Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2022/12386 E. 2023/13066 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/12386
- Karar No
- 2023/13066
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2018/2065 E., 2021/181 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2014/290 E., 2018/252 K. Taraflar arasında iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar ve davalılardan ... İnş.Mal.Demir Kumlama Taah. San. Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalılardan ... İnş. Mal. Demir Kumlama Taah. San. Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi ...’ nun davalılardan ... Endüstri Tesisleri İnş. En. San. ve Tic. Ltd. Şti.firmasında çalışmakta iken 27.11.2013 tarihinde görevlendirildiği diğer davalıya ait iş yerinde geçirdiği iş kazası nedeniyle hayatını kaybettiğini, çalışmış olduğu işyerinden en son aylık net 2.500,00 TL gelir elde ettiğini, davalılardan ... Ltd. Şti., faaliyetini sürdürdüğü dilekçede yazılı adresindeki işyerinin çatısında bulunan bacaların yükseltilmesi işi için, diğer davalı ... Endüstri Ltd. Şti.’den teklif istemiş olup mezkur iş için ... Endüstri firmasının da müteveffa ... ve ...’ı görevlendirdiğini, söz konusu iş için çatıya vinç ile işçiler çıkarıldığını, istenilen bacanın ölçüsünün alınabilmesi için merdivene ihtiyaç olması akabinde müteveffa ...’nun çatının diğer tarafında gördüğü merdiveni almak için o yöne doğru hamle yaptığında, çatının bir kısım yerleri aydınlatmak amacıyla şeffaf polyester ondülinden yapılan alan, zamanla gerekli bakım ve temizliği yapılmadığı için kirden ve tozdan görünmeyen ve adeta çatının diğer alanları gibi göründüğü için o kısma basması ile birlikte kırılmış ve dengesini kaybettiği için yaklaşık 8 m. aşağıya baş üstü düştüğünü ve hayatını kaybettiğini, kazanın meydana gelmesinde müteveffanın her hangi bir kusuru bulunmadığını, tüm sorumluluğun müştereken ve müteselsilen davalılara ait olduğunu, davacılardan Şükriye’nin müteveffanın eşi, ...’nın ise oğlu olduğunu, diğer davacılardan ...’ nin annesi, ...’ın babası ve ..., ..., ... ile ...’ın ise öz kardeşleri olduğunu, davacıların tamamının, yaşanan işbu olay nedeniyle büyük bir keder ve acı çekmekte olduklarını, müteveffanın ...’nun, ekte sundukları “İş Makinası Kullanma Sertifikası”ndan da anlaşılacağı üzere, davalı ... Endüstri Ltd. Şti.’de“Forklift Operatörü” olduğunu, ayrıca 28.03.2012 tarihli “İş Güvenliği Eğitim Formu” ve 21.06.2013 tarihli “Çalışma Mevzuatı vs. ” konulu eğitim katılım formundan da görüleceği üzere müteveffanın iş verinde “Forkliftçi/Silindir Operatörü” olarak görevli olduğunun yazılmış olduğunu, işbu görev dağılımına rağmen müteveffanın kendi görev alanı dışında bir görev verilmesinin davalı işverenin açık ve net bir kusuru olduğunu, sözkonusu nedenlerle davacı eş ... için 5.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi, müteveffanın oğlu ... ... için 5.000,00 TL maddi, 80.000,00 TL manevi, annesi ... için 50.000,00 TL manevi, babası ... için 50.000,00 TL manevi, kardeşleri Tefik, ..., ... ve ... için ayrı ayrı 25.000,00’ er TL manevi tazminatın olay tarihi olan 27.11.