Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2022/13283 E. 2023/10156 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/13283
- Karar No
- 2023/10156
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2020/156 E., 2022/164 K. KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında Mahkemece görülen iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, (kapatılan) 21. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacılar murisinin 11.05.2011 tarihinde meydana gelen iş kazasında vefat ettiğini belirterek müteveffanın eşi ve çocukları için maddi ve manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, meydana gelen kaza yerinde tüm güvenlik önlemlerinin alındığını, gerekli eğitim ve uyarıların yapıldığını, müvekkilinin hastane ve defin işlemleri sırasında üstüne düşen görevleri yaptığını, müteveffanın şirket işçisi olmadığını, alüminyum doğrama işlerinin yüklenicisi olan ... işçisi olduğunu, ... yapılan sözleşme gereği şantiyeye getirilen her işçinin sigortasını yapmak zorunda olduğunu, kazanın müteveffanın dalgın, tedbirsiz ve dikkatsiz davranmasından dolayı meydana geldiğini belirterek davacı tarafından açılan davanın reddini yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacının üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 21.01.2015 tarihli ve 2011/413 Esas, 2015/13 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne, 133.726,87 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 11.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılar ... ve ...'a verilmesine, her bir davacı için ayrı ayrı 20.000,00'er TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 11.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya yönelik istem ve davanın reddine, karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. (Kapatılan) 21.Hukuk Dairesinin 22.03.2016 tarih ve 2015/8546 Esas - 2016/4960 Karar sayılı ilamında özetle; 1987 doğum tarihli olup, zararlardırıcı olay tarihinde 24 yaşında olan ve nüfus kaydına göre yargılama aşamasında 07.09.2014 tarihinde evlenen davacı çocuk ...'ın öğrencilik durumunun devam edip etmediği ve ölenin desteğinden yararlanıp yararlanmadığı yeterince araştırılmadan lehine maddi tazminata karar verilmesinin doğru olmadığı, yapılacak işin, davacı ... 'ın ölenin desteğinden yararlanıp yararlanmadığının, öğrencilik durumunun devam edip etmediğinin araştırılarak, destekten faydalandığının tespiti halinde lehine tazminata karar verilmesi, aksi halde bu davacının maddi tazminat isteminin reddine karar verilmesinden ibaret olduğu, aliminyum doğramacı olarak çalışan müteveffa sigortalının sendikalı çalışan olmadığından emsal ücretin sendikalardan araştırılamayacağı gibi, hesaplamaya esas ücretin davacı tarafın beyanları dikkate alınarak aylık 2.500,00 TL olarak belirlenmesinin doğru olmadığı, yapılacak işin, imzalı ücret bordroları bulunmaması nedeniyle, sigortalının yaptığı iş, yaşı, kıdemi belirtilmek suretiyle ilgili meslek odalarından olay tarihinde alabileceği emsal günlük net ücretleri sormak, buradan gelen neticelere göre hakkaniyete ve hayatın olağan akışına uygun olacak şekilde ücretin tespit edilerek, davacıların maddi zararlarını taraflar yararına oluşan kazanılmış haklara da riayet edilerek yeniden hesaplatmak ve çıkacak sonuca göre talepler aşılmadan bir karar verilmesinden ibaret olduğu belirtilerek mahkeme kararı bozulmuştur. 3. Bozma kararına uyan Mahkemenin 17.12.2018 tarihli ve 2016/372 Esas, 2018/623 Karar sayılı kararı ile manevi tazminat yönünden önceki hüküm bozmanın dışında kalıp kesinleştiğinden yeniden karar vermesine yer olmadığına, maddi tazminat talebinin kabulu ile davacı ... için 4.203,48 TL, davacı ... için 129.523,39 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 11.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir. 4.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 5. (Kapatılan) 21.Hukuk Dairesinin 25.02.2020 tarih ve 2019/2410 Esas - 2020/1129 Karar sayılı ilamında özetle; Mahkemenin 21.01.2015 tarihli kararının davalı vekilinin temyizi üzerine davalının diğer temyiz itirazlarının reddi ile davacı ... 