Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2022/12014 E. 2023/10571 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/12014
- Karar No
- 2023/10571
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1624 E., 2022/2151 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/313 E., 2021/662 K. Taraflar arasındaki davalı Kurumca bağlanan yaşlılık aylığının eksik hesaplandığı gerekçesi ile yaniden aylık miktarının tespiti ve Kurumun borç tahakkuk işleminin iptali ile yapılan kesintilerin iadesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir. Kararın davalı ... Başkanlığı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... Başkanlığı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... Başkanlığı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkiline, 3201 sayılı Kanun kapsamında yurtdışı hizmet borçlanması yaparak Yasa'da öngörülen koşullar dairesinde talebi doğrultusunda Kurumca 01.06.2017 tarihinde 13225 gösterge (12000 kat sayı) üzerinden yaşlılık aylığı bağlandığını, müvekkili zaman zaman yurt dışında bulunduğundan dolayı yurt dışındaki ikameti nedeniyle kendisinin 21.12.2018 tarihinde Kuruma yaptığı müracaat üzerine aylığının kesildiğini, müvekkilinin yurt dışındaki ikameti sonlandığında Kurumdan 23.05.2019 tarihinde yeniden yaşlılık aylığı bağlanması talebinde bulunduğunu, Kurum tarafından müvekkiline 13.06.2019 tarihinde ancak bu kez 9475 gösterge esas alarak yeniden yaşlılık aylığı bağlandığını, müvekkilinin 01.06.2017 tarihinden 21.12.2018 tarihine kadar 21.06.2017 tarihli ve 42200-2001.2005.16831 sayılı aylık bağlama kararına istinaden 13225 gösterge esas alınarak tahakkuk eden maaşları ödenmiş iken 23.05.2019 tarihli müracaatı üzerine bu kez 10110 gösterge üzerinden yaşılık aylığı bağlandığını, müvekkili yönünden 13225 gösterge esas alınarak hesaplanan yaşlılık aylığının kazanılmış hak oluşturduğunu, buna göre müvekkiline 9475 gösterge üzerinden yaşlılık aylığı bağlanmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, Kurumun 13.06.2019 tarihli ve 8.655.225 sayılı işlemi ile borç tahakkuk ettirilerek müvekkiline ödenen yaşlılık aylıklarından kesintiler yapılmak suretiyle kurum alacağının tahsili yönünde işlem yapıldığını ve bu işlemin halen devam ettiğini beyanla; yeniden aylık bağlanmasına ilişkin işleme karşı yapılan itirazların reddine ilişkin kurum işleminin iptaline, müvekkiline 13225 gösterge (12000 kat sayı) esas alınarak yeniden aylık bağlamasına, 21.05.2019 tarihinden itibaren 13225 gösterge (12000 kat sayı) esas alınarak tahakkuk ettirilecek ve ödenmeyen maaş farklarının yasal faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine, müvekkilinin 13.06.2019 tarihli ve 894-183-83/8.655.215 sayılı kurum işlemine dayalı herhangi bir borcunun bulunmadığının tespitine, Kurumca varsa müvekkilinin aylıklarından yapılan tüm kesintilerin yasal faizi ile birlikte müvekkiline iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili, cevap dilekçesinde; davacı hakkında yapılan kurum işlemlerinde herhangi bir hatanın bulunmadığını, buna göre açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Davacının davalı Kuruma yaptığı 23.05.2019 tarihli yaşlılık aylığı tahsis talebine istinaden aylık bağlanması sırasında aylık başlangıç tarihinden itibaren aylık tutarlarının yeniden hesaplanmasına ilişkin olarak tesis edilen kurum işlemine karşı yaptığı itirazın reddine ilişkin kurum işleminin iptali, davacıya 21.05.2019 tarihinden itibaren 13.225 gösterge esas alınarak yeniden aylık bağlanması, bunun sonucunda ortaya çıkacak fark aylık tutarlarının ödenmesi, davacının Denizli Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 13.06.2019 tarihli ve 8.655.215 sayılı yazısıyla tahakkuk ettirilen 6.051,67 TL yersiz ödeme borcu sebebiyle davalı Kuruma borçlu olmadığının tespiti ve söz konusu borca karşılık olarak aylıklarından yapılan kesintilerin iadesi talepleri yönünden dava konusu uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2-Davacının 27.05.2021 tarihli talebine istinaden Denizli Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 27.05.2021 tarihli ve 25.432.773 sayılı yazısı gereğince davacıya ödenen 26.313,05 TL'yi oluşturan fark aylıkların her bir aylık yönünden aylığa hak kazanıldığı tarihten itibaren işletilecek yasal faizlerinin ve Denizli Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 13.06.2019 tarihli ve 8.655.215 sayılı yazısıyla tahakkuk ettirilen 6.051,67 TL yersiz ödeme borcuna karşılık olarak davacının 2019/07-2020/06 ayları arasında ödenen aylıklarından yapılan toplam 6.051,67 TL tutarındaki kesintilerin her birine ayrı ayrı kesinti tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faizlerin davalı Kurumdan alınarak davacıya ödenmesine..." dair karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Kurum işlemlerinin mevzuata uygun bulunduğunu beyan ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan kanuni ve hukuki gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Başkanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Ilk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Kurum işlemlerinin mevzuata uygun bulunduğunu beyanla, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı Kurumca bağlanan yaşlılık aylığının eksik bağlanıp bağlanmadığı hususuna ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, hükümleridir. 3. Değerlendirme Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26 ncı maddesi uyarınca; "Hâkim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." Hükmü mevcut olup aynı Kanun'un 297 nci maddesinin (2) nci fıkrasında “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir”, hükümleri öngörülmüş olup, hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait her hangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Eldeki davada, mahkemece benimsenen yaklaşım ve kabul yerinde ise de, davacı hakkında fark aylıklar bakımından yargılama aşamasında davalı Kurumca işlem yapılmak ve 21.06.2021 tarihinde fark aylık ödemelerinin yapıldığı belirgin olmakla, işleyen faizler bakımından davacının ancak bu tarihe kadar faiz alacağının doğduğu hususu ile davacıdan yapılan kesintilerin de SGK il müdür yardımcısı imzalı ve 03.08.2021 tarihli 28725567 sayılı işlemi ile davacıya iade edildiğinin bildirilmesi karşısında, iade edilen tutarlar bakımından da ancak iade tarihine kadar davacının faiz alacağının bulunması gerektiğinin dikkate alınması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1.Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. Davalı Kurum vekilinin temyiz itirazının aşağıdaki bent kapsamında kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 2 nolu bendinin silinerek yerine; "2-Davacının 27.05.2021 tarihli talebine istinaden Denizli Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 27.05.2021 tarihli ve 25.432.773 sayılı yazısı gereğince davacıya ödenen 26.313,05 TL'yi oluşturan fark aylıkların her bir aylık yönünden aylığa hak kazanıldığı tarihten ödemenin yapıldığı 21.06.2021 tarihine kadar işletilecek yasal faizlerinin ve Denizli Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 13.06.2019 tarihli ve 8.655.215 sayılı yazısıyla tahakkuk ettirilen 6.051,67 TL yersiz ödeme borcuna karşılık olarak davacının 2019/07-2020/06 ayları arasında ödenen aylıklarından yapılan toplam 6.051,67 TL tutarındaki kesintilerin her birine ayrı ayrı kesinti tarihlerinden 03.08.2021 tarihine kadar işletilecek yasal faizlerinin davalı Kurumdan alınarak davacıya ödenmesine," ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 31.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.