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline dair karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davacılar vekili maddi tazminat istemini eş Şükriye için 362.831,24 TL, çocuk ... için 94.938,79 TL'ye artırmıştır. II. CEVAP 1.Davalı ... Endüstri Tesisleri İnş. En. San. ve Tic. Ltd. Şti.vekili cevap dilekçesinde; öncelikle husumet itirazında bulunduklarını, davacı tarafın anne ve babasından bağımsız bir hayat sürmesine rağmen sırf husumet duyguları ile daha fazla tazminat alabilmek için onları da davacı gösterdiğini, kabul anlamına gelmemek üzere meydana gelen kaza sebebi ile ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/91 E. sayılı dosyasının sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiğini, talep edilen tazminatın fahiş olduğunu, müteveffanın geçirdiği kaza neden ile müvekkili şirketin kusuru olmadığını, zira müteveffanın müvekkili şirkette uzun yıllar çalışan tecrübeli bir montaj ustası olduğunu, tecrübesi nedeni ile diğer işçi ... ile birlikte özel olarak seçilmiş olduğunu, iddia edildiği gibi forklift operatörü olmadığını, forklift ehliyetini diğer bir çok işçi ile birlikte acil durumlarda lazım olur diye aldırıldığını, iddia olunanın aksine yüksekte çalışma eğitimi olduğunu, ayrıca müteveffaya her türlü işgüvenliği eğitiminin aldırıldığını ve işgüvenliği ekipmanlarının kendisine teslim edildiğini, diğer davalı yanın ise bina sahibi olarak müteveffa işçilerin üzerine bastığı çatının bakım kontrol ve onarımını yapmamış olduğunu, kaldı ki bu sorumluluktan ayrı olarak bina sahibinin kusursuz sorumluluğunun olduğunu belirterek davanın reddine dair karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı ... İnş. Malz. Demir Kumlama Taah. San. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davacılar tarafından diğer davalının çalışanı müteveffa ...’ nun yaşamını yitirmesi nedeni ile müvekkiline husumet yöneltilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirketin deposunun çatısında bulunan bacaların çevre sağlığı açısından yükseltilmesi gerektiğinin Çevre İl Müdürlüğü tarafından bildirilmesi üzerine pek çok yönden referans gösterilen diğer davalı ... Endüstri Tesisleri İnş. En. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile irtibata geçilerek teklif vermelerinin istenildiğini, ... firmasının 2 personelini gerekli ekipmanları sağlayarak ertesi gün keşif yapılması için gönderdiğini, gönderilen işçilere müvekkili şirketin çalışanı ...’in çalışacakları alanı gösterdiğini, bundan sonra müvekkili şirketin gelen elemanlara emir verme veya denetleme yükümlülüğü ve sorumluluğu bulunmadığını, yapılacak işin diğer davalı firmanın sorumluluğunda olduğunu, yapılacak işin müvekkili şirketin uzmanlığında olan bir iş olmadığını, bağımsız bir iş olduğunu, bu nedenle alt işveren üst işveren ilişkisi bulunmadığını, diğer yandan müteveffanın ücret konusundaki iddiasının araştırılması gerektiğini, sözkonusu kaza ile ilgili olarak açılan ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/91 E. sayılı dosyasının sonucunun beklenmesi gerektiğini, davacılar tarafından talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek davanın reddine dair karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARLARI İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; " Olay 27.11.2013 günü saat 13:00 sıralarında Atatürk Organize Sanayi Bölgesi 10015 Sk. No:7 Çiğli /... adresinde kurulu ... İnş. Mal. Demir Kumlama Taah. San. Tic. Ltd. Şti. 'nin çatısında ölçüm ve keşif yapmak işi sırasında meydana geldiği, ... İnş. Mal. Demir Kumlama Taah. San. Tic. Ltd. Şti. ünvanlı işyerinin kumlama ünitesinin bacasının yükseltilmesi gerektiği, bu iş için görevlendirilen işyeri çalışanı ... ... End. Tes. İn. Enerjı Isı San. Ve Tic. Ltd. Şti. ünvanlı işyeri yetkilisi Murat Eş'in görevlendirildiği, ... ile ..., ... İnş. Mal. Demir Kumlama Taah. San. Tic. Ltd. Şti'de sepetli vinçle çatıya çıkartıldığı, ... bacanın ölçüsünü alırken ... da daha önceden çatının üstünde duran seyyar merdiveni almaya giderken üzerine bastığı polyester şeffaf atermitin kırılması sonucu yaklaşık olarak 8 metre yükseklikten aşağıya zemine düştüğü, kazazede ... kaldırıldığı Kent Hastanesinde vefat ettiği belirlenmiştir. ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/91 E. sayılı dosyası ile ... Endüstrü Tesisleri İnş. Enerji Isı San. Ve Tic. Ltd. Şti. Ortakları Erdoğan Sayar ve ... ile ... İnş. Mal. Demir Kumlama Taah San. Tic. Ltd. Şti. ortağı ve sorumlu müdürü ... hakkında taksirle ölüme sebebiyet verme suçundan dava açılmıştır. Mahkememizce alınan 25.10.2015 ve 16.01.2016 tarihli kusur raporlarına göre; davalılardan ... Endüstri şirketinin olayda % 45, bu şirketin yetkilisi ve ortakları Erdoğan Sayar'ın ve ...'ün ayrı ayrı olayda % 10, ... şirketinin yetkilisi ve ortağı ...'un olayda % 10 ve müteveffa ...'nun olayda % 25 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Dava dilekçesinde iddia edilen miktarın da asgari ücretin 3,42 katı olduğu anlaşılmıştır. Bu durum karşısında ülkemizin bir kurumu olan TÜİK verileri kabul edilerek (asgari ücretin 1,62) davacının ücreti hesaplanmıştır. Bu ücrete agi alacağı da eklenerek davacıların zararları tespit edilmiştir. Kusur raporuna göre iş kazasının meydana gelmesinde her iki davalının da kusuru bulunduğu, bu nedenle davalıların davacının uğradığı iş kazasından kaynaklanan zararlardan müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları anlaşılmıştır. Davalılardan ...'nın yetkilisi ve ortağı olan kişinin bu sıfatla yaptığı eylem ve işlemlerden şirket sorumludur. Şirket adına iradeyi, şirketi temsile yetkili kişiler açıklamaktadır. Bu nedenle şirketi temsile yetkili kişilerin şirket adına yaptığı işlemlerden şirket sorumludur. Ayrıca 5510 sayılı Kanun'un 12/son maddesi uyarınca "Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin bir işte veya bir işin bölüm veya eklentilerinde, iş alan ve bu iş için görevlendirdiği sigortalıları çalıştıran üçüncü kişiye alt işveren denir. Sigortalılar, üçüncü bir kişinin aracılığı ile işe girmiş ve bunlarla sözleşme yapmış olsalar dahi, asıl işveren, bu Kanun'un işverene yüklediği yükümlülüklerden dolayı alt işveren ile birlikte sorumludur". Dolayısıyla her iki davalı da davacıların doğan zararlarından müştereken ve müteselsilen sorumludur. Mahkememizce alınan 09.05.2018 tarihli bilirkişi raporuna göre müteveffa ...'nun almış olduğu ücretin TÜİK verilerine göre olduğu kabul edilerek, davacı eş ...’nun 27.11.2013 tarihinde eşi ...'nun geçirdiği ve vefat ettiği iş kazası nedeni ile destekten yoksun kalma zararının 216.705,90 TL olduğu, müteveffanın oğlu ... ...'nun destekten yoksun kalma zararının 50.783,17 TL olduğu hesaplanmıştır. Davacı, davasını önceki bilirkişi raporu doğrultusunda ıslah etmiştir. Dolayısıyla hükme esas alınan miktardan fazla olarak istenen miktarlar için davanın reddine karar verilmiştir. Bu ilkeler ışığında, kazanın oluş şekli, kaza tarihi, tarafların ekonomik ve sosyal durumu, paranın satın alma gücü dikkate alınarak ölenin yakınlarının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüyle ölenin eşi için 40.000,00 TL, ölenin çocuğu için 30.000,00 TL, ölenin anne ve babası için ayrı ayrı 20.000,00 TL ve ölenin kardeşleri için ayrı ayrı 10.000 TL manevi tazminata hükmedilmiştir." gerekçeleriyle "Davanın kısmen kabulü ile Eş ... için 216.705,90 TL maddi ve 40.000,00 TL manevi, Çocuk ... ... için 50.783,17 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi, baba ... için 20.000,00 TL, anne ... için 20.000,00 TL, kardeşi ..., ..., ... ... ve ... (... ) için 10.000,00'er TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 27.11.2013 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazla talebin reddine," şeklinde karar verilmiştir." karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı ... İnş. Mal. Demir Kumlama Taah. San. Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacılar vekili katılma yolu ile verdiği istinaf dilekçesinde özetle; mütevefanın kusurunun bulunmadığını, TÜİK belgesinde hem silindir işçisinin hem de forklift operatörünün ücretinin ayrı ayrı yer aldığını, bu verilere göre karar verilmesi durumunda her iki ücretin toplam miktarı baz alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, tanık S.E'nin beyanına göre en az aylık net 2.500,00 TL üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, hüküm altına alınan manevi tazminat miktarının düşük olduğunu bildirerek kararı istinaf etmiştir. 2.Davalı ... İnş. Malz. Demir Kumlama Taah. San. Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; SGK teftiş raporunda müvekkili şirkete kusur izafe edilmediğini, Mahkemenin kusur tespitine ilişkin gerekçesinin hukuka aykırı olduğunu, işin tamamı devir olduğundan devreden kişinin işverenlik sıfatının devam etmeyeceğini, hesaplamaya esas ücretin asgari ücretin 1,62 katı ve agi olarak kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkili ile diğer davalı ... End. firmasının müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasının doğru olmadığını, esas sorumluluğun diğer davalı şirkete ait olduğunu, müteveffanın anne baba ve kardeşlerinin manevi tazminat talebinde hukuki yararı olmadığını, zira müteveffanın evli ve çocuk sahibi olduğunu, kendi hayatını kurduğunu, ölçülülük ilkesi davacının maluliyet oranı ve kusur durumu dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarının zenginleşmeye yol açacak nitelikte olduğunu bildirerek kararı istinaf etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere, Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde ve özellikle 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesindeki koşulları içerir kusur raporu ile oluşa uygun düzenlenen maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına ve manevi tazminatın takdirinde 6098 sayılı TBK'nun 56 ncı maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasına göre HMK'nın 359 uncu maddesine 28.07.2020 tarihli 31199 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7251 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanun'un 38 inci maddesiyle eklenen fıkra ile HMK'nın 353/1. b-1 bendi uyarınca davacılar vekili ile davalı ... İnş. Malz. Demir Kumlama Taah. San. Tic. Ltd. Şti. vekilince yapılan istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiştir. " gerekçeleriyle "Hakkında istinaf başvurusunda bulunulan İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacılar vekili ile davalı ... İnş. Malz. Demir Kumlama Taah. San. Tic. Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine" dair karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... İnş. Malz. Demir Kumlama Taah. San. Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz başvurusunda bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... İnş. Malz. Demir Kumlama Taah. San. Tic. Ltd. Şti. vekili dilekçesinde özetle; iş kazasının gerçekleşmesinde davacıların desteği müteveffa sigortalının %100 oranında kusurlu olduğunu, dosya içeriğindeki raporlarda müvekkiline kusur atfedilmiş ise de SGK müfettişi tarafından düzenlenen raporda kusur verilmediğini, müteveffa sigortalının müvekkili işçisi olmadığını, diğer davalının işçisi olduğunu ve bu davalı ile arasında asıl - alt işveren ilişkisi olmadığını, diğer davalı şirket ile arasındaki ilişkinin eser sözleşmesi olduğunu, hükme esas alınan ücretin müteveffa sigortalının aldığı ücret olmadığını, banka kayıtlarından bu durumun anlaşılabileceğini, hesap raporunda