 tarihli ikinci kararda özetle; Ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutulmuş, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de göz önüne alınarak davacı lehine 5.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği anlaşılmıştır.
4. Kararın davacı ve davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) 21.Hukuk Dairesinin 09.03.2020 tarih ve 2019/6773 Esas - 2020/1535 Karar sayılı ilamında özetle; tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutulması, bunun yanında olayın işverenin işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince almamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği gözetildiğinde, davacı yararına hüküm altına alınan 5.000,00 TL manevi tazminatın az olduğuna işaretle kararın bozulduğu anlaşılmıştır.
IV. BOZMA SONRASI YARGILAMA SÜRECİ VE KARAR Bozma kararına uyan Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen son kararda özetle; Ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri ve hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de göz önüne alınarak 15.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davlı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin %15,20 oranında sürekli iş göremez durumda olduğunu, bu oranda yaşam konforunun ömür boyu azalacağını, müvekkilinin sağlıklı insanlara nazaran aynı neviden bir işi yapmak için daha fazla efor sarf etmesi gerekeceğini, bu durumun da müvekkilin elem ve keder duymasına, manevi anlamda yetersizlik hissi duymasına neden olacağına işaretle hükmedilen manevi tazminatın az olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın açıldığı tarih itibariyle 2 yıllık zamanaşımının dolduğunu, ibraname gereği davanın reddi gerektiğini, kusur yönünden inceleme yapılmayıp, eksik incelemeye dayanarak verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu manevi tazminat miktarının fazla ve faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı HMK Geçici 3/2 nci maddesi delaletiyle uygulama imkanı bulan 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 1086 sayılı HUMK’nun 427 ilâ 444 üncü maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 47 ve 332 nci maddesi, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi, 5510 sayılı Kanunu'nun 95 inci maddesi, 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararıdır.
3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla taraflar yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı ve davalı vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı ve davalı vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın kararı verene Mahkemeye gönderilmesine,
21.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
...
...