Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2012/9689 E. 2012/22879 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/9689
Karar No
2012/22879
Karar Tarihi

Mahkemesi :İş Mahkemesi No :667-42 Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Mahkeme, ilâmında belirtildiği üzere davanın kısmen kabülüne karar vermiştir. Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-Dosyadaki yazılara, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-506 sayılı Kanunun 60/G maddesi; malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları uygulanmasında 18 yaşından önce malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların sigortalılık sürelerinin 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edileceği, ancak, bu tarihten önceki sürelerin prim ödeme gün sayısına dahil edileceği hükmünü içermekte olup, aynı Kanunun Geçici 54. maddesi kapsamında 01.04.1981 tarihinden önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tescili bulunmayan ve 02.09.1973 doğum tarihli davacının 18 yaşını 02.09.1991 tarihinde ikmal ettiği anlaşılmakla; sigortalılık başlangıcı olarak 18 yaşını ikmal ettiği tarihinin esas alınması gerektiğinin karar yerinde gösterilmemiş olması; 3-1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 74’üncü maddesinde; Medeni Kanun ile belirtilen hükümler saklı olmak üzere, hakimin her iki tarafın iddia ve savunmalarıyla bağlı bulunduğu, ondan fazlası veya başka bir şey hakkında karar veremeyeceği belirtilmiş, 01.10.2011 günü yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Taleple bağlılık ilkesi” başlığını taşıyan 26'ncı maddesinde de, hakimin, tarafların istem sonuçlarıyla bağlı olduğu, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği açıklanmış olmakla, hukuk yargılamasında “istemle bağlılık” ilkesi egemendir. Somut olayda; davacı dava dilekçesinde açıkça “Kasım 1989- 16.02.2007 dönemi içerisinde sigortalılığının tespitine” karar verilmesini talep etmesine karşın, Mahkemece davacının talebi hakkında bir karar verilmesi gerekirken taleple bağlılık ilkesini ihlal edecek şekilde, tespitine karar verilen sürenin bitiş tarihinin 16.07.2007 olarak gösterilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki, bu konuların düzeltilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır. S O N U Ç : 1-Hükmün 1 no’lu bendinin, son satırının son cümlesinden sonra gelmek üzere “davacının, 506 sayılı Kanununun 60/G maddesi hükmü uyarınca; sigortalılık başlangıç tarihinin, on sekiz yaşını doldurduğu 02.09.1991 olduğunun ve 01.01.1990-02.09.1991 dönemindeki süre yönünden sigorta primlerinin, prim ödeme gün sayısının hesabına dahil edilmesi gerektiğinin tespitine” sözcüklerinin eklenmesine; 3-Hüküm 1 no'lu bendinde, tespitine karar verilen sürenin sonu olan "16.07.2007" tarihli ibarenin silinerek, yerine, "16.02.2007" tarihinin yazılmasına ve bu şekliyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/9689, K. 2012/22879, T. 22.11.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2012-9689-e-2012-22879-k-dd22d5e994ec