'ın ölenin desteğinden yararlanıp yararlanmadığının, öğrencilik durumunun devam edip etmediğinin araştırılarak, destekten faydalandığının tespiti halinde lehine tazminata karar verilmesi, aksi halde bu davacının maddi tazminat isteminin reddine karar verilmesi ve imzalı ücret bordroları bulunmaması nedeniyle, sigortalının yaptığı iş, yaşı, kıdemi belirtilmek suretiyle ilgili meslek odalarından olay tarihinde alabileceği emsal günlük net ücretleri sormak, buradan gelen neticelere göre hakkaniyete ve hayatın olağan akışına uygun olacak şekilde ücretin tespit edilerek, davacıların maddi zararlarını taraflar yararına oluşan kazanılmış haklara da riayet edilerek yeniden hesaplatmak ve çıkacak sonuca göre talepler aşılmadan bir karar vermek gerektiğinden bahisle bozulmuş, Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş ve yargılamaya devam edilmiş olup, bozma ilamı dışında kalan hususlar yönünden yeniden yeni verilerle hesap raporu alınmış, yukarıda ifade edilen usulü müktesep haklara riayet edilmeden karar verildiği, yapılacak işin, bozma sonrası hükme esas alınan ücretin esas alınarak 07.11.2014 tarihli bozma öncesi hükme esas alınan hesap raporundaki diğer bütün verilerin aynı kalması suretiyle yeni bir hesap raporu alınması ile usulü kazanılmış haklara riayet edilerek rapor neticesine göre bir karar vermekten ibaret olduğu belirtilerek mahkeme kararı bozulmuştur. B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece bozmaya uyularak yargılamaya devam olunduğu, bozma gereği, 07.11.2014 tarihli bilirkişi hesap raporundaki ücret hususu dışındaki veriler aynı kalarak yeni bir hesap raporu alındığı, 10.03.2021 tarihli bilirkişi heyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu, usuli kazanılmış haklar gözetilerek, davacının ücretinin net 1.900,00 TL olarak belirlendiği, davacı ... için 2.512,91 TL maddi tazminata, diğer davalı ... için ise önceki kararda olduğu gibi 129.523,39 TL maddi tazminata hükmedildiği, davacıların manevi tazminat talepleri ödendiği ve bu hususun davacılar vekilince de 03.06.2022 tarihli celsede beyan edildiği gerekçesiyle; davanın kabulüne, davacı ... için 129.523,39 TL maddi tazminatın, davacı ... için 2.512, 91 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 11.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, davacıların manevi tazminat talepleri ödendiğinden ve bu husus davacılar vekilinin de kabulünde olduğundan bu alacak kalemi konusuz kaldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma ilamında yapılması gereken işlere riayet edilmeden, hatalı olarak müvekkil şirket aleyhine karar verildiğini, esasen Mahkeme bu yönde delilleri toplamış ve bilirkişiden ek rapor almışsa da, davacı ... ’ın kazalı işçinin vefatı tarihinde, öğrenci olmadığı, ...'ın Anadolu Üniversitesine okul kaydını, müteveffanın ölümünden hatta dava tarihinden sonra yaptırdığı ve eğitimine devam etmediği, okul kaydının tazminata hak kazanmak için yapıldığının aşikar olduğunu, bu durumda bilirkişinin tespit ettiği 1 yıl 10 aylık zararı kabul etmediklerini, zira ...’ın, kaza tarihi itibari ile müteveffanın desteğinden yararlandığı hususunun temin edilen öğrencilik belgelerine göre ispatlanamadığını beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasında vefat eden sigortalının yakınlarının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı HMK Geçici 3/2 nci maddesi delaletiyle uygulama imkanı bulan 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 1086 sayılı HUMK’un 427 ilâ 444 ncü maddeleri, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun 2 nci maddesi gereğince uygulanma olanağı bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 5 nci maddesi ve iş kazasının tespit tarihi itibariyle yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alındığında 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41, 42, 43, 44, 46 ve 47 nci maddeleri ile 332 nci maddesi, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi, 5510 sayılı Kanunu'nun 21 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz kapsam ve nedenlerine göre, davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine, 24.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.