Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2022/11844 E. 2023/572 K. – Kurum İşleminin

Konu: Kurum İşleminin İptali İle Yaşlılık Aylığı Bağlanması

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/11844
Karar No
2023/572
Karar Tarihi
Konu
Kurum İşleminin İptali İle Yaşlılık Aylığı Bağlanması

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2154 E., 2022/39 K. vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 31.12.2019 KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Anadolu 20. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/482 E., 2021/219 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali ile yaşlılık aylığı bağlanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı sayılmasına dair Kurum işleminin iptalini, davacıya 506 sayılı Kanun kapsamında 01.07.2018 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanarak, aylıkların faizi ile ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının kurucu ortağı bulunduğu ... İnş. Tic. Turzim Ltd. Şti'den 4/1-a kapsamında bildirilen çalışmalarının kanun gereği iptal edildiğini, son 1260 günü Bağ-Kur kapsamında tamamlanması nedeniyle tahsis talebinin Bağ-Kur kapsamında değerlendirildiğini, yaşlılık aylığı koşullarını tamamlamadığından tahsis talebinin reddedildiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 1993 ile 06.01.2015 tarihleri arasındaki çalışmalarının 4/1-a kapsamında kurucu ortağı olduğu şirketten bildirildiğinin Kurum kayıtlarından anlaşıldığını, davacının ... İnş. Tic. Turizm Ltd. Şti'nin kurucu ortağı olduğu ve şirketin kuruluş tarihinin de 22.07.1992 tarihi olduğu göz önüne alındığında, davacının 01.10.1993 tarihinde 4/1-a kapsamında hizmet akdi ile çalışan olarak bildiriminin yapılmasına rağmen, bu dönemde şirket ortağı olması sebebiyle 4/b kapsamında sigortalı olması gerektiğinin değerlendirildiği, aylık koşulları bulunmadığı, gerek kurum kayıtları, gerekse bilirkişi raporları bir arada değerlendirilmekle Kurum işleminin yasal mevzuata uygun olduğu gerekçesiyle davalı kurum aleyhine açılan kurum işleminin iptali ve yaşlılık aylığı bağlanması davasının reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili, 01.10.2008 tarihi öncesinde 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamında hizmet akdi ile çalışırken çalıştıkları işyerine veya başka bir şirkete ortak, anonim şirkette kurucu ortak veya yönetim kurul üyesi olanların 16-60 ek sayılı genelge gereği 4/a sigortalılıkları kesintiye uğrayıncaya kadar 4/b kapsamına alınmadığını, davacının şirkette prim ödemesinin 01.10.2008'den önce başladığını ve kesintiye uğramadığını, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, 5510 sayılı Kanun'un 4/1 fıkrası, b-3 maddesi ve 53 ncü maddesi gereğince şirket ortaklarının 4/a sigortalısı olarak bildirilemeyeceği, Kanun'un geçici 8 inci maddesi hariç 4/1-b maddesi kapsamındaki sigortalılık niteliği taşıyanların, yasanın yürürlük tarihine kadar kayıt ve tescillerini yaptırmayanların sigortalılık hak ve yükümlülüklerinin yasanın yürürlük tarihinden itibaren başlayacağı, 01.10.2008 tarihinden önce yasanın 4/1-a maddesi gereği hizmet akdiyle çalışırken, çalıştıkları iş yerinde veya başka bir şirkete ortak, anonim şirkette ise kurucu ortak ve yönetim kurulu üyesi olanlar 16-60 ek genelge gereğince 4-a kapsamındaki sigortalılıkları kesintiye uğrayıncaya kadar 4/b kapsamına alınmayacağı hususları dikkate alındığında şirketin kuruluş tarihi olan 22.07.1992 tarihinden itibaren kurucu ortak olduğu, bu itibarla; şirketten 01.10.1993 tarihinden itibaren 4/1-a bildirimi yapılan davacının kuruluş tarihi itibariyle 4/1-b olarak sigortalılığının başlaması ve aynı şirketten 4/1-a kapsamındaki sigortalılığının 4/1-b kapsamında değerlendirilerek yapılan kurum işleminin mahkeme gerekçesinde de açıklandığı üzere yerinde olduğu gerekçesiyle davacının istinaf isteminin reddine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, davacının 01.10.2008 öncesi başlayan 4/1-a kapsamındaki sigortalılığının ortağı olduğu şirkette kesintiye uğramadan devam etmesi nedeniyle ortağı olduğu Limited Şirketten 4/1-a maddesi kapsamında bildirilen çalışmasının geçerli sayılması gerektiğini belirterek temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının kurucu ortağı olduğu ... İnş. Tic. Turizm Ltd. Şti. işyerinden 506 sayılı Kanun ve 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamında bildirilen hizmetin geçerli sayılıp sayılmayacağı, davacının ilgili dönemde 4/1-b kapsamında sigortalı kabul edilmesine dair Kurum işleminin yerinde olup olmadığı ve davacının tahsis talep tarihinde yaşlılık aylığı koşullarının bulunup bulunmadığı konularına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/11844, K. 2023/572, T. 23.01.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2022-11844-e-2023-572-k-e13c6c3cb270