Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2021/9628 E. 2022/15055 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/9628
- Karar No
- 2022/15055
- Karar Tarihi
Bölge Adliye Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi No :
Dava, iş kazası sonucu sigortalının vefatı nedeniyle hak sahiplerinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul ve kısmen reddine dair verilen karara karşı, davalılar vekillerinin istinafı üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 10.Hukuk Dairesince istinaf istemlerinin kabulü ile yeniden esas hakkında kısmen kabul ve kısmen dair karar verilmiştir. ... Bölge Adliye Mahkemesi 10.Hukuk Dairesince verilen karar davalılardan Kumluca Belediyesi Başkanlığı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit A- Davalı ... Belediyesi Başkanlığı vekilinin davacı eş ... lehine hükmedilen manevi tazminat ile çocuklar ..., ... ve ... lehlerine hükmedilen maddi ve manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde: Mülga 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 20.07.2016 tarihinden itibaren uygulanan 8. maddesinin 3. fıkrasına göre, “Bölge Adliye Mahkemesinin para ile değerlendirilemeyen dava ve işler hakkındaki kararları ile miktar veya değeri beşbin lirayı geçen davalar hakkındaki nihaî kararlara karşı tebliğ tarihinden başlayarak sekiz gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir.” Bu fıkradaki “beşbin” ibaresi 6763 sayılı Kanunun 5. maddesi ile “kırk bin Türk Lirası” şeklinde değiştirilmiştir. Mülga 5521 sayılı Kanunun, 6763 sayılı Kanun 5. maddesi ile değişik beşinci fıkrasına göre parasal sınırların, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı öngörülmüştür. 25.10.2017 tarihinde yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 8. maddesinde “temyiz edilemeyen kararlar” sayılmış ancak miktar itibariyle kesinliğe bu maddede yer verilmemiş, 7/3. maddede, 6100 sayılı HMK’nın kanun yollarına ilişkin hükümlerinin, iş mahkemelerince verilen kararlar hakkında da uygulanacağı belirtilmiştir. 6100 sayılı HMK’nın 362/1-a maddesi uyarınca, Bölge adliye mahkemelerinin miktar veya değeri kırk bin Türk Lirasını (bu tutar dâhil) geçmeyen davalara ilişkin kararların temyiz yoluna başvurulamayacağı hükme bağlanmıştır. HMK Ek madde 1 hükmüne göre de, 362. maddedeki parasal sınırların, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı belirtilmiştir. HMK 362/2. maddesine göre “Birinci fıkranın (a) bendindeki kararlarda alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda, kırk bin Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. Alacağın tamamının dava edilmiş olması hâlinde, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü kırk bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur. Ancak, karşı taraf temyiz yoluna başvurduğu takdirde, diğer taraf da düzenleyeceği cevap dilekçesiyle kararı temyiz edebilir” HMK 366. maddenin yollaması ile temyiz yolunda da uygulanan 346. madde uyarınca, temyiz dilekçesi kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme temyiz dilekçesinin reddine karar verir. Ancak temyiz edilen karar kesin olduğu halde bu konuda inceleme yapılıp karar verilmeksizin dosya Yargıtay’a gönderilmiş ise, 01.06.1990 tarih, 1989/3 E. - 1990/4 K. sayılı içtihadı birleştirme kararı gereğince dosyanın mahalline çevrilmesine gerek olmaksızın Yargıtay tarafından temyiz talebinin reddine karar verebilecektir Yukarıda belirtildiği şekilde, iş mahkemelerinin kararlarının istinaf incelemesi sonucu Bölge adliye mahkemelerince verilen kararlarda karar tarihine göre kesinlik sınırı: 20.07.2016 - 01.12.2016 tarihleri arasında 5.000,00 TL; 02.12.2016 tarihi sonrası için 40.000,00 TL; 01.01.2017 sonrası için 41.530,00 TL, 01.01.2018 tarihi sonrası için 47.530,00 TL; 01.01.2019 tarihi sonrası için 58.800,00 TL, 01.01.2020 tarihi sonrası için 72.070,00 TL, 01.01.2021 tarihi sonrası için 78.630,00 TL’dir. Somut olay incelendiğinde, Bölge Adliye Mahkemesinin 28.04.2021 tarihli kararında davacı eş ... lehine 10.000,00 TL manevi tazminata, davacı çocuklar ... lehine 59,11 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi, ... lehine 1.932,46 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi, ... lehine 20.127,01 TL maddi ve 5.000 ,00 TL manevi tazminata hükmedildiği anlaşılmaktadır. 6100 sayılı HMK’nun 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alındığında, davacılar lehine hükmedilen iş bu maddi ve manevi tazminatların birbirinden bağımsız olarak Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihinde yürürlükte olan 78.630,00 TL’lik temyiz (kesinlik) sınırının altında kaldığı anlaşılmakla davalı ... vekilinin anılan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının kesinlik nedeniyle reddine karar verilmiştir. B- Davalı ... Belediyesi Başkanlığı vekilinin davacı eş ... lehine hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplerle temyiz edenlerin sıfatlarına, temyiz kapsam ve nedenleriyle, kanunun emredici hükmüne aykırı görülen hususlara göre davalı ... Belediyesi Başkanlığı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2- 6100 sayılı H.M.K.’nun 297.maddesinde düzenlenen Hükmün Kapsamı içerisinde “1/b” bendinde “Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerinin” hükümde yer alması gerektiği belirtilmiştir. Somut olayda, davacılardan ... ve ...’in adları karar başlığında yazılmakla beraber, ...’in yargılamanın devamında evlenerek ... ismini aldığının, yine bu davacı ile davacı ...’in Türkiye Cumhuriyeti kimlik numaraları ve adreslerinin belirtilmediği, gibi çocuk ...’in de karar başlığında isminin yazılmamış olması hatalıdır. Bu yönle kurulan hükmün icrasında, çelişki ve duraksama yaratabileceği açıktır. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalı ... Belediyesi Başkanlığı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları ile HMK 369.maddesi kapsamında kanunun açık hükmüne aykırılıklar da gözetilerek, ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen hüküm bozulmalıdır. Ne var ki bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden Bölge Adliye Mahkemesi hükmü bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin 28/04/2021 tarih ve 2021/1125 E- 2021/1163 K sayılı ilamının karar başlığında davacılar kısmının silinerek yerine : “Davacılar: 1) ... – TCKN: ...- Temel Eğitim Mahallesi, Anadolu Caddesi No: 30 Kumluca/... 2)... – TCKN: ... - Temel Eğitim Mahallesi, Anadolu Caddesi No: 30 Kumluca/... 3) ... – TCKN: ...- Temel Eğitim Mahallesi, Anadolu Caddesi No: 30 Kumluca/... 4) ...- TCKN: ... - Temel Eğitim Mahallesi, Anadolu Caddesi No: 30 Kumluca/...” rakam ve sözcükleri yazılmak suretiyle, kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, 29.11.2022 gününde oybirliği ile karar verildi.