Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2020/11700 E. 2023/12263 K.

Konu: Yurt Dışı Sürelerini Borçlanabileceğinin Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/11700
Karar No
2023/12263
Karar Tarihi
Konu
Yurt Dışı Sürelerini Borçlanabileceğinin Tespiti

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/292 E., 2020/967 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/535 E., 2019/186 K. Taraflar arasındaki yurt dışı sürelerini borçlanabileceğinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili davacının, 1989 yılında zorunlu göç ile Türkiye'ye geldiğini, 11.06.2012 tarihinde Türk Vatandaşlığına kabul edildiğini, 16.08.2018 tarihinde Bulgaristan’da geçen çalışmalarını 3201 sayılı Yasaya göre borçlanma talebiyle davalı Kuruma yaptığı başvurunun reddedildiğini, Kurum işleminin yerinde olmadığını ileri sürerek zorunlu göçle Türkiye'ye geldiği 21/06/1989 tarihinden önce Bulgaristan'da geçen çalışmalarını 3201 sayılı Kanuna göre borçlanabileceğinin tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili, Davacının 16.08.2018 tarihinde 3201 sayılı Kanuna yaptığı başvurusunun, zorunlu göçe tabi olarak Türkiye'ye gelmediği tespit edildiğinden reddedildiğini, Kurum işleminin yerinde olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince;"1- davanın kabulü ile, davacının 25.06.1989 tarihinde Türkiye’ye zorunlu göç ile geldiği ve 16.08.2018 tarihli 3201 Sayılı Kanuna göre borçlanma talep dilekçesi doğrultusunda davalı kurumun borçlanma işlemi yapması gerektiğinin tespitine, aksine kurum işleminin iptaline, " karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yapılan inceleme sonucunda davacının zorunlu göçe tabi olarak Bulgaristan’dan gelmediğinin tespit edilmesi üzerine borçlanma talebinin reddedildiğini, kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Somut olayda, ... Köy Hizmetleri İl Müdürlüğünce düzenlenen 15.08.1989 tarihli Muhacir Kağıdında davacının, 21.06.1989 tarihinde Bulgaristan'dan geldiğinin belirtilmesi, Türkiye'de 15.08.1989 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamında çalışmaya başlaması, 10.04.1981-20.02.1988 tarihleri arasında Bulgaristan Devletinde çalışmış olması hep birlikte değerlendirildiğinde; Türkiye‘ye, 1989 yılında zorunlu göç ettiği anlaşılan davacının, 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlanma başvurusunun reddine ilişkin Kurum işlemi yerinde olmadığından Mahkemece verilen kararda isabetsizlik bulunmamıştır." gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü yerinde görülerek istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili özetle; isinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, zorunlu göç ile gelmediğinden bahisle yurt dışı borçlanma talebini kabul etmeyen kurum işleminin yerinde olup olmadığına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3201 sayılı Kanun'un 1 nci ve Geçici 6 ncı maddeleri, 3. Değerlendirme 1.Dosya kapsamı incelendiğinde, 11.06.2012 tarihinde Türk vatandaşı olan davacının 21/06/1989 tarihinden önce Bulgaristan'da geçen çalışma sürelerini borçlanmak istediği, davalı Kurum tarafından, davacının zorunlu göçe tabi olarak gelmediği belirtilerek talebin reddedildiği, davacının muhacir kağıdına istinaden ... Nüfus Müdürlüğü kapsamında tescil edilmesinin, davacının zorunlu göç ile geldiğini gösterdiğinden hareketle davanın kabulüne karar verildiği ne var ki hükmün eksik araştırmaya dayalı olduğu anlaşılmaktadır. 