pasif devre için yapılan hesapta asgari geçim indiriminin ücrete dahil edilmesinin hatalı olduğunu, hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sigortalının trafik iş kazası neticesinde sürekli iş göremezliğe uğraması nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir 2. İlgili Hukuk "Temyiz incelemesinin kapsamı" açısından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, "Bilirkişi raporuna itiraz ve değerlendirilmesine" ilişkin aynı kanunun 281 ve 282 nci maddeleri, "Tazminat miktarının tayin ve tespiti" açısından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 ve 114 üncü maddesi delaletiyle 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55 ve 56 ncı maddeleri, "hukuk yargılamasının ceza hukuku ile ilişki" açısından aynı Kanun'un 74 üncü maddesi, "Olayın iş kazası olarak tespiti ile SGK yönünden sonuçları" için 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 19, 20 ve 21 inci maddeleri, "İş Sağlığı ve Güvenliğine ilişkin alınacak tedbirler ile asıl ve alt işverenlik bakımından" 4857 sayılı İş Kanun'un 2/7 ve 77 nci maddeleri ile 27.09.2008 tarih ve 27010 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Alt İşverenlik Yönetmeliği" 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu maddeleri, "Usuli kazanılmış hak" yönünden 04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile 09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararıdır. 3. Değerlendirme 1.İnsan yaşamının kutsallığı çevresinde işverenin, işyerinde işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesinin açık buyruğu iken 4857sayılı Kanun'un 77 nci ve devamı bir kısım maddeleri 30.06.2012 tarih ve 28339 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 37 nci maddesiyle, 01.01.2013 tarihinde yürürlüğe girmek üzere yürürlükten kaldırılmış olup 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, işverenin sağlık ve güvenlik önlemlerini alma yükümünü daha ayrıntılı bir biçimde düzenlemiştir. 2. Buna göre 6331 sayılı Kanun’un "İşverenin Genel Yükümlülüğü" kenar başlıklı 4. Maddesinde: "İşveren, çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü olup bu çerçevede; a)Mesleki risklerin önlenmesi, eğitim ve bilgi verilmesi dahil her türlü tedbirin alınması, organizasyonun yapılması, gerekli araç ve gereçlerin sağlanması, sağlık ve güvenlik tedbirlerinin değişen şartlara uygun hale getirilmesi ve mevcut durumun iyileştirilmesi için çalışmalar yapar. b)İş yerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine uyulup uyulmadığını izler, denetler ve uygunsuzlukların giderilmesini sağlar. c)Risk değerlendirmesi yapar ve yaptırır. ç)Çalışana görev verirken, çalışanın sağlık ve güvenlik yönünden işe uygunluğunu gözönüne alır. d)Yeterli bilgi ve talimat verilenler dışında ki çalışanların hayati ve özel tehlike bulunan yerlere girmemesi için gerekli tedbirleri alır." hükmü düzenlenmiştir. 3.Aynı Kanun’un 5 inci maddesinde de risklerden korunma ilkeleri düzenlenmiştir. Buna göre maddede, "İşverenin yükümlülüklerinin yerine getirilmesinde aşağıdaki ilkeler göz önünde bulundurulur: a)Risklerden kaçınmak, b)Kaçınılması mümkün olmayan riskleri analiz etmek, c)Risklerle kaynağında mücadele etmek, ç)İşin kişilere uygun hale getirilmesi için iş yerlerinin tasarımı ile iş ekipmanı, çalışma şekli ve üretim metotlarının seçiminde özen göstermek, özellikle tekdüze çalışma ve üretim temposunun sağlık ve güvenliğe olumsuz etkilerini önlemek, önlenemiyor ise en aza indirmek, d)Teknik gelişmelere uyum sağlamak, e)Tehlikeli olanı, tehlikesiz veya daha az tehlikeli olanla değiştirmek, f)Teknoloji, iş organizasyonu çalışma şartları, sosyal ilişkiler ve çalışma ortamı ile ilgili faktörlerin etkilerini kapsayan tutarlı ve genel bir önleme politikası geliştirmek, g)Toplu korunma tedbirlerine, kişisel korunma tedbirlerine öncelik vermek, ğ)Çalışanlara uygun talimatlar vermek." hükmü yer almaktadır. 