Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2020/10717 E. 2023/10387 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/10717
Karar No
2023/10387
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/743 E., 2020/1233 K. KARAR : Esastan red İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 21. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/499 E., 2019/54 K. Taraflar arasındaki davacının 01.06.2018 tarihinden itibaren 5510 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin (k) bendinde yer alan teşvik hükümlerinden faydalandırılması gerektiğinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair karar verilmiştir. Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, davacı vekilinin temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; davacının 7143 sayılı Kanun'un 22 nci maddesine istinaden Genç Girişimci Teşvik uygulumasından yararlanmak için Kuruma yaptığı başvurunun kabul edilmediğini bildirerek ilk defa 01.06.2018 tarihinden itibaren 4/1-b olduğundan bahisle Kurum işleminin iptalini talep etmiştir II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işlemlerinin mevzuata uygun olduğunu beyanla davanın reddine savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davacının 5510 sayılı Kanun'un 4/1-b tescilinin 01.06.2018 tarihinden itibaren yapılmış olmasına karşın 04.10.2017 tarihinde başlayan vergi mükellefiyeti nedeni ile adı geçen yasanın 4 maddesinin b bendinin 1 fıkrası uyarınca "...gerçek yahut basit usülde gelir vergisi mükellefiyeti olanların" 4/1-b sigortalısı sayılması gerektiğinden davacının 04.10.2017 tarihi itibari ile 4/1-b sigortalısı olması gerektiği, aynı dönemde davacı için hem 4/1-a hem de 4/1-b olmasından dolayı sigortalılık hallerinin birleşmesini düzenleyen 53 üncü maddesi uyarınca 4/1-a sigortalılığının geçerli olacağı ancak bu madde doğrultusunda sigortalılık statüsü esas alınmayan 4/1-b sigortalılığı içinde davacının prim ödeme hakkının bulunduğu da değerlendirilerek 7143 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinde geçen 01.06.2018 tarihinden önce davacı 4/1-b sigortalısı sayıldığında Kurum işleminin yerinde görülerek davanın reddine dair karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacının istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı 01.06.2018 tarihinden itibaren sigortalı olup, kendisinin kanundan yararlanması gerektiğini belirterek, aksine verilen kararın hatalı olduğundan bahisle, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyada bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının dava açmadan önce aynı taleple Kuruma başvurduğu, Kurum tarafından "her ne kadar 4/b sigortalılık başlangıcı 4/a (SSK) nın bitim tarihi olan 01.06.2018 tarihi olsa da, vergi dairesi kaydı 02.10.2017 tarihinde başladığından, ilgili kanun gereği 18-29 yaş Girişimci Teşvik Uygulamasından yararlandırılamadığı" belirtilerek talebinin reddedildiği, İlk Derece Mahkemesi tarafından da benzer gerekçe ile davanın reddine karar verildiği görülmüştür. Davacının, 7143 sayılı Kanun'un 22 nci maddesi ile getirilen Genç Girişimci İstisnası kapsamında olduğuna dair yazı hazırlanarak verilmesi için Gaziosmanpaşa Vergi Dairesine başvurduğu, vergi dairesinin 05.09.2018 tarihli yazı cevabının 5 nci bendinde ".... Gelir Vergisi Kanun'un mükerrer 20 nci maddesinde yer alan şartları topluca taşımanız kaydıyla Genç Girişimcilerde Kazanç İstinasından yararlanmanız mümkün bulunmaktadır." şeklinde cevap verildiği, bu yazı içeriğinden davacının mükerrer 20 nci maddede yer alan şartları taşıdığı ve Genç Girişimci Kazanç İstisnasından yararlandığına dair herhangi bir açıklama bulunmadığı, buna göre 22 nci madde ile getirtilen "160 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 20 nci maddesi kapsamında Genç Girişimcilerde Kazanç İstisnasından faydalanan" şartının mevcut olmadığı anlaşılmakla; davanın reddine karar verilmesi yerinde görülerek davacının istinaf başvurusunun reddine dair karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı temyiz dilekçesinde özetle; davacının 01.06.2018 tarihinden itibaren sigortalı sayıldığını, buna göre Kanun hükmü ile getirtilen teşvik hükmünden faydalandırılması gerekirken aksi yöndeki kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 5510 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin (k) bendinde yer alan teşvik hükümlerinden faydalandırılması gerekip gerekmediği ile davalı Kurumun aksi yöndeki işleminin yerinde olup olmadığına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin (k) bendi hükümleridir. 2. 5510 sayılı Kanun'un 81 inci maddesine, 7143 sayılı Kanun'un 22 nci maddesi ile eklenen (k) bendinde; "k)31.12.1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 20 nci maddesi kapsamında genç girişimcilerde kazanç istisnasından faydalanan ve mükellefiyet başlangıç tarihi itibarıyla 18 yaşını doldurmuş ve 29 yaşını doldurmamış olanlardan, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi kapsamında 01.06.2018 tarihinden itibaren ilk defa sigortalı sayılan gerçek kişilerin primleri, 1 yıl süreyle 82 nci madde uyarınca belirlenen prime esas kazanç alt sınır üzerinden Hazinece karşılanır. Adi ortaklıklar ve şahıs şirket ortaklıklarında sadece bir ortak bu fıkra hükmünden yararlandırılır". Hükmü mevcuttur. 