2.Davanın yasal dayanağı olan 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun, borçlanma talebi sırasında Türk vatandaşı olma halini yeterli bulmayıp, tanınan borçlanma hakkından, yurtdışında Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak çalışan ve borçlanma sırasında Türk vatandaşı olanların yararlanmasına olanak tanımaktadır. Göç, ya da, diğer nedenlerle Türkiye’ye gelenler, Türk vatandaşı olmadıkları sürelerde yurtdışında geçen çalışmalarını borçlanamazlar. Yetkili makam kararıyla Türk vatandaşlığına alınmanın ise, geçmişe etkili bulunmaması nedeniyle, yurtdışında, sadece Türk vatandaşlığını kazandıkları günden sonraki süreleri borçlanarak değerlendirebilirler. 3.5754 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 79 ncu maddesi uyarınca 3201 sayılı Kanunun 1 nci maddesinde yapılan değişiklik ile; 08.05.2008 tarihinden itibaren yurtdışında sadece Türk vatandaşı olarak geçen sürelerin borçlanılmasının mümkün olduğu olgusuna vurgu yapılarak, bu yönde oluşan tereddütlerin giderilmesi sağlanmıştır. Anılan maddeye göre, “Türk vatandaşlarının yurt dışında 18 yaşını doldurduktan sonra, Türk vatandaşı iken geçen ve belgelendirilen sigortalılık süreleri ve bu süreleri arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri ile yurt dışında ev kadını olarak geçen süreleri, bu Kanunda belirtilen sosyal güvenlik kuruluşlarına prim ödenmemiş olması ve istekleri halinde, bu Kanun hükümlerine göre sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirilir.” 4.Bu yöndeki yargısal içtihatlar, 3201 sayılı Kanunun 1 nci maddesinde yapılan düzenleme dikkate alındığında, kural olarak, Bulgaristan’dan gelen kişilerin sosyal güvenlik haklarına borçlanma yoluyla kavuşabilme olanağı bulunmamaktadır. Ne var ki, 5754 sayılı Kanunun 79 ncu maddesiyle 3201 sayılı Kanuna eklenen Geçici 6 ncı maddede yer verilen “Sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmamış ülkelerden 01.01.1989 tarihinden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar zorunlu göçe tabi tutulan, Türk vatandaşı olup Türkiye'de ikamet eden ve 01.07.1976 tarihli ve 2022 sayılı Kanun dahil olmak üzere sosyal güvenlik kuruluşlarından gelir veya aylık almamak koşulu ile yurt dışında geçen ve belgelendirilen çalışma süreleri bu Kanuna göre borçlandırılmak suretiyle yaşlılık aylığı bağlanmasında sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirilir” hükmü uyarınca, sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmamış ülkelerden 01.01.1989 tarihinden 08.05.2008 tarihine kadar zorunlu göçe tabi tutulduktan sonra Türk vatandaşlığına geçenlere, geldikleri ülkedeki hizmetlerini borçlanma yoluyla değerlendirme imkanı tanınmıştır. 5.Anılan düzenlemeden yararlanabilmek için, belirtilen tarihler arasında zorunlu göçe tabi tutulmuş, zorunlu göçten sonra Türk vatandaşı olup, Türkiye’de ikamet ediyor olmak, sosyal güvenlik kuruluşlarından gelir ve aylık almamak, geldikleri ülkedeki “çalışma” sürelerini belgelendirmek, borçlanma için yazılı istekte bulunmak, tebliğ edilen borçlanma miktarını yasal süresi içerisinde ödemiş olmak koşulları aranmaktadır. 6.Belirtilen açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, sosyal güvenlik ile ilgili düzenlemelerin kamusal nitelikli hükümler olmaları karşısında, yukarıda izah edilen hususlar gözetilerek yapılacak araştırma inceleme ile hüküm kurulması gerekmekte olup, İlk Derece Mahkemesince, İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık Genel Müdürlüğü’nden davacının zorunlu göçe tabi tutulup tutulmadığı dayanak belgeler getirtilmek suretiyle netleştirilip sonucuna göre hüküm kurulması gerekmektedir. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının sair yönler incelenmeksizin BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2020/11700, K. 2023/12263, T. 01.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2020-11700-e-2023-12263-k-ea27f79584c6