Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/3929 E. 2025/581 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/3929
- Karar No
- 2025/581
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/658 E., 2023/376 K. ASIL DAVADA DAVACI-BİRLEŞEN DAVADA ASIL DAVADA DAVALI : ... ASIL DAVADA MÜDAHİL ALACAKLI-BİRLEŞEN DAVADA ASIL DAVADA FER'Î MÜDAHİL : ... vekili Avukat ... İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar alacaklı ... vekilince duruşmasız, asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 18.02.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili Avukat ...geldi. Tebligata rağmen karşı taraftan gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davacı arsa sahibi ile davalı yüklenici arasında 05.01.2010 tarihinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, davalı yüklenicinin sözleşmede kararlaştırılan süre sona ermiş olmasına rağmen işi tamamlamadığını, parsel üzerindeki imalat oranının % 63 olduğunu, bunun % 40’ının sözleşmeden önce müvekkili tarafından yapıldığını, yüklenicinin yaptığı imalat oranının % 23 olduğunu ileri sürerek, sözleşmenin geriye etkili feshi ile her türlü menfi ve müspet zararlarına karşılık, şimdilik 16.000,00 TL’nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Asıl davada müdahil alacaklı vekili müdahale dilekçesinde; müdahilin Fethiye 1. İcra Müdürlüğü'nün 2011/5160 E. sayılı takip dosyası ile davalı yükleniciden alacaklı olduğunu, bahsi geçen takip dosyasından İİK'nın 120/2. maddesi uyarınca tanzim edilen yetki belgesi ile, alacaklarının tahsilini sağlamak üzere, bu davaya müdahil olduklarını, sözleşmenin tasfiyesi kapsamında yüklenicinin arsa sahibinden olan imalat bedeli alacağının tespiti ile takip dosyasından kaynaklı müdahil alacağı ve fer'ilerini karşılayacak şekilde lehlerine hüküm kurulmasını talep etmiştir. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; asıl dava konusu inşaattan satın alınan 6 no.lu bağımsız bölüm ile ortak alanlara müvekkili tarafından yapılan zorunlu ve faydalı imalatların bedelinin davalı arsa sahibinden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Asıl davada davalı cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. Asıl davada fer'i müdahil ... vekili; sözleşmenin geriye etkili feshi durumunda müvekkilinin hakları etkileneceğinden asıl davaya davalı yüklenici yanında müdahilliklerine karar verilmesini talep etmiştir. III. YEREL MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin 04.11.2020 tarihli, 2015/134 Esas, 2020/163 Karar sayılı kararı ile asıl davada sözleşmenin geriye etkili feshine, cezai şart isteminin reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ile 36.480,29 TL imalat bedelinin arsa sahibinden tahsiline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Yerel Mahkemenin 04.11.2020 tarihli kararının süresi içinde asıl davada davacı- birleşen davada davalı vekili ile asıl davada müdahil alacaklı- birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 23.11.2021 tarihli, 2021/42 Esas, 2021/1677 Karar sayılı kararı ile; mahkemece, bozmaya uyulduğu halde, asli müdahilin asıl davadaki talebi hakkında, İİK’nın 120. maddesi hükmü nazara alınarak, olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesinin doğru olmadığı, ayrıca asıl davada davalı yüklenici ... ve müdahil alacaklı ... tarafından yapılan imalatların bedelinin dava tarihindeki mahalli serbest piyasa rayiçlerine göre hesaplanması gerektiği belirtilerek, Yerel Mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmiştir. Yerel Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, asıl davada sözleşmenin feshi ve cezai şart alacağı taleplerine ilişkin olarak verilen önceki kararın kesinleşmiş olması nedeni ile bu talepler bakımından yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davalı yüklenicinin, davacı arsa sahibinden olan imalat bedeli alacağından 54.300,00 TL'nin davacı ...'dan alınarak asli müdahil ...'e verilmesine, birleşen davanın kısmen kabulü ile 36.780,13 TL zorunlu ve faydalı imalat bedelinin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Asıl davada davacı- birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde; inşaatta birleşen davada davacı tarafından yapılmış hiçbir zorunlu ve faydalı masraf bulunmadığını, yüklenicinin inşaata %40 seviyesinde iken başladığını, imalat bedeli hesaplanırken nefaset kesintisi yapılması gerektiğini, peyzaj yapılmamış olduğundan tespit edilen bedelden %10 kesinti yapılması ve ayıplı imalat tutarlarının mahsup edilmesi gerektiği, müdahil alacaklının gerçekleştirdiği iddia edilen imalat hakkında yüklenicinin isticvap edilmesi taleplerinin dikkate alınmadığını, asıl davada tazminat istemlerinin kabulü gerektiği, birleşen davada reddedilen miktar üzerinden vekalet ücreti takdiri yapılmadığını beyan etmektedir. 2.Asıl davada müdahil alacaklı-birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde; bozma gerekleri yerine getirilmeksizin hüküm kurulduğunu, mahalli piyasa rayiçlerine göre hesaplama yapılmadığını, ek raporu tanzim eden bilirkişilerin daha önce de mahkemeyi uzun süre oyalayıp hatalı rapor düzenledikleri dikkate alındığında yeni bir heyetten rapor alınması gerektiğini, müdahale taleplerine konu miktar bakımından tamamlama harcı yatırmaları için süre verilmeden hüküm kurulduğunu, takip dosyasından kapak hesabı istenmediğini, faiz hükmü kurulmadığını, cezai şart istemi reddedildiği halde lehlerine vekalet ücreti verilmediğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Sonuç 1.Asıl ve birleşen davalarda uyuşmazlık; arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili feshi, imalat bedeli ile cezai şartın tahsili ayrıca faydalı ve zorunlu masraflar bedelinin tahsili istemine ilişkindir. 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili ve asıl davada müdahil alacaklı-birleşen davada davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.