3.193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer düzenlenen 20 nci maddesinde de, "Ticari, zirai veya mesleki faaliyeti nedeniyle adlarına ilk defa gelir vergisi mükellefiyeti tesis olunan ve mükellefiyet başlangıç tarihi itibarıyla yirmi dokuz yaşını doldurmamış tam mükellef gerçek kişilerin, faaliyete başladıkları takvim yılından itibaren üç vergilendirme dönemi boyunca elde ettikleri bu kazançlarının 75.000 Türk lirasına kadar olan kısmı, aşağıdaki şartlarla gelir vergisinden müstesnadır. 1. İşe başlamanın kanuni süresi içinde bildirilmiş olması, 2. Kendi işinde bilfiil çalışılması veya işin kendisi tarafından sevk ve idare edilmesi (Çırak, kalfa veya yardımcı işçi çalıştırmak ya da seyahat, hastalık, askerlik, tutukluluk ve hükümlülük gibi zaruri ayrılmalar dolayısıyla geçici olarak işinde bilfiil çalışmamak bu şartı bozmaz.) 3. Faaliyetin adi ortaklık veya şahıs şirketi bünyesinde yapılması hâlinde tüm ortakların işe başlama tarihi itibarıyla bu maddedeki şartları taşıması, 4. Ölüm nedeniyle faaliyetin eş ve çocuklar tarafından devralınması hâli hariç olmak üzere, faaliyeti durdurulan veya faaliyetine devam eden bir işletmenin ya da mesleki faaliyetin eş veya üçüncü dereceye kadar (bu derece dâhil) kan veya kayın hısımlarından devralınmamış olması, 5. Mevcut bir işletmeye veya mesleki faaliyete sonradan ortak olunmaması. İstisna kapsamındaki faaliyetlerden kazanç elde edilmemesi veya istisna haddinin altında kazanç elde edilmesi hâllerinde dahi yıllık beyanname verilir. Bu istisnanın, bu Kanunun 94 üncü maddesi uyarınca tevkif suretiyle ödenecek vergiye şumülü yoktur. " hükümleri mevcuttur. 3. Değerlendirme 1.12.10.1989 doğumlu ve 01.06.2018 tarihi itibari ile 29 yaşını doldurmamış davacının, 16.04.2013 tarihi itibari ile başlayan 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a bendi kapsamında hizmet akdine dayalı olarak geçen sigortalılığının, 31.05.2018 tarihi itibari ile sonlandırılmış olduğu, hizmet akdine dayalı olarak bildirimlerinin aralıksız devam ettiği 07.10.2016 da Anonim şirket kuran ve 02.10.2017 tarihi itibari ile vergi kaydı başlatılan davacının, Kuruma başvurusu üzerine, Kurumca 25.10.2016 tarihi itibari ile 5510 sayılı Kanun'un 4/1-b bendi kapsamında tescilinin yapıldığı ve fakat, devam eden 5510 4/1-a bendi kapsamındaki bildirimlerine üstünlük tanınarak, 31.05.2018 tarihi itibari ile işten ayrılması sonrasında 01.06.2018 tarihinden itibaren ilk defa 5510 sayılı Kanun'un 4/1-b bendi kapsamındaki sigortalı kabul edildiği anlaşılmaktadır. 2.Dava konusu uyuşmazlık, 01.06.2018 tarihi öncesinde vergi kaydı olan fakat 01.06.2018 tarihi itibari ile 5510 sayılı Kanun'un 4/1-b bendi kapsamında sigortalı olduğu kabul edilen davacının 5510 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin (k) bendinde yer alan teşvik hükümlerinden faydalandırılma şartlarına haiz olup olmadığına ve bu kapsamda davacı hakkında yapılan Kurum işleminin yerinde olup olmadığına ilişkindir. 3.18-29 yaş arasında olup da ticari, zirai veya mesleki faaliyeti nedeniyle adlarına ilk defa gelir vergisi mükellefiyeti tesis olunan ve mükellefiyet başlangıç tarihi itibarıyla yirmi dokuz yaşını doldurmamış tam mükellef gerçek kişiler bakımından getirildiği anlaşılan teşvik hükmünün madde gerekçesinde; "ekonomik büyüme ve kalkınmanın itici gücü, yenilik ve yaratıcılığın en önemli kaynaklarından biri olan genç girişimcilere prim istisnası getirilmektedir. Bu bağlamda, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 20 nci maddesi kapsamında genç girişimcilerde kazanç istisnasından faydalanmak suretiyle vergi teşviğinden faydalanan mükelleflerinden, mükellefiyet başlangıç tarihi itibariyle 18 yaşından büyük ve 29 yaşından küçük olanların 1 yıl süreyle aylık prime esas kazançları günlük prime esas kazanç alt sınırının 30 katını geçmemek üzere Hâzinece karşılanacağı" belirtilmiştir. 4.Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 20 nci maddesi kapsamında olup, 5510 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi kapsamında 01.06.2018 tarihinden itibaren ilk defa sigortalı sayıldığı anlaşılan davacı bakımından, anılan maddedeki teşvikten faydalanmak için sigortalılık ile birlikte vergi kaydının da, en erken 01.06.2018 tarihinden itibaren başlatılması gerektiğini belirten Kurum işleminin yasal olduğundan bahsedilmesi mümkün değildir. Dava konusu Kurum işleminin, açıklanan nedenlerle kanuna aykırı olduğu dikkate alınarak bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2020/10717, K. 2023/10387, T. 27.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2020-10717-e-2023-10387-k-514b7f351512