Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2012/17999 E. 2012/20444 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/17999
Karar No
2012/20444
Karar Tarihi

Mahkemesi :İş Mahkemesi No :699-502 Rücuan tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; ilâmda yazılı nedenlerle davanın kabulüne ilişkin hükmün temyizen incelenmesi taraflar avukatlarınca istenilmesi ve davalı avukatınca da duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 06.11.2012 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü davalı adına Av. ... ile karşı taraf adına Av. ... geldiler. Duruşmaya başlandı. Hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü; 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davacı SGK Başkanlığı vekilinin, temyiz itirazlarının reddine; 2-Davalının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Dava; T.H.Y. A.O.‘de 03.02.1997 tarihinden beri Kabin amiri olarak çalışan sigortalının, 21.01.2007 tarihinde davalı işverene ait uçakta uçuş sırasında beyin kanaması geçirmesi ve akabinde vefat etmesi şeklinde oluşan iş kazası sonucu, hak sahiplerine bağlanan gelirlerin rücuan tahsili istemine ilişkin olup, Mahkemece; makine mühendisi tarafından düzenlenen ve olayda işverenin %70 kusurlu olduğunu belirleyen kusur raporu esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Davanın yasal dayanağı, 5510 sayılı Yasanın 21. maddesiyle yeniden getirilen “sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı” tazmin hükmünün, 5510 sayılı Yasanın yürürlüğü öncesinde gerçekleşen iş kazalarından kaynaklanan rücuan tazminat davalarında uygulanmasına olanak veren bir düzenleme bulunmadığı gözetildiğinde, 506 sayılı Yasanın 26. maddesidir. Anılan maddede; “iş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya işçilerin sağlığını koruma ve işgüvenliği ile ilgili mevzuat hükümlerine aykırı hareketi veyahut suç sayılabilir bir hareketi sonucu olmuşsa, Kurumca sigortalıya veya hak sahibi kimselerine yapılan veya ileride yapılması gerekli bulunan her türlü giderlerin tutarları ile gelir bağlanırsa bu gelirlerinin 22'nci maddede belirtilen tarifeye göre hesaplanacak sermaye değerleri toplamı (…)(2) Kurumca işverene ödettirilir (Ek cümle: 29/7/2003-4958/28 md.). İşçi ve işveren sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır.” hükmüne yer verilmiştir. Bu maddeye dayanan rücu davalarında kusurun belirlenmesinde, öncelikle, iş kazasının ne şekilde olduğu, dosya içeriğindeki tüm deliller takdir olunarak, varsa, çelişki giderilerek belirlenmeli ve kabul edilen maddi olgular doğrultusunda, kusur oran ve aidiyeti konusunda bilirkişi incelemesine gidilmelidir. Kusur durumu saptanırken, iş güvenliği mevzuatına göre hangi önlemlerin alınması gerektiğinin, bu önlemlerin işverence alınıp alınmadığının ve alınmış önlemlere sigortalı işçinin uyup uymadığının 4857 sayılı Kanunun 77. maddesi hükmü doğrultusunda raporda tartışılması gerekir. İşverenin tamamen kusursuz kabul edilebilmesi için ise, anılan madde gereğince, işyerindeki işçilerin sağlığı ve iş güvenliğini sağlamaya yönelik her türlü tedbiri alması, uygun çalışma ortamı hazırlaması, araçları noksansız bulundurması, işçileri etkin bir biçimde denetlemesi, gözetlemesi, bütün yükümlülüklerini özenle yerine getirmesi gerekir. Hal böyle olunca, Mahkemece, öncelikle, davalı işveren tarafından sigortalının periyodik sağlık muayenelerinin yaptırılıp yaptırılmadığı da araştırılarak, sağlık muayenelerinin yaptırılmadığının tespiti halinde işverenin bu eylemi ile sigortalının işyerindeki çalışma ortamı ve çalışma koşullarının ölüm olayına etkisi, başka bir anlatımla ölüm olayı ile illiyet bağının varlığı yönünde alanında uzman doktor bilirkişi heyetinden rapor alınmalı, illiyet bağının varlığının tespiti halinde ise, iş kazasının engellenmesinde, iş güvenliği mevzuatına göre işverence hangi önlemlerin alınması gerekeceği, bu önlemlerin işverence alınıp alınmadığı ve alınmış önlemlere sigortalının uyup uymadığını irdeleyen, iş kazasının meydana geldiği iş kolunda ve İşçi sağlığı ve İş Güvenliği mevzuatında uzman bilirkişi heyetinden kusur oran ve aidiyeti konusunda rapor alınıp irdelenerek, sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Mahkemece açıklanan bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik araştırma sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davalı vekilinin, bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, davalı avukatı yararına takdir edilen 900.00 TL duruşma avukatlık parasının davacıya yükletilmesine, alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 06.11.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/17999, K. 2012/20444, T. 06.11.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2012-17999-e-2012-20444-k-3c0a6fba09cb