Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2021/7885 E. 2025/6757 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/7885
- Karar No
- 2025/6757
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2020/26 E., 2021/72 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin; Menemen Serbest Bölgesinde deri sektöründe faaliyet gösteren ... A.Ş. bünyesinde 1997 Mart ayından itibaren çalışmaya başladığını, ancak 01.09.1999 tarihinde sigorta bildiriminde bulunulduğunu, müvekkilinin çalışmasının birkaç kez kesintiye uğrayarak 10.06.2005 tarihine kadar devam ettiğini, davacının 01.03.1997-30.08.2001 tarihleri arasında kesintisiz Ocak 2002-01.12.2002 tarihleri arasında 11 ay, 07.03.2003-Aralık 2004 tarihleri arasında yaklaşık 10 ay, 2004 Mayıs-10 Haziran 2005 tarihleri arasında 13 ay kadar davalı şirkette çalıştığını, 10.06.2005 tarihinde işyerinin ekonomik nedenlerle kapanacağı gerekçesiyle iş akdinin fesh edildiğini, ancak işyerinin halen faal olduğunu, bu nedenlerle müvekkilinin davalı şirket nezdinde 01.03.1997-30.08.2001 tarihleri arasında kesintisiz, 2002 Ocak ayından Aralık ayı başına kadar 11 ay, 2003 yılı Mart ayı başından Aralık ayına kadar 10 ay, 2004 Mayıs-10 Haziran 2005 tarihleri arasında 13 ay sigortalılık kapsamında çalıştığının tespiti talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili, ... A.Ş.'nin Kurumda ... sicil numarada tescilli olduğunu, bu işyerinde davacı adına verilen 01.09.1999 tarihli ilk işe giriş bildirgesiyle tescilinin yapıldığını, bu bildirgesinin sigortalı tarafından imzalı olduğunu, bu işyerinin 09.06.1995 tarihinde Yasa kapsamına alınıp 30.04.2002 tarihinde Yasa kapsamından çıkartıldığını, ilk işe giriş bildirgesindeki imza yönünden inceleme yapılması gerektiğini, ayrıca anılan dönemler arasında çalışma iddialarının hak düşürü süre sebebiyle reddi gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 23.12.2016 tarihli ve 2010/276 Esas, 2016/529 Karar sayılı kararıyla, davanın kısmen kabulüne, 01.01.1999- 27.08.2001 dönemi itibariyle hizmet tespit talebinin kabulüne, ... S.S. no.lu davacı ...'ın kurumda ... sicil no.da kayıtlı davalı ... Mamülleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. işyerinde asgari ücretle kesintisiz 717 gün çalıştığı, 432 günlük çalışmasının Kuruma bildirildiği, bildirilmeyen günlerin 285 gün olduğunun tespitine, fazla talebin reddine karar verildi. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 15.12.2017 tarihli ve 2017/663 Esas, 2017/1654 Karar sayılı kararıyla; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi, davacı ve davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esasdan reddine karar vermiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairemizin 24.12.2019 tarihli, 2018/3252 E., 2019/10244 K. sayılı kararında; davalı ... Mamülleri San. ve Tic. A.Ş.'nin ticaret sicil arşiv sorgulama belgesine göre 04.09.2013 tarihinde ticaret sicil kaydının re'sen terkin edildiğinin belirtilmiş olması nedeniyle öncelikle ilgili ticaret sicil müdürlüğünden davalı şirketin kaydının terkin edilip edilmediğinin yeniden sorularak, kaydının terkin edildiğinin bildirilmesi halinde taraf ehliyeti bulunmayan şirket aleyhinde karar verilmiş olacağından, davalı şirket hakkında ihya yapılması için yasal prosedür işletilmek suretiyle şirketin ihyasına dair karar alındıktan sonra, usulüne uygun şekilde taraf teşkilinin sağlanması ve sonrasında karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı ... A.Ş. yönünden açılan davanın davalı taraf ehliyeti bulunmadığından bu davalı yönünden davanın taraf sıfatı yokluğundan reddine, dahili davalı ... Ltd. Şti. yönünden açılan davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, ihya davası için öngörülen beş yıllık sürenin geçtiğini, davanın davalı şirket ihya edilmeden de görülmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 77, 79, 5510 sayılı Kanunun 21. maddesidir. 3. Değerlendirme İnceleme konusu dosyada, davacı ... Mamülleri San. Tic. A. Ş. nezdinde çalıştığının tespitini talep etmiş, söz konusu şirketin 04.09.2013 tarihinde kaydının ticaret sicilinden terkin edilmesi nedeniyle mahkemece davacı tarafa ihya davası açması için süre verilmiştir. Davacı vekili 6102 sayılı Yasa'nın geçici 7. maddesinde terkin tarihinden itibaren beş yıl içinde ihya davasının açılabileceğinin düzenlendiğini, davanın kamu davası olduğu, bu nedenle de kaydı silinmiş şirket hakkında da davanın takip edilebileceği belirtilerek davalı şirketin ihyası için dava açmayacaklarını bildirmiştir. Mahkemece davalı ... A.Ş.'nin kaydının terkin edilmesi ve şirketin ihya edilmemesi nedeniyle davanın söz konusu şirket yönünden taraf sıfatı yokluğundan reddine karar verilmiş ise de, karar eksik incelemeye dayalıdır. Dosya içerisinde bulunan bilgi ve belgelerden davacıya 06.10.2020 ve 15.12.2020 tarihli celselerde ihya davası açması için süre verilmiş ise de sürelerin ihtaratlı olarak verilmediği, bu haliyle usulüne uygun süre verildiğine dair ara kararın bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle davacıya ihya davası açmaması halinde davanın sıfat yokluğundan reddine karar verileceğini içeren, ihtarlı bir süre verilip sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. Ayrıca, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesinin 15. fıkrasında yer alan "silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde" ibaresi Anayasa Mahkemesinin 2023/117 Esas, 2023/121 Karar sayılı, 13.07.2023 tarihli kararı ile iptal edilmiş olup, karar 15.09.2023 tarihli, 32310 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 28.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.