Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2020/10964 E. 2023/12801 K. – Kurum İşlemin

Konu: Kurum İşleminin İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/10964
Karar No
2023/12801
Karar Tarihi
Konu
Kurum İşleminin İptali

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1841 E., 2020/2205 K. KARAR : Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Alanya 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/1240 E., 2019/1156 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin kısmen kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Turizm ve Yatırım A.Ş.'nin prim borçlarından dolayı Alanya Sosyal Güvenlik Merkezinin 09.01.2017 tarih, 515-85945-206.16.04.99-2007/22784-541.347 sayılı yazısı ile 09.01.2017 tarihi itibariyle hakkında 748.362,29.-TL borç olduğunu öğrenmesi üzerine icra takiplerinin iptalini ve hacizlerin kaldırılmasını talep ettiğini, ancak taleplerinin reddedildiğini, 25.01.2010 - 07.06.2012 tarihleri arasındaki prim borçlarının 5 yıl içinde tahsil edilemediğini ve zamanaşımına uğradığını, dava konusu borçların varlığına dair kendisine tebligat yapılmadığını, ancak malvarlığı üzerine haciz konulduğunu, mülkiyet hakkının ihlal edildiğini, 5510 sayılı Kanun geçici 61 inci maddesi gereği borçtan sorumlu tutulamayacağını, ... Tur. ve Tat. A.Ş.nin yönetim kurulunda bulunduğu sürece temsil yetkisinin olmadığını, bu nedenle şirketin borçları hakkında 3.kişilere karşı sorumluluğu bulunmadığını, Vergi Dairesinin kendisine yüklenen borçları ve hacizleri, şirketin borçlarından sorumlu olmadığı gerekçesiyle kaldırdığını, aynı yönde işlemin davalı Kurum tarafından da tesis edilmesi gerektiğini, şirkette sahip olduğu payın çok düşük olduğunu, kuruluş aşamasında ortak sayısını tamamlamak amacıyla kendisine çok küçük bir pay verildiğini, dolayısıyla şirketin prim borçlarından sorumlu tutulmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, çalışma hürriyetinin ihlal edildiğini beyan ederek davalı Kurumun 04.10.2017 tarih, 51585945-206.16.01.00-2012/16921-11.906.112 sayılı işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacı hakkında yapılan işlemlerin 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35 inci maddesine göre yürütüldüğünü, Kurum tarafından yapılan araştırmada ... Turizm ve Yatırım A.Ş.'nin borcu karşılayacak malvarlığı olmadığı, şirketin iflas halinde olduğunun anlaşıldığını, 5510 sayılı Kanun'un 88 inci maddesi gereği, anonim şirketlerde haklı bir sebep olmaksızın vadesinde ödenmeyen SGK borçlarından dolay yönetim kurulu üyeleri, işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulacağından, borç döneminden sorumlu olan yönetim kurulu üyelerine ödeme emri gönderilerek haklarında icra takibi başlatıldığını, davacının 2010/01 ila 2012/06 dönemleri arasında söz konusu şirketin yönetim kurulu üyeliğinde bulunduğunu, davacının yönetim kurulu üyeliği yaptığı dönem borçları hakkında takibe geçildiğini, söz konusu borçların 01.10.2008 ve sonrası olduğu için 5510 sayılı Kanun gereği prim alacağının ödeme vadesinin sona erdiği tarihi takip eden takvim yılı başından itibaren 10 yıl olarak dikkate alınacağını, ... Turizm ve Yatırım A.Ş.'nin ödenmeyen prim borçları davacının yönetim kurulu üyesi olduğu dönemlerle alakalı olarak 26.09.2017 tarih, 11.590.512 sayılı; 26.09.2017 tarih, 11.590.736 sayılı, 26/09/2017 tarih, 11.578.162 sayılı ödeme emirlerinin 29.09.2017 tarihinde tebliğ edildiğini, davacı hakkında yapılan işlemlerin usul ve kanuna uygun olduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B.İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Kurum tarafından müvekkili aleyhine yapılan işlemlerin ve ödeme emirlerin usule aykırı olduğunu, son derece küçük bir hisse ortağı olduğunu, temsil ve ilzam yetkisi bulunmadığını, şirketin borçlarından sorumlu olmadığını beyan ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir. Ayrıca kabule göre de davalı Kurum lehine takdir edilen vekalet ücretinin de maktu olması gerektiğini beyan etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut uyuşmazlıkta, dosya içerisine gelen kayıtlardan davacının 25.01.2010-07.06.2012 tarihleri arasında hissedarı olduğu ... Turizm Yatırım ve Ticaret A.Ş.'nin kuruluş tescilinin 27.01.1997 tarihinde yapıldığı, davacının 25.01.2010 tarihinde hisse devri yöntemiyle şirkette hissedar ve yönetim kurulu üyesi olduğu, 07.06.2012 tarihi itibariyle hisse devri yöntemiyle şirketteki hissesini devrettiği ve yönetim kurulu üyeliği görevinin sona erdiği; ödeme emrine konu borçların ait olduğu dönemlerde davacının borçlu şirkette yönetim kurulu üyesi ve hissedarı olması nazara alındığında, kurum işlemlerinin ve ilk derece mahkemesi kararında herhangi bir hata olmadığı ancak, Avukatlık Kanunu uyarınca; 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanununun uygulanmasından doğan her türlü davalar için avukatlık ücreti tutarı maktu olarak belirleneceğinden, ilk derece mahkemesinin nispi vekalet ücreti takdirinin hatalı görüldüğü, davalı Kurum lehine takdir edilen vekalet ücretinin düzeltildiği belirtilerek "Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde düzeltilmesine, davanın reddine," karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kurumca yapılan işlemlerin ve gönderilen ödeme emirlerinin hukuka aykırı olduğunu, mahkemece eksik inceleme sonucu karar verildiğini, prim borçlarının zaman aşımına uğradığını, ayrıca şirketin iflas halinde olması sebebiyle davacının sorumluluğuna gidilmeyeceği beyanla kararın bozulmasına karar verilmesi talep edilmiştir. 2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; vekalet ücreti yönünden kaldırılarak yeniden tesis edilen hükmün hatalı olduğu, davacı tarafından itirazın iptali davası açıldığını beyanla kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava dışı anonim şirketin prim borçları sebebiyle düzenlenen ödeme emirlerinden dolayı davacının sorumlu olup olmadığının tespiti noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6183 sayılı Kanun'un 35, 58, mükerrer 35, mülga 506 sayılı Kanun'un 80 ve 5510 sayılı Kanun'un 88 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Dosyadaki kayıtların incelenmesinde; davacının 25.01.2010-07.06.2012 tarihleri arasında dava dışı anonim şirketin hissedarı ve yönetim kurulu üyesi olduğu, şirketin 2011/01-2012/06 dönemlerine ait prim, işsizlik sigortası primi borçları sebebiyle, düzenlenen 9 adet ödeme emrinin davacıya tebliği üzerine eldeki davanın açıldığı anlaşılmakla, 5510 sayılı Kanun'un 88/20 nci maddesine göre davacının sorumlu olacağı prim borçlarının kapsamı belirlenirken primlerin ait olduğu ayın sonunda tahakkuk edeceği ve buna göre 07.06.2012 tarihinde yönetim kurulu üyeliği sona eren davacının 2016 yılı 6. aya ilişkin prim borçlarından sorumlu olmadığı gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup hüküm bu nedenle bozulmalıdır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2020/10964, K. 2023/12801, T. 13.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2020-10964-e-2023-12801-k-97cbf4f1f48b