4.Görüldüğü üzere işverenin çalışanlarla ilgili sağlık ve güvenliği sağlama yükümünün genel çerçevesi, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 4 üncü maddesinde çizilmiştir. Bu çerçevede işverenin, “çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü” olduğu belirtildikten sonra, yapacağı ve uymakla yükümlü bulunacağı birtakım esaslara yer verilmiştir. Bunun gibi 5 inci maddede, işverenin anılan yükümlülükle gerçekleştireceği korunma sırasında uyacağı ilkeler belirlenmiştir. 10 uncu maddede ise işyerinde sağlık ve güvenlik sağlanırken, işverenin yapacağı risk değerlendirmesi çalışmasında dikkate almakla yükümlü bulunduğu hususlar belirlenmiştir (Hukuk Genel Kurulu’nun 09.10.2013 tarih 2013/21-102 Esas 2013/1456 sayılı kararı). 5.6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 4 ve 5 inci maddeleri ile bunu uygun olarak çıkarılan iş güvenliği yönetmelikleri hükümleri, işverenin sorumluluğunu objektifleştiren kriterler olarak değerlendirilmelidir. Bu sebeple mevzuatta yer alan teknik iş güvenliği kurallarına uyulmaması işverenin kusurlu davranışı olarak kabul edilmelidir. Ancak, işveren sadece anılan yazılı kurallara değil, yazılı olmayan ve teknolojinin gerekli kıldığı önlemlere aykırı davrandığında da kusurlu görülerek oluşan zararı karşılamalıdır. 6.Öte yandan, objektifleştirilen kusur, kusur sorumluluğunu kusursuz sorumluluğa yaklaştırsa da onu kusursuz sorumluluk haline dönüştürmez. Çünkü, bu halde dahi işverenin sorumluluğu için kusurun varlığı şarttır. Kusurun objektifleştirilmesi kriterinin yanısıra, Türk Borçlar Kanunu’nun 417/2 nci maddesinin, Anayasa hükümleri ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 4 üncü maddesi kapsamında yorumlanması da işverenin sorumluluğunu oldukça genişletecektir. 7. Yukarıda belirtilen açıklamalar doğrultusunda; işvereni zararlandırıcı olay nedeniyle sorumluluk halinden kurtaracak olan durum iş sağlığı ve güvenliği alanındaki ihmalleri ile oluşan zarar arasındaki uygun nedensellik bağının kesildiğini ispat etmekten ibarettir. Hukuk Genel Kurulu’nun 20.03.2013 tarih 2012/21-1121 E. 2013/386 sayılı kararında da belirtildiği üzere uygun nedensellik bağı üç durumda kesilebilir. Bunlar mücbir sebep, zarar görenin kusuru ve üçüncü kişinin kusurudur. Bu hallerden birinin varlığı halinde işverenin sorumluluğuna gidilmesi mümkün değildir. 9.Ayrıca Kusurun aidiyeti noktasında bilindiği üzere 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74 üncü maddesi hükmü gereğince, Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz. 10. Somut olay incelendiğinde davacıların desteği sigortalı ...'nun davalılardan ... Endüstri Tesisleri İnş.Enerji Isı San. ve Tic. Ltd. Şti. işçisi olarak diğer davalı ... İnş. Malz. Demir Kumlama Taah. San. Tic. Ltd. Şti.'ye ait işyerinde kumlama ünitesinin bulunduğu alandaki bacanın uzatılması işi için bu işyerinin çatısında bulunduğu sırada çatı kaplamasının kırılması ile yüksekten düşmek suretiyle vefat ettiği anlaşılmaktadır. 11. Davaya konu olay nedeniyle açılmış bulunan kamu davasının ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/91 E.- 2016/464 K. sayılı dosyasında görüldüğü ve ... şirketini temsilen ...'un ve diğer sanıkların kusurlarının bulunduğu belirtilerek mahkumiyetlerine karar verildiği anlaşılmıştır. 12. Bu dosya kapsamında alınan ve hükme esas alınan kusur raporlarında; davalı işveren ... Endüstri Şirketin %45, anılan şirket yetkilisi ve ortakları Erdoğan Sayar %10 ve ...'ün %10, davalı ... Rasap Şirketinin ortağı ve sorumlu müdürü olarak ...'un %10 oranında ve müteveffa sigortalının %25 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir. 13. Bu açıklamalar doğrultusunda; somut olayda hükme esas alınan kusur raporunda ceza davasında ... Şirketini temsilen ...'un mahkum olduğu da gözetilerek %10 oranında kusur verildiği anlaşılmakta ise de T.B.K'nun 74 üncü maddesi kapsamında zarar verenin kusurunun olup olmadığı noktasında ceza Mahkemesince yapılan tespitin özel hukuk yargılaması yapan hakimi bağlamayacağı ancak tespit edilen maddi olgularla bağlı olduğu açıktır. Davaya konu olayda davalı şirketler arasında asıl- alt işveren ilişkisini ortaya koyan delillerin de toplanmamış olduğu anlaşılmakta olup, dosya kapsamında toplanan delil durumu dikkate alındığında davalılar arasındaki sözleşmesel ilişkinin eser sözleşmesi olarak değerlendirilmesi de mümkündür. 14. Bu kapsamda; tarafların dayandıkları deliller çerçevesinde toplanmayan deliller var ise toplanmak, giderek, ceza dava dosyası aslını ve SGK tarafından açılmış rücu dava dosyası var ise örneğini de dosya arasına getirtmek, olay anında davalı ... şirketi ile davalı ... Endüstri şirketi arasındaki hukuki ilişkiyi belirlemek, bu çerçevede, davalı ... şirketinin mevcut delil durumunda olduğu gibi asıl işveren sıfatı olmadığının anlaşılması karşısında, iş sağlığı ve güvenliği ilkeleri kapsamında asıl işverenlik ilişkisinden bağımsız, "eser sözleşmesi" çerçevesinde kusurunun bulunup bulunmadığı noktasında değerlendirme yaparak sorumlu olup olmadığını ortaya koymak, ayrıca ... Şirketi yetkilisi olduğu belirtilen ...'un işveren vekili olduğu belirtilerek, bu şahsın kusurlu eyleminden davalı şirket sorumlu tutulmuş ise de; bu durumu ortaya koyan delillerin de dosya kapsamında bulunmadığı değerlendirilerek inceleme yapmak suretiyle, kusur oran ve aidiyetlerinin belirlenmesi açısından olayın gerçekleştiği alanda uzman A sınıf iş güvenliği uzmanlarından oluşturulacak 3 kişilik farklı bir heyetten rapor almak, önceki raporlardaki kusur oran ve aidiyetinin de anılan raporda tartışılmasını istemek suretiyle sonucuna göre davacılar vekili ile davalılardan ... Endüstri şirketinin kararı temyiz etmemiş olması nedeniyle oluşan usuli kazanılmış hakları (özellikle davacılar desteği sigortalı ... ve ... Endüstri şirketi kusurunun azaltılamayacağı, hesapta da asgari ücret değişiklikleri nedeniyle bilinen/işlemiş devre hesabının ileri çekilemeyeceğini) gözeterek, mevcut maddi ve manevi tazminatlardan davalı ... Şirketinin sorumlu olup olmadığını bir kez daha bu toplanacak deliller çerçevesinde değerlendirerek hüküm kurmaktan ibarettir. 15. Mahkemece işaret olunan hususlarda inceleme yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olmuştur. 16. O halde, davalı ... İnş. Malz. Demir Kumlama Taah. San. Tic. Ltd. Şti. vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve bu aşamada bozma sebebine göre sair temyiz itirazları incelenmeksizin, istinaf itirazlarının esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır . VI. KARAR: Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı ... İnş. Malz. Demir Kumlama Taah. San. Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının davalı ... İnş. Malz. Demir Kumlama Taah. San. Tic. Ltd. Şti. vekilinin sair temyiz itirazları bu aşamada incelenmeksizin BOZULMASINA, 3. Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalı ... İnş. Malz. Demir Kumlama Taah. San. Tic. Ltd. Şti'ne iadesine, 4. Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.